Çayımı, çöreğimi, kurabiyemi aldım kuruldum. Kamon, hadi kocakarı dedikodu zamanı başlasın!

Bundan bir beş sene önceydi sanırım. Ben liseli ergenliğin baharında bir kızken, sevdiğim çocuk 25 yaşında gayet aklı selim biriydi. Burcu aslandı, öcüydü ve ne iş yaptığını hala bilmiyorum, neyse.
Burada eski fenomen, editör, moderatör olan bu üyeyle sitede tanışmadım!

Hiç kimseyi hedef almak istemediğimden ona Alacakaranlık filmindeki vampirin adı olan Edward demek istiyorum çünkü o da bir ruh emici.
Edward ile aynı mahallede oturuyorduk ve ailesi küçük yaşta fırına iş öğrensin diye vermişti onu. Öyle bir mahalle hayal edin ki sanırsın huzur evi alüminyum! Bir tane yaşıtım yoktu, zaten okul da eve uzaktı hepten kimsesiz hissediyordum kendimi. Herkesin çocukluk aşk hikayesini dinlerken modem kablosu çiğniyordum ben de sinirden.
Tanışma hikayemiz hiç bir filmde dizide romanda göremeyeceğiniz türdendi, neden mi?

Çünkü onu sıkça görmek ve dikkatini çekmek için sürekli ekmek almak ve annemden azar işitmemek için hepsini yemek zorunda kaldım ve duba gibi oldum. Her seferinde muhabbet açmaya, tanışmaya falan çalışıyorum misal bakın;
Ben: Şu ekmekten alabilir miyim? (Ekmeği sarma, poşete koyma işlemleri gerçekleşirken) Aa inanır mısın üstündeki tişörtün aynısından bende de var ve üzerine mürekkep dökülüp çıkmayınca toz deterjan döküp çitiledim ve bu kimyasalların lavabo giderine yolculuklarını seyrederken Alis'in harikalar diyarına yolculuğundaki tavşan aklıma geldi ve bugün amcam tavşan avlamış akşam yemeğimiz olacak senin en sevdiğin hayvan neki bu arada?
Edward: Yaratılan her şeyi eşit olarak seviyorum, buyurun ücret on lira.
Ben: (Parayı uzatırken) En çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız. Sence sevmek nasıl olur, hiç sevdin mi kendinden çok?
Edward: Hayır hayat sevmek sevilmek için çok kirli, para üstünüz.
Sonrasında ne oldu dersiniz, adını bile öğrenmeden TAŞINDI!

Şaka gibi ama gerçek, muhabbet özürlüsüydü ama kimsem olmadığından sadece ona yürüyordum fakat şimdi o da yoktu... İnsanın en kolay aldatabildiği budala kendisidir. Ben de onu sevdiğime inandırdım kendimi ve aşk acısı çekmeye başladım. Görseniz sanki devlerin aşkı, çocuk benle konuşmuyordu bile fakat ağlayıp sızlıyor kimseyle konuşmuyorum. Bomboş duvara bakıp gülümsüyorum felan iyice kendimi kaybediyorum.
Aşkımı forum sitelerinde paylaşmak isterken KizlarSoruyor'da buldum kendimi!

Destansı aşkımı yazdım satırlarca daha on dokuzum küçücüğüm, ne yapayım başka? Ve ve ve üzerinden ay geçmeden buranın da etkisiyle unutmuştum her şeyi. Hem kaderin şoförü sensin onu dram istikametinde sürmemelisin dimi ama?
Olayların klişe Türk dizileri gibi kabak tadı alması!

Sen gel uğruna gecelerce uykundan feragat et ağla zırla aşkından geber unuttuğunu san ve kaderin cilvesi işte. Tahmin ettiğiniz gibi oldu evet, ona yani biricik edvırtıma rastladım... Yazsam mı yazmasam mı diye düşüne dururken ben "Takip listesindeki tek kızı gördüm..." Kalbim durdu sandım, o an ölmek istedim.
Düşündüm ki takip ettiği kişi ya sevgilisi ya da olma potansiyeli olan bir dişi!

Kahroluyorum görseniz beni, her sorusuna yine dikkat çekmek için itinayla upuzun cevaplar yazarken o giderdi takip ettiği kızın birkaç kelimelik görüşüne kalpler atardı teşekkürler ederdi, her gün daha da ölürdüm.
Kızı parçalamak, kanından içecek, etinden kebap yapıp yemek istedim.
Bu olay bir ay sürdü ve zerre kadar dikkatini çekmeyi yine yeniden başaramadım!

Onu en bir çok ben hak ediyorum diye bencilce düşünceler içinde boğuşurken anlık bir cesaretle gidip kızgınlığımı dile getirmeye karar verdim. Düşündüm ben bu kadar uğraştım fakat sen beni görmek bir yana asla sevmedin, neden sevmedin? Hızımı alamayıp sövdüm saydım ve davranışımdan pişmanlık aromalı utanıp engelledim onu.
Hepimizin ruhunda en az bir katil, bir kaç hırsız, bir sürü yalancı, iftiracı ve sayısız can, mal düşmanı var. Bunları hapsediyoruz.
Hesabı da silip kayıplara karıştım, hayat güzel kuşlar uçuyor falandı?!

Ayrıca canımı sıkacak bir şey olmadığı için canım sıkılıyordu, ben hadisesiz yaşayamam.
Sonradan FBI kaynaklarımdan duydum ki, o kız kardeşiymiş...

Rezillik diz boyu ya öleyim ben nerelere gideyim. Çocuk Allah bilir beni tanımıyor etmiyordur neden sövdüğümü saydığımı hiçbir zaman bilemeyecek eğer aramızdaysa çok çok özürlerimi sunduğumu bilsin diyeyim hehe. Bu kadar işte mutsuz sonlu bir aşk hikayesi, film tekliflerine açığım.
Neyse, okuyan like atıp ibret alıp çıksın kasıyo. Yalnızım, yalnızsın, yalnızız. Merhaba, teşekkürler, hoşçakalın, iyi geceler KizlarSoruyor...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer