Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?

Ah, şu dünyanın acı tarafı! Böyle mi olmalıydı: İnsanın mutluluğu, aynı zamanda kederinin kaynağı mı olmalıydı?

Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?

Her tarafı saran korkunç yazgı

Düşünüyorum da her şeyde bir acı saklı. Bir gün açığa çıkmak üzere gizlenmiş, sinsi...

Dünya bana ne veriyor? Hep acılara ve yokluklara katlanmak.. Benim dünyadan kısmetim bu.

Diyor Werther.

Yazgı diye bir şey var mıdır? Her şey önceden belirlenmiş, bizlerse basit birer oyuncu muyuzdur?

Evet, diyorum, evet! Yazgı! İşte zavallı yaşamlarımızın özetidir bu. Rüzgârlar tarafından savrulan yaprakların âcizliğine sahibiz, koskoca evrende birer küçük toz zerresi bile kadar yerimiz yok.

Bizler kimiz ki? Yarın ölecek olanlarız, bu yazıyı okuyan da okumayan da aynı sona sahip. Hatırlayan da, hatırlanan da ölümlü - Aureilus'un deyişiyle.

Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?

Aynı ırmakta iki kere yıkanılır... İki bin kez de!

Düşünüyorum da bence Herakleitos yanılıyordu. Hayat sürekli tekrar eden bir olgudan başka bir şey değil.

Doğumumuzla ölümümüz başladı. Öyle ki, ölümü doğurduk doğumumuzla.

Ben sonsuza kadar bu satırları yazacağım, sizde sonsuza kadar okumak ya da hiç denk gelmemek durumunda kalacaksınız.

Evren sürekli dağılıp kurulur ama her şey aynı kalır. Varlık çarkı sonsuza kadar gider ve sonsuza kadar geri döner.

Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?

Yağmurun yağmasına karşın ne yapabiliriz?

Düşünüyorum da, engelleyebilir miyiz yağmurun yağmasını? Hayır, yağmur yağar, belki sel bile olur. Yağmuru engelleyemeyiz ama yağmur yağarken yapabileceğimizi seçebiliriz.

İşte, erdemde burada devreye girer. Hayatımızdaki çoğu şey dışsal kaynaklı acıdır. Elinizde olmayan sebeplerden çekersiniz acıyı.

O zaman şöyle düşünmek gerek: Eğer ki acı elimde olan sebeptense, endişelenmeye gerek yok, onu düzeltebilirim; eğer acı elimde olmayan sebeptense, neden endişeleniyorum ki? Ne kadar endişelenirsem endişeleneyim, onu çözemeyeceğim.

Bu durumda ne yapılmalı?

Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?

Aklımıza sahip çıkmak için

Düşünüyorum da, dışarıda bir at görsem kırbaçlanan, sanırım bende kaybederim son kuvvetimi - yaşamak için aklım başımda.

Acıların varlığı, belki kendimden bile gerçek. Ve hatta acılardır beni gerçek kılan belki de.

Acılara karşı koymaya çalışmak, nehrin akıntısına karşı koymak gibidir. Bir yere varamamanız bir yana, daha fazla acı çekersiniz.

İnsan, doğaya uygun yaşamalıdır.

Ve doğaya uygun yaşayan insan, acıları doğanın kendisinin verdiğini bilir. Evet, belki çok yoğundur acılar, mümkün. Fakat bu durumda bile insan erdemli yaşamaya çalışmalıdır. Eğer acılara dayanamıyorsa yahut miâdını doldurduğunu düşünüyorsa, çekip gitmekte özgürdür.

Werther'in şu sözleriyle bitiriyorum:

Senden dileğim şu –görüyorsun bittim, tükendim, artık dayanamıyorum!- Ey Tanrım! Sefaletimi görüyorsun ve ona bir son vereceksin.

Görüntüsü beni nasıl da her yerde izliyor! Lotte gece gündüz bütün ruhumu kaplıyor!

Tanrım, Tanrım, Beni Neden Terk Ettin Bu Acılara?
Cevapla