Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

Merhabalar!

Bugün sitemizin sanat aşıkları ile birlikteyiz. Ricamı kırmadılar ve hem sanatı hem de kendilerini daha yakından tanımamıza yardımcı olmayı kabul ettiler. Çok hoş bir sohbet oldu, inanın çok şey katacak hepinize.

Hadi sorularımıza geçelim ve bakalım neler söylemişler!

Neden Kültür&Sanat? Ya da Şöyle Sorayım, Nedir Sana Sanatı Sevdiren?

Sımsıkı sarılmalı insanlık sanata...
Sımsıkı sarılmalı insanlık sanata...

@LEYYA_GS - Sanat küçüklüğümden beri hayatımın her anındaydı. Biraz ailem biraz da merakım etkili oldu sanırım. Çocukken en sevdiğim şey müze ve sergi gezmekti 😊 Sonrasında da arkeoloji ve sanat tarihi okuyarak bu ilgimi kendim için ileriye taşımış oldum.

@SwordOfDemocles - Neden kültür ve sanat sorusunun cevabı hem kolay hem zordur. Kültür ve sanat birbirinden ayrılmaz yapışık ikizler gibidir bana göre. İlk insanların mağara duvarlarına kazıdığı resimlerle başlar kültür ve sanat diye düşünürüz ama eminim ki ondan önce de insanların sevinçlerini, üzüntülerini ifade ettiği şiirsel sözler ve melodik ezgiler vardı. Kültür ve sanatı insanlık tarihinden ayrı tutup ayrı değerlendirmek mümkün değildir bence. Hayatın her anında bizimle beraberdir kültür ve sanat. Ve kültürü oluşturanlar vizyon ve misyon olarak toplumun önünde giden sanatçılardır. Öyle ki bilim de sanatla birlikte gelişmiştir. Mağara duvarlarına resim çizereken kullanılan sivri ve o kayadan daha sert taşı kullanmak bilimdir ve sanat yapmak için bilim gelişmiştir.

@Serein - Sanat ve Kültür, herhangi bir toplumun yaşamıdır. İnsan olarak benzersizliğimizi yansıtır ve sergiler. Tarihimizi yansıtır; nereden geliyoruz ve daha fazla gelişme için referans noktası olarak hizmet ediyoruz. Sanat ve Kültürü, sosyal varlıklar olarak büyümemiz ve gelişmemiz için keşfedilebilecek insanlığın emrinde güçlü bir araç olarak görüyorum. Sanat ve kültür hayatımızda çok önemlidir, çünkü hepimiz çok yoğun hayatlar yaşıyoruz ve sanat ve kültür etkinlikleri kendimize biraz zaman ayırmanın bir yoludur. Bugün hayatımızda çok nadir görülen bir şey olan iç huzurumuzu sağlayabilir.

@Mandarinia - Öncelikle hayal gücüm. Çocukken çok hayalperest bir ufaklıktım. Büyüdükçe bu yönüm gelişti ve sanatı daha çok sevdim. Tabi, TRT'de Bob Ross ile Resim Sevinci programının da çok etkisi var.

Bir Sanatçıyı Tarihe Geçiren, Ona Üstad Sıfatını Kazandıran Çalışmanın Özelliği Nedir?

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS - Herkes sanatçı olabilir ama üstad olabilmek büyük bir emek, birikim ve bilgi gerektirir. Kendi sanatında öncü olmalı, bilinenin ilerisine gidebilmeli, altı dolu eserler verip karakterini de sanatıyla eş değer bir seviyeye getirmeli. Bana göre eserler kadar karakter de bir sanatçıyı unutulmaz kılar. Kimse sanatı iyi ama karakteri doğru mesajlar vermeyen birine üstad gözüyle bakmaz.

@SwordOfDemocles - İnsan özelinde sanata bakarsak sanatçıyı tarihe geçiren de yaratıcıdan aldığı yaratma meziyetidir. Farklı, özel, eşsiz olmasıdır sanatçıyı tarihe geçiren. Pablo Picasso, Mikelandjelo, Monet, Cahit Berkay, Neşet Ertaş, Wolfgang Amadeus Mozart, Özdemir Asaf, Turgut Uyar, Cengiz Aytmatov, Lev Tolstoy, kime bakarsanız bakın eşsiz sanatları ile tarihe geçen sanatçılar. Kelimeleri, notaları, renkleri, sözleri eşsizdir hepsinin.

@Serein - “Sanat”ı ya da sanat olarak kabul edileni yaratmak için önce çevrenizdeki dünyayı ne olmadığıyla nasıl göreceğinizi öğrenmelisiniz. Dünyayı görme biçiminizin, kabul edilmiş bir algı tarafından yıllar içinde koşullandırılarak oluştuğunu bir kez anladığınızda. Uzayı sorgulamaya başlayabilirsiniz; hem olumlu hem olumsuz. Algılarınızı başkalarına empoze etmek için hangi şekilleri, açıları ve renkleri değiştirebilirsiniz. İnsanlar daha sonra vizyonunuzu sorgulayacak. Bu “Sanat” mı, yoksa bu adam deli mi diyecekler. Sana deli diyorlarsa gülümse, çünkü 100 yıl sonra sana "Usta/Üstad" diyecekler.

@Mandarinia - Tüm otoriteler tarafından saygı görmesi ve benimsenmesi.

“Bu Eser Benim Yeniden Şekillenmemi Sağladı.” Dediğiniz, Sizde Yeri Özel Olan Bir Eser Var mı?

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS - Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı beni çok yönlü etkileyen bir kitap oldu. Çok fazla kitap okur hepsiyle ilgili saatlerce yorum yapabilirim ama bu kitap çok şey bilip hiçbir şey bilmemek gibi benim için. İnsanın içsel bulanıklığını, bunalımını, bilinmezliğini bu kadar güzel anlatabilen çok az kitap var.

@SwordOfDemocles - Ben Anadolu’nun aşıklarından çok şey öğrenmişimdir. En çok da sevgiyi ve sevmeyi. Bu eser beni yeniden şekillendirdi diye değil ama bende çok izler bıraktı diyeceğim şiirler, türküler, romanlar var. Mesela Cengiz Aytmatov’un Toprak ana ve Elveda gülsarı romanları. Abdurrahim Karakoç’un Mihriban şiirindeki sevdanın karşısında titretip üşüyen ateşi tarif eden o vurucu sözleri. Aşık Veysel’in beni hor görme gardaşım türküsündeki eşsiz ve derin anlamlar, Neşet Ertaş’ın Evvelim sen oldun türküsü, Cem Karaca’nın oğluma şarkısı. Her okuduğumda ya da dinlediğimde hücrelerime kadar sarsılırım.

@Serein - Birçok ilham verici cevabı takip ediyorum ve okudum ama hiçbiri beni çevrimiçi bir yerde bulduğum bu resim kadar zorlamadı! (görsel hemen altta!)

Evet, işte görsel bu :)
Evet, işte görsel bu :)

Eğlence, bilim, ekonomi veya herhangi bir şey olsun, her zaman kendi alanlarında en iyi olan kişileri adlandırabilirsiniz. Onları hayat sahnesinde görebilir, hatasız performans sergileyebilir ve muhtemelen bizi hayrete düşüren büyük potansiyellerini sergileyebilirsiniz. Göremediğimiz şey, hayat sahnesinde durup kendilerini sergilemeden önce ne kadar fedakarlık yaptıkları ve ne kadar başarısızlıkları olduğudur. Biz bunu doğal kabul ediyoruz ve onların üstün bir akıl ya da tanrı bahşedilmiş olabileceklerini, ancak çalışkanlıklarını ve kararlılıklarını gerçekleştiremediklerini varsayıyoruz. Her adımında pratik ve sıkı çalışma ile bulundukları yere gelmek için kendilerini nasıl geliştirdiklerinin farkına varamıyoruz. Resim bu gerçeği somutlaştırıyor. Gerçekten 'Pratik bir insanı mükemmel yapar' ve 'Sıkı çalışma başarıya giden basamaktır' ifadesini gerçekten tasvir ediyor.

@Mandarinia - Vincent Van Gogh - Yıldızlı Gece tablosu.

Sanat Dünyası da, Evrenin Diğer Parçaları Gibi Aslında, Kadın Yine İkinci Planda. Bu Sorumuz Çift Kişilikli Olsun Hadi, İki Soru Sorayım Size. Sizce Bu Çifte Standardın Sebebi Nedir ve Önüne Nasıl Geçilebilir?

