Bugün Milli Duyguların Aşığı Ozan Arif'in Doğum Günü

SwordOfDemocles

Milli duyguların ozanı Arif

10 Haziran 1949 tarihinde doğan Ozan Arif kendi şiirinde kendini şöyle anlatır
Tevellüt; kırkdokuz, adım Arif`tir.
Soyadım kütükte Şirin bilinir.
Giresun, Alucra, Hapu köyünden,
Soyumu sopumu sorun bilinir.

Ozan diye tanır tanıyan beni,
Gönlümde yaşatmam garezi, kini,
Ve lâkin memleket, millet haini
Olanlarla aram serin bilinir

Ben Arif`im, baba bildim devleti.
Benim işim uyandırmak milleti.
Söylediğim bu destanın kıymeti,
Bugün bilinmezse, yarın bilinir.

Bağlamayla ilk tanışması

İlkokul ve ortaokul yıllarında ailesine destek olmak için fındık bahçelerinde tarım işçisi olarak çalışmaya başladı. Alucra ve civar köylere gelen ozanları, aşıkları, destancıları dinledikçe içinde ozanlık aşkı doğdu. Bu esnada biriktirdiği harçlıklarıyla bir bağlama aldı. Kendi kendine saz çalmayı öğrenmeye çalıştı. 1964 yılında tüberküloz hastalığı nedeniyle hastaneye yattı. Tedavisi için parasını ödeme imkanı olmayınca hastane idaresi bağlamasına el koydu. Arif kenara attığı harçlıklarından bir bağlama daha aldı, hastane idaresi ona da el koydu. Yılmayan Arif bir bağlama daha aldı ama ona da hastane el koydu. Tedavisi bittiğinde hastanede üç tane bağlaması vardı.

Öğretmenlik Yılları

1970 yılında Ordu Perşembe öğretmen okulundan mezun oldu ve 1979 yılına Samsun iline bağlı kadar köy okullarında öğretmenlik ve müdürlük yaptı. Bu esnada gerek okulların gerekse Milli eğitim bakanlığının düzenlediği şiir yarışmalarına katılıp ismini duyurmaya başladı. 1974 yılında MHP'nin o zamanki genel başkanı Alparslan Türkeş ile tanıştı. O tarihten sonra vefatına kadar Alparslan Türkeş Ozan Arif'e hep evladım diye hitap etmiş, öz oğlu Yıldırım Tuğrul ve Ahmet Kutalmış'dan daha çok sevmiştir Arif'i. 1978 yılında MHP tarafından organize edilen bir gecede sahne alacağı sırada sahnede oturacağı sandalyenin altında bir bomba patlatıldı. 3 kişinin öldüğü, saldırıda Ozan Arif yaralanan 16 kişiden biriydi.

Gurbet yılları

1980 askeri darbesiyle beraber siyasi kimliği olan Zülfü Livaneli, Cem Karaca Melike Demirağ gibi birçok müzisyen haklarında açılan davalar nedeniyle avrupa'ya kaçtılar. Ozan Arif de onlardan birisiydi. Almanya'ya yerleşti ve orada çıkardığı albümler Türkiye'de el altından yüzbinlerce çoğaltılıp dağıtılıyordu. O yıllarda söylediği Vesselam şiir sanki daha bugün yazılmış gibidir. 11 yıl zorunlu gurbette yaşayan Ozan Arif 1991 yılında milletvekili genel seçimlerinde Samsun'dan milletvekili adayı gösterildi. Aynı günlerde hakkındaki tutuklama kararı kaldırıldı ve vatanına kavuştu. Vatanına kavuştuğunda ise 12 eylül darbesinin toplumun sosyo-kültürel olarak ne kadar bozulduğunu üzülerek gördü ve şu şiiri söyledi:

Aforoz Yılları

1991 yılından 1997 yılına kadar memleketin her köşesini dolaşıp salon toplantıları ve konserlerde sevdikleriyle buluşan Ozan Arif'in en mutlu yıllarıydı diyebiliriz. Ancak 1997 yılında Alparslan Türkeş'in vefatından sonra yeni oluşan MHP genel merkez yönetimiyle ilkesel bazda ters düşen Ozan Arif partiden aforoz edildi. Hatta onu dövmek üzere üniversiteli gençler gönderildi. Çok sevdiği partisinden aforoz yemiş olsa da gönüllerden aforoz edilemeyen Arif'in şiirlerini Gerek Esat Kabaklı, İsmail Türüt gibi sanatçılar, gerekse farklı partilere mensup milletvekilleri her yerde söylediler. Özellikle örgütle görüşmeler yapılan açılım sürecinde söylediği Kör müsün şiiri çok değerli mesajlar veriyor.

