Herkese selam Bugün size 15. yüzyılda doğmuş hayatı devam ederken şurada bir Türk Devleti var dur bir fikir söyleyeyim diyerek şöyle bir parmağının ucuyla Türk tarihine de dokunmuş bir ressamı anlatacağım Evet tahmin edin... (Hiçbiriniz başlıktan görmedi zaten) neyse çok meraklandırmayayım. Karşınızda Leonardo Da Vinci...

14. yüzyılın yarısını iki yıl geçmişken İtalya'nın Floransa şehrinde evlilik dışı bir bebek dünyaya geldi. 5 yaşına kadar annesinin yanında yaşadı annesi başka birisiyle evlenince dedesi ve büyükannesi baktı ikisi de ölünce babasının yanında kalmaya başladı. Resim yeteneği babasının gözünden kaçmayınca resimlerinin Floransalı Andrea de Verroccio ya gönderdi. Floransalı Andrea resimleri beğendi ve Leonardo'yu yanına çırak aldı. Sadece resim ve heykel alanında kendini geliştirmedi. Müzik, doğa, mekanik, geometri ,mimari mekaniği gibi bir çok alanda çalışmalar yaptı. Arama motorlarında arattığınızda mesleği olarak dönemin filozofu, astronomu, mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı, botanisti, jeoloğu, kartografı, yazarı ve ressamıdır diyerek bir çok kaynakta karşımızda çıkar. Daha sonra Floransa'dan çalıştığı yerden ayrılarak Milano'ya gitti.( Burada bir analiz yapmak isterim. Birçok ressam bir yerde çalıştıktan sonra başka şehirlere gidiyorlar ve hayatları boyunca ve sonrasında tanınmalarına sebep olacak resimleri yapıyorlar. Demek ki gelişmek için bir müddet sonra şehir değiştirmek gerekiyor. Ben bu fikre inanıyorum böyle olduğunu düşünüyorum. Ama başka bir seçenek parayı bulup amaaan deyip gidiyorlar.)
Neyse Milano'ya geliyor. Burada da 2. Moro olarak tanınan Ludovico Sforza'nın yanına girdi. Burada San Francesco Grande Kilisesinin şapeli için oluşturulan bir panonun, orta kısmını oluşturacak olan Kayalıklar Madonnası resmini yaptı.

Leoardo bu dönem sadece resim yapmıyordu. Ludovico Sforza ve ailesi için kıyafet tasarlıyor, mühendislik mimarlık yapıyor, silah ve uçan makineler tasarlıyordu. 14802lerde ise anatomiye merak salmıştı. Bir dükün ricası üzerine heykel yapmaya başlamış ama yarım kalmıştı. Dük bu sefer bir tablo yapmasını istemişti. Leonardo Son Akşam Yemeği Tablosunu yapmıştı. Sonraki zamanlarda Mona Lisa'yı yaptı.


Michelangelo ve Raffaello ile tanıştı (burada Ninja Kaplumbağalar benceme ışınlanabilirsiniz). ve hazin son ölmeden önce felç geçirmiştir. Önce sol tarafını kullanamamıştır ama resim yapmaya devam etmiştir. Sonra sağ tarafına felç indi. 1519 yılının 2 Nisan günü Cloux Şatosunda hayatını kaybetti.
Bize de tablolarındaki şifreleri ve gizemleri çözmek kaldı. Bunun için ayrı ayrı tabloları gogıldan ya da yutuptan bakabilirsiniz.




Gelelim en başta dediğimiz Türk Devleti'ne Leonardo Da Vinci Sultan 2. Beyazıt'a bir mektup göndererek Haliç'e bir köprü yapmak istediğini söyler. Fakat bu teklif değerlendirilmez. Osmanlı 1800'lerde köprüyle tanışır. Leonardo'nun gönderdiği çizimler daha sonra bulunur. Ve tarif ettiği belgeye uygun bir köprü Oslo da inşa edilir. Fikrimce o mektup Fatih Sultan Mehmet'e ulaşsaydı ona gönderilseydi bir değerlendirme yapılırdı diye düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz...

İyi Okumalar..
N~
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
8Cevap
Tarihe merakım her zaman böyle şeyleri seviyorum
Böyle şeyler okumak çok hoşuma gidiyor, devamı gelsin
Gayet iyi tanırım
Güzel paylaşım teşekkürler
Emeğinize yüreğinize sağlık
Böyle emekler görmek güzel.
Leonardo Da vinci konusu hiç bitmedi
Eşsiz bir sanatkâr
Güzel paylaşım teşekkürler
akrabam bu yahu