
Bir zamanlar Hindistan'da zalim bir kral hüküm sürüyormuş. Bu kralın en büyük zevki, savaş stratejileri üretmekmiş. Ancak bu zevkini tatmin etmek için komşu ülkelere çeşitli bahanelerle savaş açarak stratejilerini denermiş. Ne yazık ki, savaşlar Hindistan halkı için açlık, sefalet ve en acısı da sevdiklerini kaybetmek anlamına gelmiş. Halk, bu zulme sessizce katlanmaktan bıkmış, ama korkuları yüzünden seslerini çıkaramamış. İçlerinde sesini çıkaracak olanların ise kral kellelerini kendi elleriyle almış.
Ancak umutsuz bir halkın umut ışığı vardı: Hindistan'ın en bilge kişisi. Bu bilge, kral tarafından da saygı ve sevgiyle karşılanıyordu. Halk, bu bilgenin krala gidip savaşları durdurmasını rica edeceğine inanarak ona başvurmuş. Bilge’de kralın karşısına direk çıkıp savaşı durdurmasını istemezdi. Her ne kadar sevilse de bu istek karşısında kral bilgenin kellesini almaktan geri durmayacağını gayet iyi biliyormuş.

Bilge, halkın bu isteğini yerine getirmek için biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyleyerek biraz zaman istemiş. Bir süre kendini bir mağaraya kapatmış, düşünmüş, tasarlamış. Halk ise merak içinde beklemiş. Bir zaman sonra bilge bulunduğu mağaradan elinde bir kutu ile çıkmış.
Bilge, birkaç kişiyle birlikte kralın sarayına gitmiş. Kral, bilgeyi gördüğünde çok sevinmiş, onun için büyük bir ziyafet düzenlemişler. Yemekte sohbet ederlerken, kral uzun zaman sonra ziyaretinin asıl nedenini sormuş.
Bilge, size bir hediye vermek için burada olduğunu söyleyince, yanındakiler şaşırmış. Kralın savaşmaktan vazgeçmesini söylemesini beklerken hediye vereceğini duyunca yanındakiler şaşkın şaşkın birbirlerine bakmış.
Bilge, elindeki kutuyu açmış ve içinden "Çaturanga" adlı bir oyun çıkarmış. Oyunun taşlarını ve hareketlerini krala öğretmiş. Bu oyunun savaş stratejilerini geliştirmek için mükemmel bir araç olduğunu söylemiş. Kral oyunu çok sevmiş.

Kral, bilgenin bu hediyesinin altında kalmamak için dile benden ne dilersen demiş. Bilge çok mütevazı bir dilekte bulunmuş: Oyunun 64 karelik tahtasının göstererek, ilk kareye 1 buğday tanesi , sonraki karelere ise bir öncekinin iki katı buğday tanesi eklemelerini istemiş.
Yüce kudretli bir kraldan bu kadar basit bir şey istenmesine çok sinirlenmiş. Vezirlerine dönerek ve sinirle, hesaplayın istediğinden bir tane bile fazla buğday tanesi vermeyin diye emir vermiş.

Hesaplama:
Bilge'nin istediği buğday miktarı hesaplanmaya başlanmış, ama 15. kareye gelindiğinde verilecek buğday miktarı 1,5 kilograma ulaşınca biraz tereddüt etmişler. 25. karede bu miktar 1,5 ton olmuş, 31. karede ise tam 92 ton buğday gerekiyormuş. Ve işte en çarpıcı olanı, 49. karede ihtiyaç olan buğday miktarı tam 24 milyon tonmuş - neredeyse Türkiye'nin yıllık buğday üretimi kadar!
64. Kare
Peki ya 64. karede ne olmuş dersiniz? İşte bu büyüklükte bir sayıyı açıklamak kolay değil.
264 - 1, tam olarak 18.446.744.073.709.551.615. Okumanıza biraz yardımcı olayım. ,
on sekiz kentilyon dört yüz kırk altı katrilyon yedi yüz kırk dört trilyon yetmiş üç milyar yedi yüz dokuz milyon beş yüz elli bir bin altı yüz on beş!

Sonuç olarak, değil Hindistan'ın ürettiği buğday, o günden bugüne kadar üretilen buğday bile bu isteği karşılamaktan uzak. Kral, hem bu oyunu sevdiği için ve bilgenin bilgeliğini zekasını takdir ettiği için artık savaşlara son vermiş ve stratejilerini "Çaturanga" adlı bu oyun üzerinde denemeye devam etmiş.
Tahmin edebileceğini üzere çaturanga bugün satranç ismiyle bildiğimiz oyunun ta kendisi.
Bu mit gerçekte yaşanmıştır bilinmez. Lakin, hikayesinin ardında derin manalar ve bilgelik yattığı kesin.
Bu mit ile ilgili düşüncelerinizi yorumlara bekliyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer