Ben sizlere bu yazımda dünyanın en tanınmış, en deneyimli, işinde üstad şairlerinden bir tanesi.
Şairimizin misyonu çok kuvvetli, yaşı o kadar engin ki kimse ondan böyle bir çılgınlık yapabileceğini düşünmüyordu bile. Ama AŞK fırtınası çoktan onun kalbini esir almıştı bu dik başlı ve yaşlı Almanın. Hayatının son demlerinde çaresizlik içerisinde kıvranıp durdu.
Yılların ona vermiş olduğu engin deneyimleri, hayatta bakış açısı, yıllar boyunca biriktirmiş olduğu tecrübeleri bir anda yok olup gitmişti. Ve ne yazık ki sanki dünyasını kaybetmiş, kendisini kaybetmiş gibi çaresiz hissediyordu.

Hayatının her döneminde aşkı yaşayan, tutkulu kara sevdasının kollarında nerede ise ömrünü tüketti. Ve hayatı boyunca 19 kere aşık olduğunu da ifade etmiştir.
Ancak öyle birşey olur onu serseme çeviri, hayattan koparır. Bunun tek sebebi ise karşılık alamadığı son AŞKı'dır.
Şimdi gelin bu karşılıksız aşk öyküsü için kültürün, şiirirn, edebiyatın, sinema ve sanatın şehri olarak kabul edilen Marienbad'a doğru bir yolculuk yapalım.
Mariánské Lážne veya bilinen eski adıyla, Marienbad.Çek Cumhuriyeti’nin batısında, Karlovarskı Kraj ilinin Cheb ilçesine bağlı şirin mi şirin bir kasaba. Kaplıca ve ormanları ile ünlü bir kent burası.

Suyun, suyla gelen kültürün, sevinç ve acının, aşk ve ızdırâbın, şiir ve edebiyatın, sinema ve san’atın şehri. Krallar, edipler, şairler gören şehir, Mariánské Lážne. Tarihe geçen aşkların yaşandığı, tarihe geçen şiirlerin yazıldığı, tarihe geçen mektupların kaleme alındığı, tarihe geçen filmlerin çevrildiği kent, Marienbad.
Kralları, yazarları ve şairleri başta olmak üzere dünyanın en ünlü isimlerine de yoldaşlık etmiş bir şehirdir.
Alman edebiyatını en büyük isimlerinden biri olan ve Frankfurt kentinin yetiştirdiği en büyük şairi olan Johann Wolfgang von Goethe (1749 – 1832), hayatının en önemli olayını bu kentte, Marienbad’da yaşamıştır. Marienbad ise en trajik olayını, Goethe ile.

Goethe hayatının son demlerini yaşarken trajik olan aşkını burada yaşamıştır. Tüm çevresi Goethe'nin öleceğini düşündükleri bir anda aniden iyileşme gösterir. 1821 yılının yaz ayında kaplıca kenti olan Marienbad'a gelir. Burası ona o kadar iyi gelmiştir ki sanki yeniden doğmuş gibi bir anda iyileşi verir. O sırada Goethe 72 yaşındadır.
Goethe, geldiği bu kentte 17 yaşında dünyalar güzeli Ulrike von Levetzow tanışır ve ona aşık olur. Dünya çapında üne sahip olan Goethe'nın gözü aşktan öylesine kararır ki kariyerini, saygınlığını hiçe sayar. Ve torunu yaşındaki bir kıza, 17 yaşındaki Ulrike'ye gönlünü kaptırır. O kadar aşıktır ki, yıllardır unutmuş olduğu bu duyguyu ile yaşlı adam gençleşir. Goethe öyle aşıktır ki, bu aşk onu yakıp yıkmaktadır. Gecelerini, yanlızlığını ve tüm yaşantısını ızdıraba dönüşmüştür. Tüm kariyerinin ve saygınlığının yok olması pahasına hatta saygı ile anılırken herkesin lanetleyeceği bir insan durumuna düşme pahasına sevmiştir.

Bu aşkın garip olan yönü aradaki 55 yaş farkının olmasından da ibaret değildir aslında. Goethe'nin torunu yaşındaki bir kıza aşık olmasından da ilginçtir. Ulrike, Goethe'nin 15 yıl önce aşık olduğu kadının kızı olmasıdır. 15 yılönce, 1806 yılında evli bir kadına aşık olmuştur. Aşık olduğu evli kadının o dönemde kucağında iki yaşında bir kız çocuğu vardır. İşte Goethe eski aşık olduğu kadının kucağındaki o küçük kıza aşık olmuştur.

