Aziz Pavlus'un Hayatı

Apollos kim, Pavlus kim? İman etmenize aracı olmuş hizmetkârlardır. Rab her birimize bir görev vermiştir.

1.Korintliler 3:5

Yukarıdaki ayet Pavlus'un kendi yazdığı Korintlilere mektuplardandır.

Kendisi Hristiyanlığa düşman kesilenlerin en çok ismini andığı kişidir. Onun için yapılan eleştiriler onun sahtekâr, dini bozan, kendi uydurduğu şeyleri yazan gibi asılsız iddialardan oluşur.

Kutsal Kitap'ı okumamış birisi onun neler yaşadığını bilemez elbette. İşte o yüzden ben anlatmalıyım onun hayatını!

Aziz Pavlusun Hayatı

Hristiyan Olmadan Önce

Pavlus'un Hristiyanlıktan önceki ismi Saul'dur. Saul, Yahudi kökenli bir Roma vatandaşıydı. O dönemin üst makamlarından olan bir Yahudi hahamıydı.

Oldukça güçlü, zengin ve refah içindeydi. Geleceği alabildiğine parlaktı. Kendini Hristiyanlara zulmetmeye adamıştı. Müjdeyi benimseyen herkesi acımasızca işkence ediyor, kırbaçlatıyor ve öldürüyordu.

Bu bir süre böyle devam etti.

Rab İsa Mesih Saula gözüküyor
Rab İsa Mesih Saul'a gözüküyor

Hristiyan Oluşu

Kendisi yine Hristiyanlara zulmetmek için Şam'a yola çıkmıştı. Amacı oradaki iman edenleri tutuklayıp Yeruşalim'e geri getirmekti. Geri getirdikten sonra olacakları tahmin edebiliyorsunuzdur.

Fakat yolda bir şey oldu. Saul ve yanındakiler bir ışık gördü. Diğerleri duyamasa da ışık Saul'la konuştu. Işık aslında Rab İsa Mesih'in kendisiydi.

Bir ses duyuldu: "Saul, bana niçin zulmediyorsun?" Saul yere yıkıldı. "Ey efendim," dedi. "Sen kimsin?" diye sordu. Ses: "Ben zulmettiğin Nasıralı İsa'yım." dedi.

"Rab, ne yapmalıyım?" dedi Saul. Ses ona kalkıp Şam'a gitmeye devam etmesini, tasarladığı her şeyi ona orada ileteceğini söyledi.

Parlayan ışıktan dolayı kör olan ve yere yıkılan Saul'u (Pavlus) yanındakiler Şam'a kadar götürdü.

Şam'da Hananya adında dindar bir adam vardı. Şehirdeki Yahudiler ondan övgüyle söz ederlerdi. Hananya Saul'un Şam'a geldiği gün bir vahiy aldı. Rab ona kente yeni gelen Saul'un yanına gitmesini ve gözlerini açmasını buyurdu. Hananya Saul'un zulümlerini biliyordu ama yine de Tanrı'ya itaat etti ve Saul'un yanına gitti.

Hananya Saul'un yanına geldi. "Saul kardeş, gözlerin görsün" dedi Saul o an onu gördü.

"Adil Olan, insanlara sözlerini iletmesi için seni seçti, hadi kalk ve onun adıyla vaftiz ol, günahlarından arın." dedi Hananya.

Saul artık Pavlus olmuştu. Vaftiz olup iman etmişti ve hayatının sonuna kadar müjdeyi yayacaktı. Bu olaydan sonra Yeruşalim'e geri döndü. Tapınakta dua ederken Rab ona, "Acele et," dedi. "Yeruşalim'dekiler tanıklığını kabul etmeyecektir. Seni uzak ulaslara yollayacağım." Yola koyuldu.

Bu bir süre böyle devam etti.

Aziz Pavlus
Aziz Pavlus

Hristiyan Olduktan Sonra

Sevgili kardeşimiz Pavlus'un da kendisine verilen bilgelikle size yazdığı gibi, Rabbimiz'in sabrını kurtuluş fırsatı sayın. Pavlus bütün mektuplarında bu konulardan böyle söz eder. Mektuplarında güç anlaşılan bazı yerler var ki, bilgisiz ve kararsız kişiler, öbür Kutsal Yazılar'ı olduğu gibi bunları da çarpıtarak kendi yıkımlarını hazırlıyorlar.

2.Petrus 3:15-16

Hristiyan olduktan sonra Pavlus müjdeyi yayarken hapse atıldı (ki günümüzdeki hapishaneler gibi değil, insanların o soğuk mermerlere zincirlendiği, işkence gördüğü yerler), aç kaldı, günümüz Türkiye'sini kapsayan Anadolu'ya, Yeruşalim ve çevresine, Roma'ya ve özellikle uzak uluslara giderek (ki yolculuklar o dönem bu kadar kolay ve hızlı değildi. Aylar süren sıkıntılı süreçler), gittiği yerlerde de hiç iyi karşılanmadığını, yolculukları sırasında hastalandığı, soğuktan donmak üzere geldiği ve en sonunda, kader onu Roma'ya getirdiğinde İmparator Neron'un tutuklatmasıyla (daha öncede tutuklanmıştı) 62-64 yılları arasında idam edildi.

Kim bu kadar zulme ve acıya rağmen müjdeyi yaymaya çalışır? Kim zengin, güçlüyken her şeyini bırakır?

Söyleyin sevgili dostlarım, bu kadar rahatlık içindeyken, kim şu anki gücünü ve gelecekteki parlaklığını bırakıp, sefalet içinde yaşar ve kendini sonu ölümle biten bir mücadeleye atar.

Aziz Pavlusun Hayatı

Pavlus'un Söyledikleri ve Son Sözlerim

Pavlus hiçbir zaman Hristiyanlığa aykırı bir şey söylememiştir. O Kutsal Ruh'un söylediklerini yazan ve söyleyen bir elçiden, bir aracıdan ibarettir.

Kendisi daima İsa Mesih'in Tanrı'nın Oğlu olduğunu söylemiştir.

Bırakın Kutsal Kitap'ı okumayı ve Pavlus'un Hristiyanlığa aykırı bir şey söyleyip söylemediğini anlamayı, insanlar (ki Müslüman'lardan bahsediyorum) kendi kutsal kitapları olan Kur'an'ı bile okumuyorlar.

Kulaktan dolma bilgilerle aynı şeyleri sürekli tekrarlayan insanlardan olmayın.

Pavlus'un aykırı bir sözü yoktur, İsa'nın "Kiliseyi senin üzerine kuracağım." dediği Aziz ve havari Petrus'ta onun şahitliğini, yukarıda verdiğim ayette onaylar.

Son sözlerimi şu ayetle söylemek istiyorum:

Şimdi ben insanların onayını mı, Tanrı'nın onayını mı arıyorum? Yoksa insanları mı hoşnut etmeye çalışıyorum? Eğer hâlâ insanları hoşnut etmek isteseydim, Mesih'in kulu olmazdım.

Galatyalılar 1:10

Baba, Oğul ve Kutsal Ruh
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh
Aziz Pavlus'un Hayatı
Cevapla