Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Şifahane Medresesi veya 2. Beyazıt Külliyesi

Şifahane Medresesinin Tunca Nehrine vuran şavkı
Şifahane Medresesinin Tunca Nehrine vuran şavkı

Önce 2. Beyazıt'ı kısaca tanımak gerekir.

2. Beyazıt külliyesindeki caminin içinden bir görüntü
2. Beyazıt külliyesindeki caminin içinden bir görüntü

Bayezid Fatih Sultan Mehmet'in 2 oğlundan büyük olanıdır. Diğer kardeşi Cem Sultan'dır. Bayezid ismi Arapça Eba Yezid yani Yezid'in babası demektir. Türkler Yezid isminden hoşlanmadığı için Bayezid ismini kullanmayı pek sevmezler ve Beyazıt olarak kullanırlar. Babasının saltanatı boyunca Amasya valisi olarak görev yapmış ancak savaştan hoşlanmayan, daha çok bilim ve sanatla vakit geçiren birisidir.

Külliyenin mermer ve taş işçiliği sanat şaheserleridir.
Külliyenin mermer ve taş işçiliği sanat şaheserleridir.

Arapça ve Farsçaya ilave olarak Çağatay Türkçesini ve Uygur Türkçesini de öğrenmiştir. 18 harfli Uygur alfabesine mükemmel derecede hakimdir. 1481 yılında babası Fatih'in vefatı üzerine Amasya'dan İstanbul'a kardeşi Cem'den önce ulaşmış ve tahtı ele geçirmiştir.

2. Beyazıt Edirne'yi daha çok seviyor

Şifahane medresesinin genel görünümü
Şifahane medresesinin genel görünümü

Fatih'in oğlu Edirne'yi İstanbul'dan daha çok seven biriydi ve padişahlığı süresince İstanbul'dan çok Edirne'de yaşamıştı. Şifahane medresesini yaptıran Beyazıt burayı zamanının dünya çapında en önemli tıp fakültelerinden biri haline getirmiştir. Kanuni Sultan Süleyman'ın medreselerden (O zamanki şartlarda medrese üniversitedir) pozitif bilimleri kaldırıp sadece din eğitimi verilen yerler haline getirmesine kadar da bu yönüyle bilinir.

Şifahane medresesinde gün boyunca insanın ruhunu dinlendiren müzikler çalan müzisyenler vardı
Şifahane medresesinde gün boyunca insanın ruhunu dinlendiren müzikler çalan müzisyenler vardı

Meriç köprüsü, Saraçhane köprüsü gibi bugün de halen ayakta olan eserler onun zamanında yapılmıştır. Yine o dönemde Edirne'de yaşayan Yahudiler için bir de sinagog yaptırmıştır.

Şifahane Medresesi

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Şifahane Medresesinin inşaatına 1484 yılında başlanmış ve 1488 yılında tamamlanmıştır. İçinde bir cami, öğrenci yurtları, yemekhaneler, laboratuvarlar, ameliyathaneler ve müderrislerin (Profesör) özel odalarının bulunduğu içerisi fıskiyelerle, ağaçlar ve çiçeklerle donatılmış büyük bir avlu etrafında toplanmıştır.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Farmakoloji, cerrahi tıp bilimleri, psikiyatri, kadın hastalıkları ve doğum alanlarında büyük ün yapan Şifahane medresesinde o zamanın minyatür resim sanatıyla yapılmış eğitim görselleri de vardır. Müzeyi gezenler bol miktarda cerrahi el aleti ve minyatürlerle oluşturulmuş eğitim görsellerini görebilirler.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Anfi tipi ilk ameliyathane

İnternette görselini bulamadım ama gidenler mutlaka göreceklerdir. Burada öğrencilerin ameliyatları görerek eğitim alması için geliştirilmiş amfi şeklinde bir ameliyathane vardır. Müderrisler ameliyat yaparken öğrenciler yukarıdan ameliyatı izlemektedirler.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Su sesi ve müzikle psikiyatri tedavisi

Şifahane medresesi Tunca nehrinin kıyısına kurulmuştur. Nehirdeki suyun akış gücünü kullanarak avlular ve medresenin içinde fıskiyeler yapılmıştır. Gerek müzikle, gerekse su sesiyle psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalara sakinleştirme ve yatıştırma terapileri uygulanıyordu. Tedavi amaçlı müziğin dışında gün boyu sürekli olarak da insanların ruhunu dinlendirecek müzikler çalınmaktaydı.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

50'lik medrese

Şifahane medresesinin bir adı da 50'lik medresedir. Bu medreseye yılda sadece 20 öğrenci kabul edilmekteydi ve bu öğrenciler de sıkı bir sınavdan sonra alınıyordu. Sadrazamın oğlu, seraskerin yeğeni gibi torpiller geçmiyordu.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Sınavı geçip okula kabul edilen öğrencilerin bütün masrafları devlet tarafından karşılanıyor ve her öğrenciye de aylık 2 Osmanlı altını (Sultani) harçlık veriliyordu. Tıp fakültesini bitirip akademisyen olmak isteyen bugünkü manada asistanların ise aylık 7 Osmanlı altını maaşı vardı.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

Bu rakamlar akademik basamaklara göre artıyor ve müderris (Profesör) maaşı 50 altın yapıyordu. Bu para o zaman için bir servet değerindeydi ve profesöre işine bak, ben seni paraya doyururum mesajı verirken diğer akademik personele de siz de çalışıp başarılı olun, siz de bu parayı kazanın mesajı veriyordu.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum

1 Sultani altını 60 gümüş akçe yapıyordu, bir gümüş akçe 4 gümüş mangır, bir mangır da 5 bakır para yapıyordu. Maalesef ki Kanuni Sultan Süleyman'ın çevresini saran akbabalar O zamana kadar dünyanın en iyi üniversiteleri olabilecek fizik, askeri mühendislik, mimari, baytarlık, tıbbiye, botanik, matematik, astronomi gibi birçok alanda eğitim veren medreselerden pozitif bilimler kaldırılarak sadece din eğitimi verilen yerler haline getirilmiştir.

Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum
Edirne Şifahane Medresesini Anlatıyorum
Cevapla