İskender Pala'nın Akşam Yıldızı Eserini İnceliyoruz...

Merhabalar KScanlar...

Bugün yine bir İskender Pala eseri ile sizlerle beraberim son 2-3 gündür İskender Pala'nın kitaplarını okumaktayım, kalemini gerçekten çok beğenmiş olduğum sizlere iletmek isterim. Kitabın özetine başlamadan önce size şunu söylemek isterim; İskender Pala Aşkı güzel söyler, Türkçemizi güzel kullanır ve tarihimizi de güzel anlatır. En güzeli ise bunların hepsini bir kitapta çok güzel bir kurguyla bizlere yansıtır. O kitaplardan biri de Akşam Yıldızı... Gerçekten okumaya başladığım andan itibaren çok güzel bir vibe yakaladım kitap ile aramda, özellikle de öz Türkçe kullanımı bir kere daha aşık etti beni kendisine... Bana bir kitap verin size 10-15 sayfa içerisinde İskender Pala'nın eserimi değil mi diye söyleyebilirim artık. İskender Pala tarihî, aşkı, ve şehveti mükemmel bir şekilde yansıtmaktadır.

Yazarın her bir romanı; tarihimizin bir parçasını barındırır. Mesela "Od" kitabında Yunus Emre'yi, "Şah Sultan" kitabında Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail'i, "Efsane" kitabında Barbaros Hayrettin Paşa'yı anlatır. Tarihi gerçekleri hayal gücüyle bu kadar güzel harmanlayıp bizlere, tarih ve edebiyat kokan romanlar bırakmak her yazarın yapabileceği bir şey değil.

Evet yavaş yavaş sizlere kitabı anlatmak isterim...

Akşam Yıldızı

İskender Palanın Akşam Yıldızı Eserini İnceliyoruz...

Bu kitapta buram buram tarih korkmaktadır, malzemesi ve yeri Göbeklitepe ama asırlar önceki Göbeklitepe... Yukarda bahsettiğim kitaplara göre kurgu konusu bu kitapta biraz sade kalmasına rağmen yine de merak ve heyecan uyandırıyor okuyucusunda. İskender Pala bana göre bu kitabında insanlık tarihini adına çok önemli bir zaman dilimini yansıtmıştır eserine.

İskender Pala kitabın sunuş kısmında da elinde fazla veri olmadığını, ama bu eseri yazmak için elinden geleni yaptığını şu sözler ile açıklamaktadır; ; o zamanlar hakkında, elimizde çok bilgi mevcut değil ve insanlar henüz ilkel yaşıyorlar.

Kitabın içeriğine biraz daha girersek ve hikayeyi anlatmaya çalışırsak; avcı-toplayıcı ve çiftçiliğe başlama döneminde geçiyor. İnsanlığın çiftçiliğe geçmesi çok büyük bir buluştur. Çiftçilik sayesinde sömürge, yerleşik hayat, toprak sahiplenme, hayvanları evcilleştirme, topluluk oluşturma gibi sonuçlar elde edilmiştir. Yani bütün zamanını avlanıp karın doyurarak geçiren ilkel insanlar; çiftçilik sayesinde yiyecek stoğuna kavuşmuş ve günleri av peşinde koşmaktan kurtulmuş, kendilerine zamanları kalmıştır. Bu boş zamanlarında da insan olmayı öğrenmiş, gelişmeye başlamışlardır. Neticesinde yeni icatlar, yeni buluşlar beraberinde gelmiş, yönetim sistemi başlamıştır. Ve hâliyle herkes aynı anda çiftçiliğe geçmemiştir. Hâlâ avcı-toplayıcı olarak yaşamını sürdürenler, çiftçilerden geri kalıp onların sömürgelerine uğramışlardır

Bir aşk yolculuğu bu… Sevginin inanca, inancın tutkuya, tutkunun hayata adım adım karıştığı ve yeni bir medeniyetinin kuruluşu gibi kurulan sevgi bağlarını anlatmaktadır.

Kitap bana göre hem aşkı hem evrimi hem de tarihi anlatmaktadır bunun nedeni ise ;On iki bin yıl önce yaşayan kadim insandan günümüzün modern insanına evrilen anlam arayışı…

İskender Pala’nın yetkin kalemi ve ustaca kurguya dönüşen hayal gücü, Göbeklitepe üzerine herkesi yeniden düşündürecek ve herkesi Göbeklitepe'ye göndereceğini inanıyorum.

Kitabın incelemesini bitirirken sizlere kitaptan alıntılar ile veda ediyorum...

  • "İnsanın insanı avladığı bir dünya, bozulmaya düzelmekten daha yakındır.
  • "Herkes, kendi karakterinin mimarıdır.”
  • “İnsan, ancak ders ile eğitilirse yeteneklerinin farkına varabilir, kendini gösterebilir.Eğitilmeyen insan, israftan başka nedir ki…?”
  • "Çevresi sevenlerinden ziyade, korkanlarıyla dolu birinin, fikirleriyle de gücüyle de mücadele etmek, beyhude emektir.”
  • "Kader gülümsediği zaman çok sevinmemeyi, kadar gürlediği zaman da çok üzülmemeyi bilenlerdendi.”
  • "Bizim oralarda bir erkekle bir kadın Akşam Yıldızı'na aynı anda bakıyorlarsa ikisinin arasında Bir söz verilmiş olur. Birinin diğerini hiç bırakmayacağına dair bir söz..."
  • Ölenlere acınır da doğanlara neden acınmaz?

İyi okumalar....

İskender Pala'nın Akşam Yıldızı Eserini İnceliyoruz...
Cevapla