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS - Erkek egemen toplum anlayışı şimdilerde etkisini kaybetse de geçmişte kadın sanatçılar bu konuda çok fazla engel yaşamışlar ne yazık ki. Şu an yok mu? Tabii ki hâlâ bu anlayış tamamen terk edilmiş değil ama kadınlar daha güçlü ve daha fazla hak sahibi olduklarının bilinciyle hareket ederek sanatlarını da, yeteneklerini de özgürce sergileyebiliyorlar. Eğitim seviyesi yükselip, sanatsal aktiviteler çoğaldıkça bu konuda daha az problem yaşanacağına inanıyorum. Sanat cinsiyetsizdir. İki cinste birbirine saygı duyduğu sürece kimsenin ikinci planda kalacağını düşünmüyorum.

@SwordOfDemocles - Allah insanı ve tüm canlıları bir erkek ve bir dişi olarak yaratmıştır. Ne sosyal hayatta ne de sanatta kadın ve erkek birbirinden ayrılmaz, ayrılamaz. Büyük Atatürk der ki Bir millet düşünün ki kadını yerlerde sürünürken erkeği göklere çıkmış olsun. Bu mümkün değildir. Ve yine Atatürk der ki Ey Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil omuzlar üstünde yükselmeye layıksın. Sanat da kadın eli değmeden olmaz, olamaz. Ancak bugün maalesef din adı altında kadınlarımızı kızlarımızı sanatı geçtim sosyal hayattan bile tecrit etme çabası var. Kadının sosyal hayattan tecrit edilmesine karşı da iki Mustafa’dan birer örnek vereyim. Birisi peygamberimiz Mustafa. Evlendiği kadın Hatice hanım Mekke’nin en zengin tüccarlarından biridir ve Peygamberimiz evlendikten sonra onu eve kapatmamıştır. Hatice hanım ticaretine devam etmiş ve Mekke’nin önemli işlerinde görüşü sorulan önemli bir şahsiyet olmaya devam etmiştir. Diğer Mustafa ise Mustafa Kemal’dir. Kadınlarla fotoğraf çekilmesi için bir koltuk getirilir. Gazi paşa oturacak, kadınlar ayakta duracak. Bunu kabul etmemiş, koltuğun arkasına geçip kadınlarla yan yana poz vermeyi tercih edip onların eşit bireyler olduğunu vurgulamıştır. "Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü de kız öğrencilerin sahnelediği bir tiyatro oyununu önemsemeyen milletvekillerine söylemiştir. Bugünkü yanlış zihniyetin en kısa zamanda aşılması gerekir.

@Serein - Çifte standardın sebepleri:
1.Çünkü çoğu insan bencil ve tembeldir. Hatalarını veya eksikliklerini kabul etmekten acizdirler. Değiştirmeleri/düzeltmeleri ya da kabul etmeleri çok fazla çaba gerektirecektir.
2.Onlarda yanlış bir şey olmadığına dair güven. Bu güven, hayatta kalmalarını sağlayan bir savunma sistemi gibidir. "Akıllılar neden kendinden şüphe ederken, aptallar kendinden emindir?" diye bir söz vardır.
3.İnsan zihninde ikiyüzlülüğün kök salmış olması ne kadar korkutucu.
Çözümü: Bunun sadece çifte standart sorunu olduğundan emin değilim. Bence çok var ve bunu 'düzeltmenin' yolu, cinsiyeti sebep olarak kullanmayı bırakmak. Her insan bir çelişkidir. Hayatlarını nasıl yaşadıkları konusunda çelişkili -ve büyük bir çelişki- olmayan tek bir insan tanımıyorum. Hayat adil değil. Herkesin eşit olacağını, aynı muamele göreceğini, aynı fırsatlara, aynı sonuçlara sahip olacağını söyleyen yazılı bir kural yok. Bu gerçeğe yakın bile değil. Bunu olmaya zorlamak tam bir delilik.
Sahip olduklarımıza - sahip olmadıklarımıza değil - bakmaya başlarsak, çifte standardın o kadar önemli olmadığını görebiliriz. Cinsiyetim nedeniyle kaçırdıklarıma mı yoksa seçimlerim nedeniyle kazandıklarıma mı odaklanmalıyım?
Gerçekten o kadar zor değil.

@Mandarinia - Dünya otoritelerinin, kurumların, devletlerin ve hatta çoğu kadının bile "kadını" hep "sonradan" olarak görmesi ve eril bir yapı benimsemesi. Önüne geçmek için ilk adım elbette eğitim, aile öğretilerinin değişmesi ve devlet politikaları.

