KizlarSoruyor sitesinin editörleri nasıl olmalı? Ne yaparlarsa siteye ve okuyucuya daha fazla katkı sağlarlar? Nelere dikkat etmeleri gerekiyor? Şimdi, bunları açıklayacağım.
Editör dediğime bakmayın aslında yazı yazan, edebiyata ilgi duyan, bir şeyler karalamayı seven herkesi kast ediyorum.

Türkçeyi doğru kullanmalıyız.

Bu oldukça kapsamlı bir şey. En önemli husus kelimeleri doğru yazmak ve cümlenin ögelerini düzgünce yerleştirmek. Böylece hem güzel bir görüntü oluşur hem de yazı okunaklı bir hale bürünür.
Bazı sözcükler sıkça yanlış yazılır. (herkez>herkes, herşey>her şey gibi) Emin olamadığınız zaman yazım kılavuzlarına ve sözlüklere başvurun. Eğer üşeniyorsanız bu siteye girin. Vikisözlük Sitede sadece kelimelerin doğru yazılışları ve anlamları değil deyimler ve atasözleri de mevcut.
-De -Da -Ki -Mi eklerinin yazımına özen gösterin. -Mi hariç tüm ekler bazen ayrı bazen bitişik yazılır. İlk başta karıştırabilirsiniz ama doğru yazımlarına okudukça ve yazdıkça alışacaksınız.
Kelimeleri ise hem doğru yazmalı hem de doğru yerde kullanmalıyız. Örneğin şu cümle tamamen hatalı: Senin yüzünden mutlu oldum. Doğrusu: Senin sayende mutlu oldum.
Okullarda öğretilen ama çabucak unutulan konulardan birisi 'anlatım bozuklukları'. Eğer hata yapmak istemiyorsanız bu konuyu iyice öğrenmelisiniz.
Deyimleri ve atasözlerini gerçek anlamlarında kullanmalısınız yoksa yazınız çok saçma görünebilir. Bazı deyimlerin anlamları yanlış biliniyor, dikkatli olmanızda fayda var.
Ben katı bir Öz Türkçe savunucusu değilim. Yazıların daha akıcı ve hoş durması için yabancı kökenli sözcüklerin de kullanılmasını onaylıyorum. Lakin dilimizi korumak adına yabancı sözcüklerin kullanımında aşırılığa gitmemek lazım. Aşırılık her zaman kötüdür.
Ayrıca noktalama işaretlerini düzgün kullanmalıyız. Bazen bir virgül cümlenin anlamını tamamen değiştirir. Açıkçası ben kendimi bu konuda yetersiz görüyorum çünkü bazen noktalama işaretlerini kullanmıyorum. Özellikle kesme işaretini sürekli karıştırıyorum.
Eğer bu saydıklarımı uygulamak istemiyorsanız, üşeniyorsanız, gereksiz buluyorsanız sizin yazına ilginiz yok demektir. Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı eserini tavsiye ederim. Türkiye'nin değerli bilim insanlarından Mustafa İnan'ın yaşamı anlatılıyor. Esasen sayısal dallarda uzman bir adam Türkçeyi birçok sözelciden daha çok araştırmış ve bilgi sahibi olmuş. Öyle ki sözcüklerin kökenlerini bile biliyor. Merak ve azim insanı sadece bir değil birçok alanda uzman yapabilir.
Bilgi sahibi olmadığımız konularda yazı yazmamalıyız.

Özellikle sağlık, diyet, çocuk bakımı, eğitim gibi konularda yeterince bilginiz yoksa yazmayın, en azından araştırma yapana dek. İnsanları yanlış yönlendirirseniz size bir daha güvenmezler. Eğer yazılarınız okunsun, insanlar size inansın istiyorsanız sadece çok iyi bildiğiniz konularda yazın.
Unutmayın kimse annesinin karnından bilgin olarak doğmadı. Ne demişler: "Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp."
Eleştiriye açık olmalıyız.

Hakaret, küfür, aşağılama, alay içermediği sürece eleştiri yapmak her insanın en doğal hakkıdır. Basitçe, bir şeyi beğenmeyiz ve onun kötü bulduğumuz yanlarını saygı çerçevesinde belirtiriz.
Şu sözü hiç duydunuz mu? "Bir insan sana eşek derse umursama ama beş kişi sana eşek derse git kendine bir semer al." Bence bu söz hem doğru hem de yanlış. 'Doğru' çünkü eleştirilere kulağımızı tıkamak yerine düzgünce dinler ve sonrasında kendimizi sorgularsak eksik ve olumsuz özelliklerimizi fark edebiliriz. Bu da kendimize çeki düzen vermemizi sağlar. 'Yanlış' çünkü o beş kişi cahil, yalancı, kıskanç olabilir.
'Yazmış olmak için' yazmamalıyız.

Özel hayatımızdaki sorunlar, iş ve okul yorgunluğu, uykusuzluk, hastalık vb. sebeplerden ötürü adeta beynimiz durmuş gibi hissedebiliriz. Bir süre hiçbir şey düşünemeyiz, üretemeyiz. Böyle anlarda 'anlamsız ve boş şeyler yazmak hiç yazmamaktan iyidir' diye düşünüp kendimizi zorlamamalıyız.
Önemli olan çok yazmak değil güzel yazmaktır. Mesela dünyaca ünlü ve çok yetenekli bir yazar yıllarca hiçbir şey üretmese ama sonunda muhteşem bir eserle geri dönse saygınlığından bir şey kaybeder mi? Tersine, sürekli yazan ama nitelikli eserler ortaya koyamayan birine kıyasla çok daha fazla itibar görür.
Başlığa ve görsellere özen göstermeliyiz.

Salatalıkla güzelleşmeye çalışan bu şirinlik abidesi size neyi çağrıştırdı?
Evet, yazınız çok yararlı ve güzel olabilir ama onu daha da cazip bir hale getirmek sizin elinizde. İlgi çekici, merak uyandıran aynı zamanda içerik hakkında doğru bilgi veren bir başlık seçmelisiniz. Bu, bir kitaba isim koymaya benziyor. Kitapçılarda gezinirken ismi kulağımıza ilginç veya hoş gelen kitaplara yönelmiyor muyuz?
Elbette, başlığı alımlı içeriği boş kitaplar da var ama siz yine de bu önerimi dinleyin. Resimlere ve isimlere itina edin.
Not: Eğer bilimsel bir makale yazmak istiyorsanız başlık ve resim çok mühim değil. Zaten o tür makaleleri takip eden belirli bir kitle vardır. Ben roman, hikaye tarzı kitapları; KS ve ona benzer internet sitelerini düşünerek bu öneriyi ekledim.
Benim önerilerim bu kadardı. Umarım size bir faydam dokunmuştur. Herkese iyi günler... (Son bir şey daha; yazının sonuç bölümü, giriş ve gelişme kadar önemlidir. Kısaca finali iyi bağlamak gerek.)

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar