Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine "Okuyan Bir Toplum Olsaydık Ülkemizde Neler Değişirdi?" Diye Sordum ve Bu Cevapları Aldım!

Ülkemizde kitap okuma oranının çok düşük olduğunu kimse inkar edemez diye düşünüyorum. Ben de kitap okuyan bir millet olsaydık ülkemiz daha iyi yerlere gelir toplum arası iletişim ve iç huzur daha iyi sağlanır gibi düşünceleri savunmakla yanlış yapıyor olabilir miyim ya da kitap okuma eylemini çok mu abartıyorum acaba diye düşündüm ve bu soruyu Kültür & Sanat kategorisinde aktif olduğunu düşündüğüm 6 üyeye sordum.

Hadi gelin beraber bakalım, kim ne demiş..

Düşünen ve sorgulayan beyinler artardı

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@laBod Kitap okuyan bir insanla konuşması büyük keyif verir insana. Herhangi bir konudaki bilgisini, eleştirisini sığ bir düşünceyle değil de kanıtlanmış bilgilere hiç değilse hipotezlere dayandırır.
Kitabın kokusunu içine çekmemiş bir insan ise size genel itibariyle at gözlüğüyle bakar. Bildikleri sosyal medyadaki birkaç bilgi (!) sayfalarından, televizyondaki çarptırılmış haberlerden ibarettir. Düşünmez, başkalarının aklıyla hareket eder.

Toparlarsak okuyan bir toplum olsaydık etrafımızda papağan gibi konuşan insanlarımız, çözüm yerine sorun üreten beyinlerimiz olmazdı. Ufkumuz açık geleceğimiz aydınlık olurdu.

Daha huzurlu ve tahammül seviyesi yüksek insanların çoğunlukta olduğu bir ülke haline gelirdik

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@_GölgeAdam__ Maalesef güzel bir tespit bu. Okumayan bir toplumuz. Bu yüzden eğitimli görünen diplomalı cahillerimiz ülkenin her yerinde ve her kademesinde. Toplumsal alana çıktığımızda nezaketten uzak, sinirli ve bencil bir insan topluluğu ile karşılaşıyoruz. Ve bu huzursuzluk herkese yansımaya başlıyor zamanla.

Eğer okuyan bir toplum olsak önce birbirimizi dinlemeye başlardık. Dinledikçe öğrenir, kavga etmeden tartışmanın ne demek olduğunun farkına varırdık. Okuyan bir toplum olsak, sorun yaratan değil sorun çözmeye çalışan insanlarla paylaşırdık toplumun ortak alanını. Ve çalışkan, huzurlu, mutlu bir ülke olurduk. Bu mutluluğumuzu da her zaman bir sonraki nesle aktarabilirdik.

Farklı bakış açıları kazandırması sayesinde olaylara empati kurarak yaklaşılır ve böylece daha sağlıklı ilişkiler kurulurdu

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@BirMelek1 Eğer ki yeterli oranda okuyan bir toplum olsaydık en başta bakış acıları değişirdi insanlar geniş pencereden bakar olurdu, acı genişledikçe tahammül sınırlarımızda genişlerdi tahammül sahibi olmak ise sabrın anahtarıdır. Toplumumuzun en büyük sorunu sabırsızlık ve kendine göre anlamışlık. Kitap bu sorunları bitirirdi diye düşünüyorum ben .
Kitap öyle bir derya deniz ki tüm duygulara, olgulara hitap ediyor ve bu hitabet sonrası insan kah kendi gelişimine kah toplumsal kalkınmaya katkı sağlıyor aslında sağduyusu iş bitiriciliği ve anlaması gerekeni anlayarak. Çok ileri vadede farklılıklara sebebiyet vermek içinse çocuklarımıza tablet yerine kitap sevdirmeliyiz Esquiare. Yola girilmeden yol görünmez o yüzden fark yaratmak için okumaya başlamak gerek azimle özveri ile. Net farklılıklardan bahsetmedim çünkü her karakter ayrı bir dünya kişi kendi farkını ve topluma katacak olduğu olguyu kendi karakter ve doluluk minvalinde belirler. Bol okumalı günler okumayı seven nesiller diliyorum.

Okumak, bizi birbirimize daha çok yaklaştırır, daha çok sevdirirdi

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@majestetuncay Okumak..
Belki de sürekli yapmak istediğimiz ama yapmamak içinde sürekli bahaneler uydurduğumuz yegane faaliyet. Düşünelim bakalım okusaydık hayatımızda neler farklı olurdu. Mesela duyduklarımızdan çok, okuduklarımıza inanırdık. Mesela ortada gezen büyücü, kahveci ve bir cümle sahtekar olmazdı. Rahat rahat dolandırılmazdık. Mesela toplu taşıma araçlarında insanlara saygı duymayı öğrenirdik. Oruç tutanın tutmayana, tutmayanın da tutana saygı gösterdiği bir toplum olurduk. Birbirimizi daha çok anlar ve eminim ki daha çok severdik. Hani olmaz ya, okusaydık belki de, dil din ırk ayrımı yapmamayı, sağın soldan, Kürdün Türkten, Alevinin de Sünniden farkı olmadığını, hepimizin insan olabildiği bir vatanda birlikte yaşamayı başarırdık...