Burada CHP milletvekili Atilla Sertel'in Meclis kürsüsünden de okuduğu Vay efendim dış güçler şiirini paylaşmak isterim. Ozan Arif kendisini aforoz edenlerin açtığı polemiklerin içinde yer almamak için tekrar Almanya'ya yerleşti.

Son olarak 2018 yılında akciğer kanserinden dolayı Samsun 19 mayıs üniversitesi hastanesine tedavi için gelen Ozan Arif 2019 yılında bu hastanede vefat etti. Yurdun uçmağ olsun Ozanım.

Bugün Milli Duyguların Aşığı Ozan Arifin Doğum Günü
Bugün Milli Duyguların Aşığı Ozan Arif'in Doğum Günü
0
2
Görüşünü yaz
0Kız Görüşü
2Erkek Görüşü
Kapat

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor?

02
  • UDixon
    https://www.youtube.com/embed/Z_kRZSq1TVYGardaşım bu iman oldukça sende,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.
    Evel Allah, sonra senin sayende,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Allah`a kılınçlık yapmış bir ırkın,
    Bu dâvâ son şansı Müslüman-Türkün.
    Ey felek; tersine dönsede çarkın,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Duysun yedi iklim, duysun dört köşe!
    Bu imandır ziyâ veren güneşe,
    Bu imân kuzgunu kondurmaz leşe,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Fıransa, Belçika, Hollanda, oy… oy…
    Avusturya`yı da üzerine koy,
    Ülkü çiçekleri yetişmiş boy boy,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Almanya`yı nakış nakış işlemiş,
    İsviçre`yi git gör hep karışlamış,
    Bir haber var Libya`da da başlamış,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Avusturalya`da, İngiltere`de,
    Türk`ün bulunduğu her bir yörede,
    Sökülmez kök saldı bütün kürede,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Kim demiş ki dünya büyük yetmiyor,
    Dünya artık bu dâvâya yetmiyor,
    Vallahi üstüne güneş batmıyor,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Beş kıtada kaç bin ocak tütüyor,
    Kim bilir kaç milyon nabız atıyor,
    Çünkü temelinde nabız yatıyor,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Ülküdaşım; hicret denen göç budur.
    Bu dâvâ ki devlet budur, tac budur.
    Bizi böyle birleştiren güç budur.
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Küfür gıyabetinde, küfür kastında,
    Susma gardaş, ne kazandın sustun da?
    Evliyalar duası var üstünde,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Türkiye de bu dâvâyı görmemiş
    Köy kaldı mı hangi köye girmemiş?
    Bir vilâyet var mı şehit vermemiş?
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Anadolu adlı bahçeye varsan.
    Şehit çıkar şehit toprağı yarsan.
    Şehit kanı damlar bir yaprak kırsan,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Vatanında mahkûm edilse bile,
    Çok kalmadı Muhammedî menzile.
    Bunda da hayır var hele dur hele…
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Biz zindana evveldende düşerdik,
    Tabutluktan çıktık? Mamağa girdik.
    Güneş görmez zindanlarda yeşerdik,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Ülküdaşım hiç canını sıkma sen!
    Elem çekme, gam, kasefet çekme sen!
    Kara kara bulutlara bakma sen,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Zaten hep hilâlin kaderi budur.
    Arada önünde bulutlar durur.
    Bir rüzgâr esti mi hilal kurtulur,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Bin çiçek açıyor biri soldukça,
    Daha da gürleşir küfür yoldukça.
    Yer yüzünde tek ülkücü kaldıkça,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Değiş-tokuş olur bir gün külâhlar!
    Önünde eğilir bütün silâhlar.
    Senin gardaş senin nurlu sabahlar,
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ.

    Kâdir Mevlâm Başbuğ`umu sakla Sen!
    Çilesini bu Arif`e yükle Sen!
    Arif`in ömrünü Ona ekle Sen!
    Ölmez bu hareket, ölmez bu dâvâ
  • yanlizkurt8434
    Büyük şair milli şair mekanı cennet olsun

Kendi cinsiyetinde ilk görüşü sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!

YÜKLENİYOR...