Birilerinin imdadımıza yetişmesine en çok ihtiyaç duyduğumuz şu zamanda, büyük bir şairimizi anlatmak istiyorum size.
"Alçakta yüksekte yatan erenler, yetişin imdada aldı dert beni,
Başım alıp hangi yere gideyim, gittiğim yerlerde buldu dert beni."
Anadolu topraklarında yetişmiş bir büyük insan, nefes¹ türünde yazdığı şiirleri ile birçoğumuza nefes olmuş eşsiz bir kalem.
Pîr Sultan Abdal.

16. Yüzyılda Sivas'ın, Banaz köyünde yaşadığı rivayet edilir. Aleviler'in Yedi Ulu Ozan'ından² biridir. Yedi Ulu Ozan arasında bir de talebesi olan, kendisinin yetiştirdiği Kul Himmet de yer alır. Bir gün, ona da değineceğiz umarım. Pir Sultan Abdal'ın ölümü üzerine yaktığı ağıt ile anlatır bize, Pir'ine olan sevgisini, hürmetini...
"Dâyima Kul Himmet ider niyâzı,
Pir Sultan yolundan ayırma bizi,
Ol mahşer gününde isteriz sizi,
Muhammed önünde câr Hacı Bektaş." / Kul Himmet
Hayatına dair kesin denilebilecek bir bilgi yok aslında. Bazı araştırmacıların mahlasından yola çıkarak şiirlerini ve 16. yüzyılın genel durumunu inceleyerek yaptıkları yorumlar, çıkarımlar ile halk arasında anlatılanlardan ibarettir hakkında bilinenler. Hakkında söylenen çoğu söz "araştırmalara göre" kalıbı ile başlar.
Ancak araştırmalara mahal bırakmaz şiirleri, öyle ki, şiirlerini okuduğunuzda anlarsınız kim olduğunu, ne anlattığını, davasını, dünyasını. Zira gerçek bir halk şairidir, halk edebiyatından hiç kopmamış, inancını, tabiatı, davasını en anlaşılır dille aktarmayı her daim başarmıştır.
Bugün dahi dinlediğimiz bir çok türkü ona aittir, yazdığı şiirler 400 seneyi aşmış, günümüze ulaşmış ve bugün bizlere rehberlik etmektedir.
"Şu ellerin taşı hiç bana değmez,
İlle dostun gülü yareler beni."
Şiirlerinde en çok etkilendiği ismin, birçoğumuzun Şah İsmail olarak da tanıdığı, Hatâî olduğunu söyler konunun bilirkişileri, henüz bu yetkinlikte olamadığım için aktarmakla yetinmek durumundayım.
Zikredilen bir diğer isim ise "Kaygusuz Abdal", yani Alevi-Bektaşi edebiyatının kurucusu olarak kabul gören şair.
"Bana derler ki şeyatin
Senin yolunu azdırır
Ben şu zerrak sufilerden
Gayrı bir şeytan bilmezem" /Kaygusuz Abdal
Hakkında yapılan bir çok araştırma, yazılan bir çok kitap vardır. Ancak ölümüne dair de net bir bilgi yoktur. Bir çok rivayetler, öyküler anlatılır. Ben aralarından en gerçekçi bulduğumu, Pertev Naili Boratav'ın tespit ettiği hikayeyi aktarmak istiyorum.
Sofular köyünde yaşayan alelade bir insancık olan Hızır, kalkar ve Banaz'a, Pîr Sultan Abdal'ın dergahına gelir, müridi olur, "Bana himmet ver Pîrim, bir makamım olsun, büyük adam olayım." der.
Pîr Sultan, "Ulan Hızır," der, "ben sana dua ederim, olur da büyük adam olursun, paşa olursun, vezir olursun, sen gelir de beni asarsın."
Ama müsade eder, açar kapıları. Gider hızır Payitahta, İstanbul'a. Bir zaman sonra da Pîr'inin dediği gibi olur, vali olarak döner Sivas'a. Konağına davet eder Pîr'ini, ziyafet hazırlatır, saygısızcadır hareketi, ayağına çağırır Pîr Sultan'ı. Ancak yemeklerden yemeyi reddeder Pîr Sultan, halk sefalet içinde iken önüne serilen bu zenginlik kokan sofranın helal ile kurulacağına inanmaz çünkü.
"Bunları benim köpeklerim dahi yemez, onlar da bilir helali, haramı." der. Aktarılana göre hakikaten köpekler dahi yemez o yemekleri.
Paşanın zoruna gider bu hareketi, Pîr'im deyip davet ettiği insanı Toprakkale zindanına hapsettirir. Bir zaman sonra bir seçenek sunar Pîr Sultan'a. "İçinde şah sözcüğü geçmeyen üç şiir" ister ondan.
Pîr Sultan Abdal üç şiir okur Paşa'ya, her biri bir tokat gibidir.
Hızır Paşa bizi berdar etmeden,
Açılın kapılar Şah'a gidelim! ³
Vazgeçmez Şah-ı Merdan Ali'den⁴, dimdik durur Paşa'nın zulmünün karşısında.
Bu üç şiirden sonra, idam hükmünü verir Hızır Paşa.
Yürü bre Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır!
Bu acı günden sonra halk arasında birçok hikaye yayılır. Yine Boratav'ın aktardıklarından birisi, Pîr Sultan Abdal asıldıktan sonra hırkasının darağacında kaldığı, kendinin Sivas'ı dört farklı yönden terk ettiğidir.
Tek bildiğim, insanlığın böyle ruhlara her daim ihtiyaç duyduğu, onların ise bu manevi açlıklarımızı gidermek için her daim yanı başımızda olduğudur. Okuduğumuz her mısrasında kalbimizde sıcaklığını hissetmeye devam ederiz, etrafında toplandığımız ateştir her biri, her zaman korurlar bizi fani dünyanın soğuğundan.
Bu ateşin hiç sönmemesi dileği ile, okuyan yüreklerinize sağlık canlar, sağlıcakla kalın!
Notlar:
1 . https://www.turkedebiyati.org/nefes.html
2. https://hbvenstitu.nevsehir.edu.tr/tr/yedi-ulu-ozan
3. https://www.siir.gen.tr/siir/p/pir_sultan_abdal/acilin_kapilar_saha_gidelim.htm
4. Şahı Merdan Ali, islam Peygamberi Hz.Muhammed(s.a.v.)'in amcasının oğlu. Yanında büyümüştür, İslam dinini kabul eden ilk iki insandan biridir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer