Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Herkese selam ballı çörekler, nasılsınız bakalım?

Umarım herkes iyidir malûm ülke olarak oldukça zor günlerden geçiyoruz. Bir yecücle mecüc kaldı görmediğimiz galiba..

Bu ay böyle bir Bence paylaşmayı düşünmüyordum aslında çünkü verimli bir ay olmadı benim için. Çok az okuyabildim, çok az sakin kalabildim, işimi bıraktım, küçük bir kaza atlattım vs vs ben de kendi kıyametimi yaşadım gibi bir durum oldu yani :D Neyse en azından okuduklarımı paylaşayım gelenek bozulmasın istedim, umarım faydası olur :)

1. Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Sanırım ben dünyaya Zweig savunucusu olmak için gelmişim yine muh te şem bir eserdi çünkü :D Zweig'in bir inanç çerçevesinde yazdığı ve benim ondan bu konuda okuduğum ikinci kitabı. İlki Gömülü Şamdan isimli kitabıydı. O kitabı bütünüyle inanç sistemi üzerine işlenmiş ancak bu eserinde inanç, aşk, toplumsal kaygılar iç içe işlenmiş. Aslında kitapta başka hikayeler de var. Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor, Üçüncü Güvercinin Hikâyesi ve Ölümsüz Kardeşin Gözleri. Bu üç hikaye de birbirinden eşsiz ve doyurucu. Özellikle Peygamberlerimizin hayatlarına başka inançtan birinin gözleriyle bakmak, onlardan dinlemek ve onların da andığını görmek bence çok güzel...

2. Martı Jonathan Livingston

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Bizim yaşamımızı hayvanlar üzerinden anlatan eserler çoğu kişiye sıkıcı gelse de ben daha çok keyif alarak okuyorum; tıpkı Hayvan Çiftliği gibi. Tabii bu benzetme konularına yönelik değil sadece işleniş açısından söylüyorum. Martı Jonathan Livingston herkesin içindeki o duygusal kişilik bence. Ben çok sevdim ve sarıp sarmalamak istedim. O, bu topluluğa ayak uydurmadığı ve özgürlüğünün peşinden gittiği için dışlanan ama özgürlüğünden vazgeçmeyen, kendisini dışlayanlara inat diğerlerini özgürleştirmek için geri dönen bir birey, bir lider. Böyle baş kaldırışları severim -ucunda ne olursa olsun- diyenlerdenim.

3. Cimri

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Aslında tiyatro metni okumayı sevmem ama büyük bir keyifle okudum her sayfasını :) Çok keyifli, çok eğlenceli, mizahı iyi bir oyun. Zaten hacmi oldukça küçük, bir - iki kahve arasında okuyup bitirebileceğiniz cinsten bir eser. Sürekli ders ya da iş düşündüğünüz yahut ard arda klasikleri okuduğunuz bir dönemden çıktıysanız alıp kafanızı dağıtabilir, zihninizi boşaltabilirsiniz. Umarım sahnede de izleyebilirim bir gün. :)

4. Kızıl

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Tanıştırayım, İş Bankası'nın yeni sayılabilecek bir jesti: Kızıl :)

Her Zweig eseri gibi bu da mükemmeldi. Spoiler vermeden kısacak konusuna değinmek istiyorum, çünkü sitede kitaptakine benzer karakterde çok üyeye rastlıyorum umarım onlar da bu Bence'ye rastlar ve kitabı keşfetmiş olurlar :)

Kitap, 17 yaşında bir gencin yâni Berger'in, tıp fakültesinde okumak için Viyana'ya gelmesiyle başlıyor. Berger kendisini ezik, güçsüz ve değersiz hisseden biri. Bunu hemen kitabın ilk sayfalarında görüyorsunuz. Hem ruhen hem de bedenen kendisinde gördüğü bu zayıflık hissi onu ele geçirmiş durumda. Her neyse Berger'in okumak için geldiği bu yeni yerde yalnızca iki komşusu oluyor. Biri yaşlı kimsesiz bir ev sahibesiyle onun küçük kızı, diğeri ise ''huku kokuyorum'' diyen cinsten kaba saba, güçlü bir taze avukat. Berger bu iri yarı ve çete lideri avukat karşısında kendisini iyice ezik buluyor ve bu buhrandan kurtulamıyor. Bir süre sonra ev sahibinin küçük kızının Kızıl adı verilen ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğreniyor ve o an aslında sadece kendisini düşünüp durduğunu, bu zayıflığı yüzünden çevresinde olup biten hiçbir şeyi fark edemediğini görüyor ve tıp okuyan biri olarak yanı başındaki hastadan çok utanıyor. Ona olan borcunu ödemek için gece gündüz onunla ilgilenmeye başlıyor.. Gerisi sizde :) ;)

5. Efsuncu Baba

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!

Hüseyin Rahmi bugün yaşasa eminim ülkenin soluk borusu olurdu :D Tüm derdinizden tasanızdan uzaklaştıran, zihninizi bütünüyle kendi eseri üzerinde toplayabilen gerçek ve eşsiz bir yazar. Bunun özellikle Gulyabani kitabını vurgulayarak söylemek istiyorum. Biliyorsunuz hepimizin sevdiği Süt Kardeşler filmi Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani eserinden çıkmadır. Kitap elbette filmden çok farklı; çok daha keyifli, komik, yer yer ürkütücü ve yazarın hayâl dünyasını ayakta alkışlatacak cinsten. İşte bu kitabı da yine çok keyifli, gülümsemesi bedava bir kitap :) Tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi toplumsal sorunlar, batıl inançlar gibi birçok konuyu alt metin yaparak işlemiş ve MÜKEMMEL olmuş...

Yazarın evini gidip görmenizi de tavsiye ederim ayrıca. Şu an müze halinde ve gezilebiliyor. Evin hem içi hem dışı muazzam. Ayrıca yatak odasındaki dantellerle kaplı camekanda göreceğiniz tüm tığ işlemeler yazarın kendisine ait :D

Evi Heybeliada'da

Adanın en tepesindeki ev
Adanın en tepesindeki ev

Saygılar şelale, öpüldünüz #mekanınsahibinil

Umarım beğenirsiniz <3

Eveeeet minnoş kitap kurtları bu aylık benden (maalesef) bu kadar.. :( gelecek ayın benim için daha verimli olmasını dileyin lütfen :)

Ocak Ayında Okuduğum Kitapları Sizlerle Paylaşıyorum!
Cevapla