Bir değişmeyi çabucak kabul edenlerden misiniz yoksa değişmeye direnenlerden misiniz?

Bugün hoca öğrenmenin bir değişme öğretmenin de bir değiştirme süreci olduğunu anlatıyordu. Konuyla ilgili etkilendiğim noktaları sizinle paylaşmak istedim. Pozitif bilimlerin hepsi değişme üzerine kuruludur. İnsan değişmeden varlığını sürdüremez. Bunun için verdiği örneklerden biri hayatımda hiç unutmayacağım bir ders verdi bana. Git gide hayranlığımın arttığı bu hoca -adı Feyyat Gökçe belki tanıyanlar çıkar- 30 Ekim'de oğlunu kaybetmiş. O an anlayabildiğim kadarıyla bir soygun sırasında çapraz ateşe alınmış ve hayatını kaybetmiş. Hocanın duruşu öyle metanetli ki yüzünde hiçbir ağlamaklı ifade yok oğlunun daha yeni vefat ettiğini anlatırken. Ama acısı gözlerinden belli, düşünceli olduğu bakışlarından belli. Hoca konuşuyor; 36 yaşında gencecik çocuk.. Şu anki duygularımı, düşüncelerimi değiştirmek zorundayım değiştirmezsen kendi varlığım tehlikeye girecek.. Ve aradan bir dakika geçtikten sonra dersi neşeyle anlatan her zamanki Feyyat Hoca oluyor. 30 Ekim'de oğlu ölmüş ve bu adam 4 Kasım'da bize ders anlatmaya geldi. Halinde tavrında her zamankinden hiçbir fark da hissetmedim. 11 Kasım'da bizi sınav yaptı, biz acaba Feyyat Hoca zor mu sordu kolay mı sordu derdindeyken adamın nasıl bir derdi varmış, haberimiz yok.. Daha bir iki hafta önce çocuklarından bahsetti güle oynaya, benim de çocuklar ya üst üste oluyor ya çok aralıklı diyerek 36,32, 5 ve 3 yaşlarında çocukları olduğundan bahsetti. Kimin aklına gelirdi bir iki hafta sonra onlardan birinin hayatta olmayacağı.. Konuya tekrar dönecek olursam hayatımızda bir değişme olmuşsa biz de değişmek zorundayız. Değişmeyi kabullenmek ve kendimizi yeniden şekillendirmek zorundayız. Siz değişmeyi çabuk mu kabul edersiniz yoksa mümkün olduğunca direnenlerden misiniz?
Bir değişmeyi çabucak kabul edenlerden misiniz yoksa değişmeye direnenlerden misiniz?
Cevapla