Goethe bu şehirde iki yıl kalır. Bu süre zarfında bu kız için yanıp tutuşur. Marienbad şehri onun aşk sarhoşluğunun en önemli şahidi olmuştur. Ve artık dayanamaz ve kızla evlenmeye karar verir. 1823 yılında Goethe 74, Ulrike ise 19 yaşındadır. Doktorundan da izin alarak, Saksonya dükü aracılığı ile Ulrike'yi isterler. Ama ne yazık ki, Ulrike'nin annesi, eski aşkı Amalie bu teklife karşı çıkar ve kızını vermez. Goethe defalarca yinelediği teklifine her defasında olumsuz yanıt alır.
Goethe umudunu yitirmiştir. Aşkına karşılık bulamamış ve tüm halkın diline düşmüştü. Sevdasına karşılık alamadığını düşündüğü için şehirden bir daha dönmemek üzere ayrılmaya karar verir . Tam şehirden ayrılmak üzere iken Ulrike kendisini yolcu etmeye gelir. Sevdiği kız, ona veda etmek için gelmiştir. Genç kız yaklaşır ve Goethe'yi öper. Kızın bu hareketi içindeki ateşi daha da körükler. Ama bu öpücük, bir kızın sevgilisini öpmesi midir, yoksa bir çocuğun babasını öpmesi mi? Goethe bunu anlayamaz. Bunu anlayamamış olmak Goethe'yi daha da kahreder. İhtiyarın aklı ve duyguları öyle bir savaş içindedir ki, kim kazanırsa kazansın, Goethe kaybedecektir.

Goethe, Marienbad'dan Weimar'a dönerken, hep bu öpücüğü düşünür durur. Düşündükçe de içindeki acı daha da depreşir. Dönüş yolunda yoğun duygular içinde iken, en ünlü şiirlerinden biri olan “Marienbader Elegie” (Marienbad Elejisi; Marienbad Ağıdı) adlı şiirini yazar. Ömrünün sonuna kadar da bir daha Marienbad'a uğramaz.

Dönüş yolunda yazdıklarını Weimar'a varır varmaz tekrar gözden geçirir. Günlerce odadan çıkmaz. Şiirini tamamladığında tekrar hastalanır ve yatağa düşer. Son aşkı, ölümsüz meyvesini sunmuştu ona.
Susturmuş olduğu aklı, sevdası, kavuşamayacağını bildiği aşkının acısını bırakır. Kaygılar ve tutkular içinde kıvranır Goethe. Yaşadığı inişli çıkışlı yoğun duygu fırtınası, ona en ünlü şiirlerinden biri olan Marienbad Ağıdı olarak geri döner.
Ondan sonraki yıllarını hep düşünceler ve acılar içinde geçiri. Yaşadığı kayıplar sonucunda daha da çöker ve 22 Mart 1832 yılında yaşadığı şehir olan Weimar'da ölür.
Goethe avukat olan babasından disiplini, ideali uğruna savaşma isteğini ve azmini almış. Annesinde ince ruhu, hayal kurma yeteneğini almıştır. Tüm bu yeteneklerin bir araya gelmesi çok büyük bir yazar olmayı başarmıştır. Kendisi hukuk mezunudur ama gönlünü edebiyata kaptırmıştır. Doğu edebiyatı ilgi alanıdır. O dönem Mevlana'dan çok etkilenir ve pek çok esere de imzasını atar. Şiirleri, detanları,dramaları, roman ve öyküleri, estetik ve felsefe çalışmaları, doğa bilimi ve otobiyografik çalışmaları ile yaşadığı dönemde damgasını vurur. Toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, hayatı doya doya yaşamaya sonuna kadar inanır.
Son sözleri Goethe’ye, aşk dolu kalbinden süzülen ünlü şiiri Marienbed Ağıdı’ndan minik bir bölüme vermek istedim.
"Artık ne bekleyebilirim, yeniden
Buluşsam da o gonca çiçekten
Cennet ve cehennem seni bekliyor
Duygular kararsızlık dalgalarında sarsılırken,
Bitsin bu kuşkular artık! İşte gök kapında
Kaldırıyor yerden seni kollarıyla.’’
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 