EQ insandan insana değişmektedir. Ondan dolayı duygusu olan insanlar duygusuz insanlara göre daha çok acı çeker ve hayatın bir çok alanında başarılı oldukları halde, insan ilişkilerinde başarısız olur ya da başarı için kendi duygularından vazgeçmek zorunda kalırlar. Belli geçiş dönemlerde ise insan ilişkilerinin komplike bir hale gelmesi ve bu karmaşıklığın duyguları yersiz harekete geçirmesi sebebi ile insanlar duygu yoğunluğu yaşayabilir. Bunun için farklı yollara baş vursalar bile çoğu zaman o yollarda kaybolur duygu yoğunluğundan kurtulmak yerine duygu yoğunluğuna hapsolurlar. -Peki sizce şiir yazmak duygu yoğunluğundan kurtarır mı yoksa o duyguların içine mi hapseder? #Şair#DuyguYoğunluğu#Bıyıklı
Bu açıklamada kendimi gördüm (resmin üst kısmındaki)
Keşke öyle olmasaydım diyorum...
Bence daha kötü oluyor şiir yazdıkça. İnsan bazen geceleri uyuyamıyor; bir anda harika bir sözcük harika bir söyleyiş aklına geliyor insanın bir anda uyanıp onu yazma isteği de varsa hemen yazası geliyor; böyle böyle derken sabah oluyor
Kurtarır bence.. Duygu yoğunluğunu biraz da olsa aza indirgemek için en etkili yollardan biridir, kağıda dökebilene. Bu durumu zaman zaman yaşadığım oldu. Biraz kendimi anımsadım desem yeridir. Bir şeyleri kağıda dökmek, iç dünyayı ferahlatıyor. Şu serpiyor resmen :)
Şu serpiyor demesen iyiydi ama olsun :) Dökebilen için iyi, ama hem dökebilip hem de tamamını dökemiyorsan kelimelerin kifayetsiz kalacağı kadar dolu bir duygu birikimin varsa, duygularını koyduğun heybenin içinde sen de boğulup kalıyorsun.
Onu bunu boşverelim de bildiğim tek şey var. Aşık şiir yazdıkça kafesten taşan duygularıyla tutkusu yoğunlaşandır.. Unutmaksa dileği kalbinden dahi adını geçirmemeli.. Bırakın kelime grupçukları serpelemeyi..
Bence hisleri kağıda şiirleştirerek dökmek duygu yoğunluğundan kurtarıyormuş gibi hissettiriyor ama aslında duyguların içine hapsediyor. Şiir yazarken laf lafı açıyor çünkü.
Kağıdıma nakşoluyor bütün duygularım , arzularım , bir insana hissettiremediğimi , bazen şiirlerimi yazdığım defterim herkesten fazla hissediyor gibi , o beni anlıyor ben onu anlıyorum. Ve o an anlıyorum , kalemimle yeniden doğuyorum.
Kurtarır, hafifletir, o yoğun duygular o şiirin içine hapsedilir, defter kapatılır ve böylece karmaşadan çıkılır. Gerek duydukça yükümü bu şekilde hafifletirim.
Öyle. Hem kendinle hem de olan bitenle yüzleşirsin, tabii yazabilirsen yani. Yazmak da yürek ister, bilek ister, 2 satır karalama olsa bile. Zaten hayatta kolay olan ne var ki?
Hapsedecegini düşünüyorum ve duygusal biri olarak seni anlıyorum. Siir yazmak bu konular üzerine daha fazla düşünmeye sevkeder. Duygularını nefrete dönüştürmeyi dene. Daha iyi gelir
En İyi Cevaplar