Sanatçılar Dengesiz Olur Derler, Neden Derler Bilmem, Peki Siz Sanat Aşıklarında da Olur mu Böyle Durumlar?

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS - Sanatçıların çoğunun nevrotik kişiler olduğuna inanıyorum. Eser sanatçıdan, sanatçı da eserinden beslenerek yaratış sürecine giriyor. Ruhsal gelgitlerinin olması, zihninin geçmişin karanlık odalarına kadar girmesi olağan durumlar. Sanatı sevmek farklıdır, icra etmek farklıdır. Ben bir sanatçı değilim o yüzden ruhsal dengesizliklerim yok, olsa da normal insanlar kadar. Ara sıra.

@SwordOfDemocles - Sanatçılar dengesiz olur sözüne katılmıyorum. Sanatçıların sıradan insanlara göre çok fazla akıllı ve yetenekli insanlar olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bir mermer bloğunu eline alıp da muhteşem Davut heykelini yapan adama dengesiz demek hakaret olmaz mı? Ya da Barış Manço’nun 1964’de sözlerini yazıp bestelediği, bir aşkı iki kol düğmesiyle tarif eden sözlerini düşünelim. Buna dengesiz diyen insan dengesizdir bana göre.

@Serein - Dengesiz derken duygusal yönden dengesizler. Çünkü çok yönlü düşünürler. Müthiş empati yetenekleri vardır. Kendini, kendi sanatının yerine bile koyarlar. Hissederler onu. Siklotimik mizaç, yaratıcı insanlar arasında aşırı temsil edilir. Bipolar bozukluk, DEHB ve BPD olasılığı daha yüksek olmakla birlikte, kaçınılmaz olarak daha yüksek yaratıcılıkla da ilişkilidir. Ve bu mizaca sahip insanlar, çevrelerine ve diğer insanların duygularına karşı çok hassastır ve oldukça tuhaftır. Duygusal duyarlılığa gelince, bir sanatçı diğer mesleklerden insanlara göre kendi duygularıyla daha uyumlu ve daha dışavurumcu olabilir, çünkü bu onların daha iyi, daha gerçekçi sanat yapmalarını sağlar. Ancak bu bir akıl hastalığı olarak kabul edilmemelidir.
Ben de duygusal olarak aşırı dengesiz olduğumu söyleyebilirim. Şu an gülüyorken 5 dakika sonra ağlayabilirim. Her şeye fazla anlam yüklüyorum, hayata fazla derin bakıyorum. Bundan dolayı olabilir.

@Mandarinia - Dengeliyim diyen yalan söyler zaten. Benim de yığınla dengesizliğim var. Ancak burada bir dipnot belirtmeliyim. Kendimi sanatçı olarak henüz görmüyorum. Sadece resim ve sanat sever biriyim ve elimden geldiğince bu yönde üretken olmaya çalışıyorum o kadar.

Dünya Bir Sanat Eseri, Tanrı Bir Sanatçı, Sen de Bir Sanat Aşığısın. Bu Eseri Yorumlayarak Bizleri Aydınlatır mısın? Sanatçının Bu Eseri Neler Hissettiriyor Sana?

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS - Dünya; bütün farklılıkların, aykırılıkların, bambaşka renklerin, bambaşka seslerin uyumla dans ettiği bir tuval gibi. Büyük resme bakınca herkes olanı görür ya işte o büyük resim dünya. Küçük detayları herkes farklı görüp, kendince yorumlasa da bir noktada herkesin birbirini anladığına inanıyorum.

@SwordOfDemocles - Sanatı sevdiren yüce yaratandır. Evrenin neresine baksan muhteşem bir sanat vardır. Aynı toprakta yan yana dört ağaç düşün. Elma, kayısı, kiraz, iğde. Aynı suyu, aynı toprağı, aynı güneşi, aynı havayı alırlar ama bambaşka lezzetler bambaşka kokular, bambaşka çiçekler, bambaşka renkler. Aynı topraktan domatesi, çileği, karpuzu alırız. Üçü de kırmızıdır ama kokuları, tatları bambaşkadır. Müzik, resim, canlı cansız bütün varlıklar, gözümüzün gördüğü herşey birer sanat değil midir ve bu sanata aşık olmamak mümkün müdür?

@Serein - Allah'a bu güzel eseri için daha çok teşekkür etmek istiyorum. Hamd, en büyük, büyük sanatkâr, eşsiz, her şeye kadir, rızık eden, en yüce, dilediğinden şükran kabul eden, bir ve kesinlikle en çok merhametli olandır. Bütün bunları neden ve nasıl yaptığını sadece o bilir. Hiçbir şey hakkında ne bilgimiz ne hikmetimiz vardır. Evimiz dediğimiz bu dev sanat eserinde karıncayız. Diğer gezegenlere, genel olarak güneş sistemine, galaksiye ve hatta samanyoluna bile girmeyelim. O gerçekten her şeye kadirdir, gerçekten muhteşem.

@Mandarinia - Tanrı veya Allah, adını her ne koyarsak koyalım bu dini kavramlardan ve inanç algısından uzaklaşalı çok oldu. Dünya'nın ilahi bir güç tarafından değil, bilimsel gerçeklere sadık kalarak bir evrimleşme süreci ile kendi kendini yarattığına inanıyorum. Çoğu kültürde tanrı kavramı hep erildir. Ben ise doğanın yaratma, üretme ve ortaya çıkarma gücünden dolayı bu olaya dişil yönden bakıyorum. Dünya, doğa ve içindeki her şey bu dişil düzenin bir parçası. Aklımızın alabileceği her şey hem de... Mitolojik olarak bakıldığında bile Dünya ve Uzay Tanrıça Gaia'nın eseri olarak betimlenir. Bu eseri yorumlamak kısmına gelirsek buna ne dilim ne de kelime hanem yeter. Çünkü, Dünya bu kadar sığ değil.

Biraz da kişisellik katalım istedim, zira sorular konuklarımızı tanımaktan ziyade sanatın bizzat kendisi ile ilgili idi. Hadi sıradan aydınlatalım sırlarını birer soru ile!

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?

@LEYYA_GS , görüyoruz ki artık Kişilik&Karakter kategorisini almışsın hayatının merkezine! O halde anlat bakalım, sanatın insan kişiliği üzerinde nasıl bir etkisi vardır sence?

Tenimizin altına gizlenmiş fırtınalara ilgi duyduğu için saygı duyuyoruz elbette, bizimki sadece depreşmiş bir özlem duygusu.
Tenimizin altına gizlenmiş fırtınalara ilgi duyduğu için saygı duyuyoruz elbette, bizimki sadece depreşmiş bir özlem duygusu.

Sanat; insanlara kendilerini istedikleri araçla, istedikleri şekilde ifade etme seçeneği sunar. Kimi yazarak, kimi çizerek, kimi dinleyerek, kimi de şekil vererek yapar bunu. Bakmakla görmek arasındaki o ince çizgide bir adım öteye taşır. İç dünyanı yansıtmanın, gördüğüne kendi yorumunu katmanın, kendi özgünlüğünle kendine özel bir parça ortaya koymanın terapi gibi bir özelliği var. İnsanı daha sakin, daha huzurlu ve daha empati sahibi biri haline getiriyor.

@Serein , Mitoloji denilince adı Poseidon’dan önce aklımıza gelen sayın fenomenimiz, Mitoloji ile sanatın harmanlanması nasıl duygular yaratıyor sende?

Tüm çirkinliklere kapadı gözlerini ve bildiği tüm güzellikleri anlattı bizlere.
Tüm çirkinliklere kapadı gözlerini ve bildiği tüm güzellikleri anlattı bizlere.

Ben mitolojiye baktığımda sanat görüyorum o kadar çok yaratık, canavar, tanrılar, tanrıçalar, efsaneler, destanlar, vb. var ki hepsinin ayrı hikayesi var ve bu sanata döküldüğünde ortaya muhteşem bir şey çıkıyor. Tarif edemiyorum, mitler gerçek olarak kabul edilmez çoğunlukla, ben bunları insanların hayal gücünün yansıması olarak kabul ediyorum. Ve o kadar güzel hayaller ki anca bu kadar güzelleştirilebilir. Mitoloji yazarken benim de hayal gücüm gelişiyor. Dünyaya bir ayrı bakıyorum. İç boşaltma sanatı kısaca.

Şu anda Bill Moyer tarafından Joseph Campbell ile yapılan bir röportajın yer aldığı The Power of Myth adlı kitabı okuyorum. Bu kitap ilham verici metinlerle dolu ve tekrar tekrar hayal gücünü harekete geçiriyor. Campbell, simge ve metaforun sürekli kullanımı yoluyla miti canlı tutmaya çalışan sanatçılar ve şairler hakkında çok şey söyler. Campbell'a göre mitler hayata anlam katar ve onlar aracılığıyla dünyayı anladığımız ve yorumladığımız hikayelerdir.