Hoşgörülü, empati kurabilen ve öz güven depolayacak olan insanlar hem kendini geliştirir hem de toplumun gelişmesinde önemli bir rol oynarlardı

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@Dehrin Okumak, öncelikle kişinin kendini anlaması ve keşfetmesinde bir ışıktır. Kendini anlayan kişi, çevresindekileri de anlar. Hoşgörünün anahtarı anlamaktır. Daha hoşgörülü bir toplum oluşur. Okuyan insan, kendisini doğru ve en iyi şekilde ifade eder. Kendisini doğru ifade eden insan hem yanlış anlaşılmalardan kurtulacak hem de öz güveni gelişecektir. Öz güveni yüksek bireylerin, toplumun gelişmesinde ön sıralarda rol oynadığı göz ardı edilemez. Okumak, aynı zamanda farklı bakış açılarına yelken açmaktır. Bu da empati yeteneğini beraberinde getirir. Özetle toplumu geliştiren hoşgörülü, empati kurabilen ve öz güvenli bireyler; okuyan toplumlarda mevcuttur.

Bizi uyutan, yerimizde saymamıza sebebiyet veren program ve dizileri izlemek yerine bilinçli okur sayısı artsaydı insanlar daha yetenekli hale gelir, ülkelerine daha çok faydaları dokunurdu

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

@Mandarinia Her şeyden önce aklını kullanan ve gerçek ile sahte düşünceleri ayırt edebilen bir millet olabilirdik.
Daha insani, daha saygılı ve daha özverili olacağımız da kesindi. Ama ne yazık ki, ülkemizde kitaplar; sirk gösterisine benzeyen yarışma programlarından, şiddeti ve suçu özendiren dizilerden, izdivaç adı altındaki saçma yapımlardan daha geride bir yerde.
Cumhuriyet dönemi sonrası kendini geliştiren ve yenileyen bir millet olmuşken artık kitap okumaktan uzaklaşan ve okumadıkça aptallaşan bir nesil ortaya çıktı.
En basitinden tarihi bir konuyu ağzımıza sakız gibi alıyoruz. Çünkü, orada burada televizyon kanallarında yayınlanan yarı kurgusal tarihi dizilerden ezber yapıp sağda solda anlatmaya çalışıyoruz. Oysa, açıp okusak gerçeğimizi bileceğiz.

Öte yandan gerçekten okuyan bir toplum olsaydık şu sıralar revaçta olan kötü çocuk iyi kız arasındaki saplantılı ergen aşklarına dair kitaplar bu kadar da ön planda olmazdı.
Edebiyat dünyasına bakıldığında tarzıyla ve anlatımıyla çok sevdiğim Stefan Zweig kitapları bile oldukça okunulası bir yapı taşıyor. Tabii, kendi yazarlarımızın da hakkını yememek gerek.

Kıssadan hisse eğer okuyan bir toplum olsaydık şunlar olurdu:
1- Daha akılcı olurduk.
2- Daha analitik düşünürdük.
3- Daha insancıl ve anlayışlı olurduk.
4- Genel kültürümüz artardı.
5- Günlük konuşmalarında iki elinin parmakları kadar kelime ile hayatını geçiren insanlarımızın kelime haznesi daha zengin olurdu.
6- Dilimizi korurduk.
7- Okumayı daha çok severdik.
8- Kaliteli yazarlar doğardı ve o yazarların kitaplarına talep artacağından yazarlık mesleği diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi gözde bir konumda yer alırdı.

Kitap okumak gözümüzü ve gönlümüzü açar...

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine

Son olarak birkaç ekleme de ben yapmak istiyorum. Kitap okumak gözümüzü açar. Açmak derken

sorgusuz sualsiz bir şeyleri kabul etmekten alıkoyar, bizi araştırmaya teşvik eder, beynimizi kullanmamızı, farklı bakış açıları kazanmamızı sağlar. Kitap okumak gönül penceremizi de genişletir. İnsanlara karşı daha çok anlayışlı oluruz, empati kurup davranışlarımıza gereken şekilde yön veririz. İnsanlarla daha sağlıklı iletişim kurar hale geliriz. Daha yazılacak çok şey var aslında ama Bence'yi daha fazla uzatmak istemediğim için burada bitirmek istiyorum. Son olarak sorumu yanıtlayan arkadaşlara tekrardan çok teşekkür ediyorum...

Sizden ricam okuyun ve okutun!..

#BayC #AylakAdam

#KitaplarKalpKırmaz

Kültür ve Sanat'ın En Aktif Üyelerine "Okuyan Bir Toplum Olsaydık Ülkemizde Neler Değişirdi?" Diye Sordum ve Bu Cevapları Aldım!
Cevapla