Suları Islatamayan Şair Abdurrahim Karakoç
Kahraman Maraş'ın Elbistan ilçesinde doğup büyüyen şair ve yazar Abdurrahim Karakoç Suları Islatamadım adlı şiir kitabında aynı adlı şiiriyle ünlü olmuştu. Biraz da siyasi kimliğinden dolayı Şair Karakoç'u sadece belli bir siyasi tandansa sahip kesim bilirken Türkiye çok geç tanımıştır. Paspal giyiminden dolayı Çoban lakabıyla da anılan Abdurrahim Karakoç Osman Öztunç tarafından bestelenen Suları Islatamadım şiirinde şöyle der: Bu türküyü yakın zamanda kanseri yenen Gülay'ın sesinden paylaşıyorum.

Gelelim Mihriban'a
Mihriban şiirini Mersin'li ozan Musa Eroğlu beste yapana kadar neredeyse hiç kimse bilmiyordu. Musa Eroğlu beste yapınca bir anda bütün Türkiye'nin tanıdığı bir şair haline getirir Karakoç'u ve şiirini. Bu şiir gerçekten çok derin anlamlar taşıyan, dünya edebiyatında bir benzeri olmayan eşsiz bir örnektir. Mihriban Karakoç'u sever ama babası zorla başka biriyle evlendirir onu. Karakoç da bu şiiri o gönül yangını içinde kaleme alır. Meşhur şiirin sözlerine bir bakalım:

Aşkın Karşısında Üşüyen Alev
Dünyanın neresine giderseniz gidin aşk ve ateş kavramları birlikte kullanılır. Ateş hep yakıcılığıyla, sıcaklığıyla, can acıtan yanıyla anlatılır dünya edebiyatında. Ama Karakoç'da öyle bir aşk vardır ki gaz lambasının içinde titreyen alev Mühriban'ın aşkıyla üşümektedir. Dünyada Ateşin üşümesi gibi bir aşk tarifi yoktur. Yar deyince kalem elden düşüyor / Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor / Lambada titeyen alev üşüyor / Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban İşte büyük Ozan Musa Eroğlu'nun sesizden ve sazından Mihriban türküsü
Kimdir Mihriban?
Karakoç Mihriban'ı Şöyle Anlatır: Ne saçları sarıydı, ne de adı Mihriban'dı. Nedenini ise şöyle anlatır. Elbistan küçücük bir kasabadır. Sevdiğimi olduğu gibi tarif etseydim kimi anlattığım bilinirdi, o zaman da gelin olup gittiği evde huzur vermezlerdi. Ben onu öyle sevmiştim ki, şiirimde kimliğini değiştirerek yazdım. Kimliğini değiştirsem de aşkım değişmemişti. O bana mektuplar yazardı, bense oranın mahalli gazetesinde şiirler yazardım. El kızının evine mektup gider mi derdim diyor Karakoç.

Mihriban'dan Mektuplar Gelir. Birisi Tek Cümledir
Yukarıda da dediğim gibi Mihriban'dan mektuplar gelir Karakoç'a, o ise kıza mektup gönderemez, mahalli gazetede şiirler yazar. Mihriban bilir ki onlar Karakoç'un mektuplarıdır. Birgün yine Mihriban'dan bir mektup gelir. Mektup tek cümledir: Unutmak Kolay mı? Bu söz KarakoçUn ciğerine işler. Yüreği yanar, gözleri dolar. Kaleme sarılan Karakoç Mihriban için bir şiir daha yazar. Unutmak Kolay mı deme, unutursun Mihribanım. Bu şiire de yine büyük ozan Musa Eroğlu beste yapmıştır. Bu şiir Mihriban için yazdığı son şiirdir. Sonra oradan uzaklaşmak için Ankara 'ya yerleşir. Unutursun Mihriban türküsünü de Gülşen Kutlu'dan paylaşıyorum.

Son olarak Şiirin tamamını paylaşıyorum.Tamamı altı dörtlükten oluşan şiirin sadece üç kıtasını kullanıp beste yapmıştır Musa Eroğlu. Merak edenler için şiirin tamamı da buradadır:

Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer