Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGEN'le "Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü"

Fotoğrafları Konuşturan Öğretmen Niyazi GÜRGEN ile Bir Zamanlar Anadolu (T)Adında Fotoğraflarla Sohbet Ediyoruz.

................Anlatacak bir hikayesi olmalı insanın…............

Yazıya başlarken kıymetli öğretmen arkadaşım Esra hanıma katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum gerçekten sıkıştığım yerde hızlı ve güzel çözümler öneriyor onun katkılarıyla başlayalım....

Çok noktalı bir giriş oldu değil mi, öyle uzun bir öncesi var ki 3 sayfa noktalasak yeridir. Eğer anlatacak bir hikayeniz yoksa hayat size kendisini yaşatmamış demektir, acısıyla tatlısıyla eğer bu hayatı yaşayabilmişseniz bir hikayeniz ve hatta birçok hikayeleriniz vardır.

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Niyazi GÜRGEN hocamızı teknolojinin nimet kısmı ile tanıdım, elinde makinesi ile fotoğraflar çeken milyonlarca insandan birisi, elinize bir makine alıp manzaranın karşısına geçip 100 fotoğraf çekerseniz birisi mutlaka güzel çıkacaktır, bu bir yetenektir veya değildir belki ancak o çektiğiniz fotoğraf bizimle konuşmaya başlıyorsa o zaman sizde bir yetenek vardır.

İşte Niyazi hoca tamda böyle birisi o fotoğraf çekmiyor o fotoğrafı konuşturuyor, sadece konuşturmuyor fotoğrafa duygu yüklüyor. Bazen ağlatıyor, bazen geçmişe götürüyor, bazen geleceğe ışık tutuyor, güldürüyor, sevdiriyor. Öyle ki Niyazi hocam O “an”ı bizimle konuşturuyor.

Resimleri böyle konuşturan kişinin elbette kendisinin zamanla ve hayatla bir meselesi olması gerekir ki bu hal boşuna değildir, "iz bırakmak için iz sahibi olmak gerekir" dedim. Aslında o kokuyu hissederim ben dertli insanın derdinin kokusu gelir burnuma…Hayatın dertlisini çabuk bulurum.

Niyazi hocamın hikayesini de biraz öğrendim yazıya da bol noktalı başlamam aslında tamda bundan.

* Zorluklarla, imkansızlıklarla, mücadele ile büyümüş tırnakları ile emek emek yürümüş, okumuş öğretmen olmuş. Tokat /Erbaa doğumlu Ordu/Korgan’da öğretmen, bu iki ilçe birbirine yakın ve bir fotoğrafçı için adeta cennet bir iklim kendisi de bu fırsatı kaçırmamış ve ülkemizin her yerine gitmeye çalışarak Anadolu'yu “Bir Zamanlar Anadolu” adıyla belgeselleştirmeye başlamış, çok ta iyi etmiş.

Şimdi hem onun fotoğraflarından bazıları ile sohbet edeceğiz hem de Niyazi hocanın hikayesine ortak olacağız garanti veriyorum azıcık duygu sahibi olan herkesin boğazında bir düğüm, yüreğinde bir sevinç, yüzünde gülücük, gözlerinde umut bırakacak...

Hocam Hoş geldiniz ben hem sizi tanımak hem de fotoğraflarınızı konuşmak hatta fotoğraflarınızla sohbet etmek istiyorum, hepsini bir arada yapabileceğimize eminim hemen ilk fotoğrafımızla başlayalım zaten fotoğrafın ismi de “İLK FOTOĞRAF” neden ilk fotoğraf ve ilk fotoğraf deyince belki hikayenin de en başına gitmiş olacağız...

1-İlk Fotoğraf- Bitlis/Güroymak

Hocam diyor ki “ben küçükken hiç fotoğrafım olmadı, şimdi fotoğrafsız çocuk kalmasın istiyorum”

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Asker öğretmen olarak atama yerim Güroymak olduğunu öğrendiğimde hiç bir fikrim yoktu. Sadece yüzbaşının suyu ve çayı çok güzel dediğini hatırlıyorum. Haklı da çıktı. Yapım gereği bulunduğum çevreyi hep keşfetmek istemişimdir. tabi bu keşiflerime bir şekilde kalıcılık katmam gerekiyordu. Bunun da ancak fotoğraf ile mümkün olacağına karar vermiştim. 2017 yılının ocak ayında ilk fotoğraf makinemi almıştım. Nikon 5500 ve 18-55 kit lens.

Ev arkadaşım Recep ile her zamanki gibi çıkıp yürüyüş yapmaya karar vermiştik. Evin hemen yakınında eski bir mezarlık ve bir Kümbet bulunuyordu. Burası hep dikkatimi çekiyordu. Sonra yol üstünde kar topu oynayan iki çocuğa denk geldik. Onlardan sadece bana bir poz vermelerini istedim ve bu fotoğraf ortaya çıktı. Sosyal medya üzerinde çok beğenilen bu fotoğraf, benim gerçek anlamda fotoğraf diyebileceğim ilk fotoğrafımdı. Hiç çocukluk fotoğrafı olmayan bir fotoğrafçı için ise önemi gerçekten çok farklıydı.

” Bakışlarınızdan öperim çocuklar…” demiştim.)

2-Baba ve Oğul- Tokat/Erbaa

Bu fotoğrafı görünce gençliğim geliyor aklıma benimde oğlumla böyle bir fotoğrafım vardı, farkında mısınız bilmem ama o çocuk 70 yaşına geldiğinde bu fotoğrafa bakıp iç çekecek “babam” diyecek. Bu fotoğraf

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Ahmet’i bebekliğinden beri fotoğraflıyorum. Kapı komşumuz ve akrabamızdır. Bir nevi okul çağı gelene dek her anını fotoğraflamaya çalışıyorum. Gerçekten çok sevimli bir karakter ve Ahmet’in sosyal medyada bir çok hayranı var. Köyüme gelen fotoğrafçılar hemen onu fark edebiliyorlar. Fotoğraf makinesine de alışkın olduğundan hiç yabancılık çekmiyor. Bu fotoğrafı ise yine onlara ait olan eski bir araç içinde çektim. Babalar oğullarının ilk kahramanıdır her zaman. Ahmet ve babası tarlaya gitmeden önce böyle bir fotoğraf çektim. Yıllar sonra bu fotoğrafa Ahmet’in çocuklarıyla beraber baktığını düşünsenize?

3- Önce Güvenlik – Sivas/Hafik

Güvenlik özellikle iş güvenliği konusunda çok özel bir millet olduğumuz artık su götürmez bir gerçek.

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Burası Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Hafik Gölü. Bozkırın en güzel illerinden biri olan Sivas’ın doğa harikası yerlerinden biri. Buz üstünde balık tutan bir balıkçı oltasını suya bırakmış, nasibini bekliyor. Hemen sol köşede ise bir can simidi, sanki ”Önce Güvenlik” der gibi dikkat çekiyor. Önlemin hayatımızdaki önemini vurgulamak için çekmiştim bu kareyi. Elbette yine Anadolu dilinde bir kompozisyon ile.

4- Aile Olmak- Ordu/Korgan

Aile olmak gerçekten ne güzel şey bir baba olarak dünyada en mutlu olduğum zaman dilimi ailemle birlikte huzurlar ve sağlıkla nimetin etrafında buluşma anıdır, siz ne dersiniz?

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Elbette Aile olmak sözlerle anlatılacak bir duygu değildir. TRT Belgesel ’de bir belgeselde bir söz duymuştum… ” Ancak değişmeyen ve önemini yitirmeyen bir şey var: Aile olmak… ”

Tüm serisini izlediğim belgeseli hatırlatıyor bana bu fotoğraf. Sıcacık bir Anadolu evi, mütevazi bir yaşam ve mutluluk. Tıpkı çocukluğum gözlerimin önünde.

Ödüllü bir fotoğraftır.(İzmir Ticaret Borsası, Sağlıklı Beslenme Kategorisi 2.lik Ödülü ve 4 Mevsim Ordu Fotoğraf Yarışması Sergileme Ödülü)

Fotoğraftaki aile, okulumda çalışan Salih Abi ve ailesine ait. Misafirperverlikleri ve içtenlikleri için çok teşekkür ederim. Bir öğretmen olarak sadece okula gidip gelmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Mutlaka çevremizi keşfetmeli ve oraya uyum sağlamalıyız. Bu şekilde öğrencilerimizi daha yakından tanıyıp onlara daha faydalı olacağımızı düşünüyorum.

5-100+1 – Tokat/Erbaa

Çok anlamlı bir kare değil mi ama bir dede ve torununun çocuğu ya da diğer tabirle evladının torunu .Asırlık bir hatıra. Müthiş bir kare. Bizimle şakır şakır sohbet ediyor baksanıza neler söylüyor hocam.

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Bazı anlar vardır, öylece bakıp kalırız. Film gibi, sürükler. Bu fotoğraf da öyle ve benim baş yapıtlarımdan dediğim bir karedir.

Erbaa’nın kuzeyinde kalan, Karadeniz ile Erbaa arasına adeta bir set çeken Canik Dağları’ndayız. Her yer sıcaktan kavrulurken, rahmetli goca anamın (babaannem) köyü gürgen ağaçlarının arasında havasıyla huzur veriyordu.

Hemen yanımdaki çeşmede abdest alan Şükrü Dede ve karşımda pencereden bana gülümseyen bir bebek vardı. Daha sonra öğrendim ki bir akrabamın kızının oğluymuş. Dedenin de torunun oğlu.

Dede abdestini aldıktan sonra ağır ağır ilerleyerek evin yolunu tuttu ve pencerenin önüne bebeğin yanına oturdu. Onunla oynamaya başladı.

Bir anda kafamda sahne belirmişti. Fotoğraf makinem yanımda değildi ve mutlaka bunu çekmem lazım dedim. Koşturup arabadan makinemi aldım geldim.

Dede ile pencerede biraz muhabbet ettikten sonra ve bebekle biraz oynadıktan sonra fotoğrafı çekmeye karar verdim. Ortaya çıkan fotoğrafı görünce aslında hiç unutamayacağım bir fotoğraf çektiğimin farkında değildim. İşte bu diyebileceğim türdendi.

Neden mi? Çünkü, dede 100 yaşında, bebek 1 yaşındaydı… Bu yüzden fotoğrafın adını 100 + 1 koydum. Daha detaylı baktığımda fotoğrafa şunu fark ettim. Dedenin bulunduğu arka fon siyah, bebeğin bulduğu yeşil. Sanki şöyle diyor: İkisi de yaşama tek bir pencereden bakıyor. Fakat gençken hayat yemyeşil ve cıvıl cıvıl, yaşlanınca ise durgun, belirsiz bir karanlığa doğru yol alıyoruz.

Bu fotoğraf için ikisine de çok teşekkür ediyorum ve huzurlu yıllar diliyorum. Yine anladım ki, zaman durmuyor fakat fotoğraf işlevini iyi yapıyor.

6- Bekleyiş- Tokat/Reşadiye

Aslında bir hüzün görüyor gibi oluyorum belki de bir sevinç vardır.. Bekleyiş neden, neyi, nasıl, nerede...

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Her yerde bekleyiş var. Zamanın içinde, öncesinde, sonrasında ve hayatın her dönüm noktasında. Tokat / Reşadiye’nin güzel köylerinden Umurca’ya düşmüştü yolum. Çok şirin, küçük bir köydü. Küçücük gözleriyle içimizi ısıtan bu ninemiz harika bir fotoğraf ile zihnime kazındı. Tek başına yaşıyordu. Evi de kendi gibi çok şirindi. Penceresine yakışan güzellikle dışarı izliyordu. Belki de geride kalan ömrünü bir pencereden bir film gibi izliyordu.

-------------------------------------------------Sohbet Arası-------------------------------------------------

Biraz ara verelim bu arada size sohbete dahil etmediğim ama Niyazi GÜRGEN imzalı fotoğraf bırakıyorum bu fotoğrafın hikayesini de siz yazmak isterseniz instagram da fotoğrafın altına yorum olarak bırakın.

Bu gönderiyi Instagram'da görüntüleyin

7- Anadolu'da Sevginin Günü Yoktur- Ordu/Mesudiye/Zile Yaylası

Bu görsel sevgililer gününde elden ele dolaşıyordu çok beğenildi. Anadolu gerçekten her gün sevgi dolu değil mi? Benim köyüme çok yakın çok iyi bildiğim bir lokasyonda çekilmiş zaten yörenin kendisi buram buram sevgi kokar, değil mi hocam.

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Evet, sevgililer gününün en çok paylaşılan fotoğrafı olmuştu.

Nereden bakarsanız bakın, Anadolu’da yaşam gerçekten bambaşka. Aile olmak başta olmak üzere, sevginin, hoşgörünün ve daha nice güzel duygunun merkezi gibi.

Mesudiye yaylalarına fotoğraf çekmek için gitmiştim. Bahar yeni gelmişti henüz bu güzel yaylalara. Yüksek bir tepeden Zile Obası’nı izliyordum. Dikkatimi iki insan çekti. Aşağılarda çalışan bir çift gördüm ve tanışmak için obaya inmeye karar verdim.

Çiçekler içinde bir yayla hayal edin, tüm güzel kokular birbirine karışmıştı. Ayrıca her yerden inek ve kuzu sesleri yükseliyordu. Eskimiş ahşap yayla evlerinin arasından bu güzel insanları görebiliyordum. Bahçeye bir şeyler dikiyorlardı.

Onlar da beni görmüştü. Necmettin Hocam ile bahçeye doğru yanaştık. Selamımı verdim kolay gelsin, bereketli olsun dedim. Kendimi tanıttım.

Uzun bir muhabbetin ardından bir sürü fotoğraf çektim. Papatyalar her yerdeydi, bu fotoğrafa en çok yakışan çiçekti. Teknik açıdan istediğim olmadı ama sıcaklığı yetiyordu.

Kara lahana dikiyorlardı, emek ile beraberce. Amcaya kasketinin çok güzel olduğunu söyledim. Yenisinin diğer evinde olduğunu söyledi, gönlü bol insan yanında olsa hediye edecekti.

Bazen kendime çok kızıyorum, uzun zaman oldu bu yaylaya gitmeyeli. O güzel insanları inşallah bu baharda tekrar ziyaret edeceğim. Bu güzel fotoğrafları da hediye etmek istiyorum.

8-Anadolu Yakışıklıları- Şanlıurfa/Harran

Belki bu çocuklar 50 sene sonra devlet başkanı ya da büyük bir bilim adamı olacaklar belki büyük şirketlerin sahibi olacaklar ama böyle orijinal bir gülüşü böyle içten bir mutluluğu da belki bir daha göremeyecekler, ne dersiniz?

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Bir akşamüstü Harran’da Şuayip Şehri harabelerinde rastlamıştım bu çocuklara. Toz toprak içinde oynayan ama neşelerini de toza toprağa katan çocuklardı bunlar. ‘’Üç Kafadar’’ koymuştum ben de bu fotoğrafın adını, sizin de dediğiniz gibi kim bilir, belki de güzel günler onların gülüşünde saklıdır. Eminim ki bu günleri onlar da arayacaktır. Belki de bir gün önemli bir şahsiyet olunca, kitabımda kendi fotoğraflarını görünce çok farklı bir duyguyla karşılayacaklar bu durumu. Umarım gelecekleri de gülüşleri gibi güzel olur.

9-Cansız Ders- Tokat/Erbaa

Malum gündem hep canlı dersler ama hocam diyor ki “çocukların gözlerine bakamıyorsam o ders canlı değildir”

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Covid-19 adını ilk duyduğum zamanlar hayretle yaşananları takip ediyordum. Bir takım haberler vardı ama henüz dünya ne olduğunu bilmiyordu. Sosyal medyada çıkan haberlere sağlık örgütü bile pek inanmıyordu. Sonunda korkulan oldu.

Nitekim ocak 2020 sonlarında Dünya Sağlık Örgütü, bunun bir pandemi olduğunu kabul etti. Onlar bu kararı verdiğinde virüs zaten dünyaya yayılmıştı. Ben kesinlikle eminim ki, Dünya Sağlık Örgütü içinde bu virüsle bağlantılı kişi veya kişiler mevcut. Sanki bazı güçler bu virüsün gerçekten yayılmasını istemişti.

Virüs her sektörü vurdu, tüm yaşamları etkiledi, binlerce can aldı. Yaşam tarzımız değişti ve istemesek de buna uymak zorunda kaldık. Virüsün üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bitecek gibi de durmuyor. Çünkü sürekli mutasyon haberlerine maruz kalır olduk. İlaç şirketleri ise aşı yarışına devam ediyor. Pazar büyük… !

Salgının en çok etkilediği alanlardan biri ise kuşkusuz eğitimdi. Ne olacaktı onca öğrenci ? Her şeye rağmen ülkemiz gerçekten bu konuda başarılı bir sistem yürüttü. Buna inanıyorum. Fakat sanki içimden öğretmenliği çekip aldılar bu süreçte. Canlı ders kavramı artık benim için cansız bir ders kavramı haline geldi.

Gözlerine bakmadan bir öğrenciye nasıl, ne anlatabilirdim? Onlarla şakalaşmadan, okul koridorlarını arşınlamadan, sınıf manzaramdan dışarı bakmadan nasıl olacaktı bu işler? İmkansızlıkları hesaba hiç katmıyorum da. Tek dileğim bu sürecin hemen bitip, okulların neşeyle açılması. Bunu tüm kalbimle istiyorum.

