Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Stoacılığın Kısa Tarihi

Stoa öğretisi, MÖ 3.yüzyılın başlarında Kıbrıslı Zenon tarafından kurulmuş felsefi bir düşünce okuludur.

Zenon fikirlerini yaymadan önce zengin bir Fenikeli tüccardı. Bir gün tüm servetinin kendisiyle birlikte Akdeniz'de batışına şahit oldu. Daha sonra Atina'ya, yaşamanın en iyi yolunu öğrenmek için gitti. Sokrates'ten ve kinik filozoflardan etkilendi.

Bu felsefeye sahip kişilerin daha mutlu ve mütevazı bir yaşam sürmesini amaçlayan Zenon, düşüncelerini stoa adı verilen üstü kapalı, sütunlu galerilerde anlatmaya başladı.

Roma ve Helenistik dünyada büyük ses getiren Stoacılık, Hristiyanlığın yükselişine kadar popüleritesini korudu. Çok daha sonraları 20.yüzyıla kadar kaybolan bu antik felsefe, modern dünyada psikolojiyle kendine yer buldu.

Genel olarak Stoa öğretisi:

Erken/eski stoa, Stoacılık okulunun ilk üçü öğretmeni Zenon, Kleanthes ve Khrysippos ile MÖ. 322-204,

Diogenes, Panetius ve Poseidonios ile Orta Stoa dönemi MÖ II ve I. yüzyıllar,

Son olarak Geç/Son Stoa dönemi yahut Roma Stoası dönemi ise Epiktetos, (Genç) Seneca ve imparator Marcus Aurelius ile MS I ve II. dönemlerine ayrılır.

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Stoacı metafizik anlayışı

Stoa öğretisinde, uzay-zamandan bağımsız ya da kişileştirilmiş bir Tanrı değil, evrenin ta kendisi olan bir Tanrı anlayışı vardır.

Bu evrenden başka, herhangi bir idealar dünyası bulunmamaktadır. Evrenin kendi "aklı" vardır. Bunlara doğa kanunları diyebiliriz. Her şey bunlarla olur ve bunlara bağlıdır. Evrenin aklını, kendi aklımızla kavrayabiliriz.

Herhangi bir öteki-dünya inancı yoktur, iyilikler ve kötülükler tam buradadır.

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Yazgıcılık

Değinmemiz gereken en önemli noktalardan biri Stoa öğretisindeki fatalizm, yani yazgıcılıktır.

Her şey önceden belirlenmiştir, biz rüzgârda savrulan yapraklara benzeriz. Bu yüzden başımıza gelenlerden şikâyet etmemek, onları kabul etmek gerekir. Ayrıca sahip olduğumuz irade bizi erdeme, doğayla uygun yaşamaya itmeli ancak bu sayede eudaimonia (mutluluk, huzur...) ulaşabiliriz.

Vereceğim hem yazgıcılık hem de ahlaki iki örnek metafordan ilki:

İnsan, arabaya bağlı bir köpektir. Akıllı olan arabayla birlikte koşar.

İkincisiyse bizim önceden belirlenmiş dünyadaki gayemiz üzerine:

Yokuştan itilen silindirin yuvarlanma sebebi itilmesi değil, şeklidir. Eğer küp olsaydı yuvarlanmazdı.

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Stoa öğretisindeki ahlâk anlayışı

Ahlâk anlayışı, erdemli olmaktır ve erdemli olmak ancak doğaya uygun yaşamakla olur.

Doğaya uygun yaşamak, başa gelen musibetlerden yakınmamayı, temel erdemler olan: bilgelik, cesaret, ölçülülük, yiğitlik ve dürüstlüğü benimsemekten ve apatheia'ya denen, duyumsuzluktan geçer.

Apatheia, tam bir duygusuzluk değil; duyguların kontrol edilebildiği, mantıkla, akıl yoluyla sağlıklı düşünülebilen, ruh dinginliğine ulaşmış, vakur bir bilgelik hâlidir.

Yazgıcılıkla bağlantılı olarak ahlâk, kendi kontrolümüzde olanlara odaklanmayı, kendi kontrolümüzde olmayıp da başımıza gelenler için yakınmamayı öğütler.

Hayalimizde gerçekte olduğundan daha fazla acı çekeriz.

Sözüyle Seneca, başımıza gelenlerin aslında olayları yorumlama şeklimizden kaynaklandığını tıpkı Epiktetos gibi söyler.

Ayrıca Marcus Aurelius şu şekilde der:

Kendi mutluluğunuz sadece kendinize bağlıdır.

Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi

Yaşamın nihai sonu

Stoacılar için ölüm korkulacak bir şey değildir. Doğal bir olaydır, başımıza geleceği daha anne karnında belirdiğimiz ilk andan beri yazılıdır; ek olarak bizim kontrolümüzde de değildir, son olarak korkmak için hiçbir sebebimiz yoktur.

Bu kadar doğal bir olay için üzülecek ve korkulacak tek şey, erdemsiz bir yaşam sürmek olacaktır.

Ayrıca Stoa öğretisinde intihar, meşru bir eylemdir. Korkakça ya da ahlaka aykırı bulunmaz. Kişi eğer erdemli bir yaşam sürdüremeyecek duruma geldiyse ya da artık son demlerini yaşamak isteme düşüncesindeyse intihar etmesinde bir sakınca yoktur.

Genel Perspektiften Stoa Öğretisi
Cevapla