İşte birkaç alıntı:

  • Mit yaşatılmalıdır. Onu canlı tutabilen insanlar şu ya da bu türden sanatçılardır. Sanatçının işlevi, çevrenin ve dünyanın mitolojikleştirilmesidir… Önceki günlerin mit yaratıcıları, sanatçılarımızın muadilleriydi.
  • Katedral, kale ve kulübe - yüksek uygarlık alanlarından birine gidersiniz ve aynı şeyi görürsünüz - tapınak, saray ve kasaba. Bunlar farklı üretim merkezleridir, ancak bu tek bir uygarlık olduğu sürece, hepsi aynı sembolik alanda faaliyet gösterirler… Sembolik alan, belirli bir topluluktaki, o belirli zaman ve yerdeki insanların deneyimlerine dayanır. Mitler kültüre, zamana ve mekana o kadar sıkı sıkıya bağlıdır ki, semboller, metaforlar sanat yoluyla sürekli yeniden yaratılarak canlı tutulmadıkça, hayat onlardan kayıp gider.
  • Ayrıca, “ toplumumuzdaki görüntülerle düşünme sanatını kaybettik… bir görüntüde bir kelimeden daha fazla gerçeklik var” diyor.

@SwordOfDemocles , sen de yine vaktinin çoğunu diğer kategorisine ayırarak gözlerimizi yaşartanlardan biri olduğundan, sorarız sana! Sanat ve cinsellik arasında nasıl bir ilişki vardır sence?

Sevdiğinin bedenidir her insanın tuvali...
Sevdiğinin bedenidir her insanın tuvali...

Cinsellik ve sanatı da birbirinden ayırmak mümkün değildir. İnsan özelinde de değil. Doğaya bakalım mesela. Her canlı karşı cinse kendini gösterip dikkatini çekmek ve onunla cinsellik yaşamak için kur yapar. Dans eder, kendinin diğer hem cinselerinde farklı ve özel olduğunu ispatlamaya ve karşı cinsin gönlünü kazanmaya çalışmaz mı? İnsan özeline gelirsek cinsellik insanda bambaşka bir sanata dönüşür. İnsanı diğer canlılardan ayıran farkı cinselliği sadece üremek için değil zevk için de yapıyor olmasıdır. Burada kadının hakkını ayrıca teslim etmek gerekir. Allah kadını bambaşka bir estetikle yaratmış, sanatını ortaya koymuştur. Sevişmek mutlu olmanın yoluysa mutlu olma sanatıdır cinsellik. Doğal olarak cinsellik kategorisinde fenomen olup paylaşımlar yapmayı, öğrenmeyi ve öğrenirken de öğretmeyi Ziya Gökalp’in tarifiyle bir kültürleşme eylemine katılarak topluma faydalı bir iş olarak gördüğümü belirtmek isterim.

@Mandarinia , sana en hassas konulardan biri ile geliyorum sayın fenomenim, gördüğüm kadarı ile bir edebiyat aşığı olan sen, argonun ve küfrün sanattaki yeri hakkında ne düşünüyorsun?

Ruhumuzu yakarak taşmaz mı sözcükler vücudumuzdan, dudaklarımızdan?
Ruhumuzu yakarak taşmaz mı sözcükler vücudumuzdan, dudaklarımızdan?

Abartılmadığı sürece araya serpiştirilmesine karşı değilim. Hepimiz bal gibi iyi biliyoruz ki, küfür etmek bazen bize gayet iyi hissettiriyor. Bir nevi stres atma yöntemi.
Ama dediğim gibi "abartılmadan" kullanılmalı.

Şu güzel cevaplardan sonra yapmak istediğim şey tam olarak bu!
Şu güzel cevaplardan sonra yapmak istediğim şey tam olarak bu!

Böylece geldik söyleşimizin sonuna. Sitede yaptığım en keyifli ve en öğretici işti bu. Hepsine katıldıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum! 🙏🙏🙏

Yeni Bence'lerimde görüşmek üzere!

#felfire

#kültürsanat

Ben Sordum, Kültür&Sanat Fenomenlerimiz Cevapladı: Neden Kültür&Sanat?
Cevapla