Truva'nın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!

Mitolojik öyküleri çok severim nedense. Ölümlülerinin yaşadığı olaylar dahi fazlasıyla ölümsüzdür. Bu yüzden olsa gerek, çeker beni içine.

İşte tam da bu yüzden bu gece yine Olimpos'a gidiyoruz. Tanrılar divanında bir ziyafet düzenliyor Zeus ve bizler davetliyiz.

Hadi, hazırsanız gidelim artık...

Bir Yanda En Güzel Tanrıça Seçilirken, Diğer Yanda Truva Şehri Düşer...

Olimposta Bir Düğün!

Truvanın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!

Zeus, tanrıların kralı, Peleus ve Thetis'in düğününü kutlamak için bir ziyafet düzenler. Kutlanmayı da hak eder bu evlilik, yüce savaşçı Achilleus doğacaktır bu birliktelikten.

Ancak akıllı bir kraldır Zeus, bozguncu tanrı Eris'i çağırmaz bu davete, kargaşa istemez asla, mutlu bir gündür bu ve öyle kalacaktır.

Gökten Bir Elma Düştü...

Truvanın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!

Bunu hakaret olarak algılar Eris ve öfkeden deliye döner. Adının hakkını verecektir elbette. Bir not iliştirir altın bir elmanın üzerine ve fırlatır bunu kutlamanın ortasına. Notta şu yazılıdır: "En güzel olana."

İşte bu küçük cümle Zeus'un kaçındığı kargaşayı yaratır. Üç büyük tanrıça, Hera, Athena ve Afrodit elma yüzünden birbirlerine girmişlerdir, her biri en güzel olanın kendi olduğunu iddia eder şiddetle.

Ölümlü Bir Hakem!

Truvanın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!

Tanrıçalar elmayı alarak Zeus'a giderler ve bu konuyu çözmesini isterler. Zeus çaresizce diğer tanrılara bakar, ancak hepsi yüzünü başka yana çevirir. Zira kimse karşı karşıya gelmek istemez bu üç güçlü kadınla.

O anda Zeus'un aklına olmayacak bir isim gelir, Paris!

Yıllar önce boğa güreşlerine merak salan Paris kendi boğasının yenilmezliğine güvenir ve meydan okur insanlara, boğasını yenecek olan boğaya altın bir taç vereceğini söyler. Savaş tanrısı Ares kabul eder bu meydan okumayı ve boğa formuna bürünerek yener Paris'in boğasını. Ancak Paris tutar sözünü, tacı çıkarır ve Ares'in başına takar.

İşte Zeus'un güvendiği şey de bu adil karardır. Kararını tanrıçalara bildirir, altın elmayı habercisi Hermes'e teslim eder Paris'e iletilmek üzere, ne karar verirse versin tanrıçaların karşı çıkmayacağını da ekler.

Tanrıçalar Bir Ölümlünün Huzurunda..

Truvanın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!

Hermes'in peşi sıra iner tanrıçalar Olimpos'tan. Çırılçıplak bedenleri ile belirirler Paris'in önünde. Bu sıradan ölümlüye tüm güzelliklerini sergileyerek elmayı almak isterler.

Bununla da yetinmezler, her biri ayrı bir vaatte bulunur.

Hera Avrupa ve Küçük Asya senin olacak der, Athena savaş becerisİ ve bilgeliği teklif eder, Afrodit ise yaşayan en güzel kadının, Kral Menelaus'un karısı Spartalı Helen'in aşkını teklif eder.

Ve Paris Spartalı Helen'in aşkını seçer, uzatır elmayı Afrodit'e...

Böylece başlatır kendisinin ve güzel şehri Truva'nın sonuna giden yolculuğu...

Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla kalın...

#felfire

Truva'nın Sonunun Başlangıcı: Altın Elma Davası!
Cevapla