Bu fotoğrafı kendi köyümde çektim. İki güzel kızımız eski duvar halıları ile süslenmiş bir Anadolu evinin odasını paylaşıyor, birisi kitap okuyor birisi canlı derste. ” Dersi böldün, dikkat dağıttın hocam.” dediğinizi duyar gibiyim fakat bu ders sonra sadece bir fotoğraf çekme oyunuydu. O yüzden bu fotoğrafa ” cansız ders ” ismini verdim.

Tüm zor zamanların geride kalması dileğiyle…

10- Bir Ömürlük Yollar -Ordu/Korgan

Ömür bir yol, yürünür biter de yol arkadaşın varsa, hele de yol arkadaşın güzelse hayat çok daha güzel yol çok daha güzel.

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Yollar herkes için farklı bir şey ifade eder. Kavuşma, ayrılık, uzaklık, mesafe ve hasret gibi. İstediğimiz ne ise onu çağrıştırır. Bazen de yol, sadece yoldur.

Bu fotoğrafı Korgan’da Çayırkent yolu ile Niksar yolu bağlantısında çektim. Karı kocaydı belki tam emin değilim ama bir yolda iki ömrün birleşmesine tanıklık ettim sanki. O yüzden ömürlük yollar dedim.

11-Ömür Bir An- Ordu/Mesudiye/Yeşilce

Hocam her fotoğrafa isim vermiş ama buna vermemiş buna da ben isim verdim. Daha önce sık sık paylaştığım şirin bir kasaba Yeşilce ama bu fotoğrafın hikayesi ne yeşile ne kırmızıya ne siyaha sığar gelin hikayesini hocamdan dinleyelim, zira ben ilk okuduğumda uzun süre etkisinde kalmıştım ne güzel bir an...ömür bir an...

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGENle Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü

Beni de hep derinden etkileyen bir fotoğraftır. Sene 2017... Bir Ekim Günü... '' Napıon Anacım, iyi misin? '' dedim...

'' Hoş geldin kuzum, odun kesiyorum! '' dedi...

'' Ver anacım baltayı ben hepsini keserim '' dedim. Neyse odunları kestim, taşıdım o sırada muhabbet ettik.

Çeşme başındakilere seslendi: '' Ben oğul buldum bi tane '' diye. Bi tarafının felçli olduğunu da söyledi, yürümekte güçlük çekiyordu ama şikayet etmedi... '' Bir hatıra fotoğrafı çekeyim mi? '' dedim...

Ağlamaya başladı... Hiç durmadan... İçten içe... Ama dimdik durdu...

Tıpkı Anadolu gibi, asil... "

Aylar sonra ziyarete gittim o hatıra fotoğrafı vermek için ve duydum ki... Mekanın cennet olsun güzel ninem...

Son olarak böyle bir çalışmada bana ve eserlerime yer verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Ömrüm yettiğince Anadolu’nun bu güzelliklerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Her zaman dediğim gibi ‘’ Anadolu’yu iyi tanıyın… Yüreğiniz gülecek"

Bu gönderiyi Instagram'da görüntüleyin

Gördüğünüz gibi Niyazi Hocam fotoğraflara duygu yükleyip onları konuşturmakta pek mahir, söze başlarken dediğim gibi güzel fotoğraf çekmek başka fotoğrafa duygu yüklemek başka bir yetenek ikisi bir arada olduğunda ortaya çok başka bir sonuç çıkıyor.

Kendisine teklifime gösterdiği nezaket ve anlayış için teşekkür ederim. Gerçekten çok içme sinen harika bir tanışma ve çalışma oldu inşallah memlekete gittiğimde kendisi ile bir çay içip hayata dair güzel bir sohbet gerçekleştirmek nasip olur. Sizlerde kendisine merak ettiklerinizi sorabilirsiniz. Gerçekten yardımcı olmayı çok sever has bir Anadolu Beyefendisi olduğunu göreceksiniz.

Niyazi Hocam ve fotoğraflarını takip etmenizi öneriyorum gerçekten her çalışması ayrı hikaye, başka hikayelerde görüşmek üzere....

Niyazi GÜRGEN

Kişisel Web Sitesi : https://www.niyazigurgen.com/

İnstagram sayfası: https://www.instagram.com/niyazi_gurgen/

Photocup : https://www.photocup.com/u/niyazigurgen/profile

#fotoğraf

#niyazigürgen

#mehmetyazıyor

#birzamanlaranadolu

Dipnot: KS bu kadar farklı bir konuya şaşırdı bana konu başlığı öneremedi:)))

Fotoğraf Sanatçısı Niyazi GÜRGEN'le "Bir Fotoğraf Bir Yaşam Öyküsü"
Cevapla