Kişiye göre değişebilecek bir durum. Ve tabi ki konuya göre...
Ancak şunu biliyorum. Kolay küsen biri değilim. Hayatım boyunca yaşadığım küslükler bir elin parmağını geçmedi belki, çocukken dahi.
Ve silmem gerekiyorsa bir insanı, hayatıma hiç girmemiş bir yabancı gibi silerim en derinden. Garip gelse de söylediklerim, en ufak iz kalmaz o kişiden, öyle silerim. Mantığımda küslük denen bir olgu yok. Hayatıma giren ve çıkan insanlar var. Bir de asla bir daha giremeyecek olan insanlar.
Genellikle haklı taraf olduğum halde küslüğü uzatma taraftarı olmayan, bir sebep bulup muhatap olmaya çalışan kişi ben olduğum için karşı taraf bazen kendini bir şey sanır, haklı olduğunu filan sanır tavır yapmaya devam eder. O zaman şeytan der ki bırak kendi başına ne hali varsa görsün bir daha asla laf atma. Neyse ki genelde dinlemem şeytanı..
Olgunlaşmamış ruhların yansıması çoğu kez. Evet ben küsemiyorum;ama bazen içim almıyor bana yapılanları. O kişiyi görmeye tahammül edemiyorum, hakkında bir şey duymaya da aynı şekilde tahammülsüzüm. Konuşmuyorum, sesimi duymalarını engelliyorum, canlarını yakıyorum hiçbir şey yapmayarak... Ama küsmüyorum işte..
O cesarete sahibim ama barış teklif edeceğim kişiye karşı içimde kin kalmaması gerekiyor ki buda zor neden bilmiyorum ama çok kinci biriym bana dün yaptığın yanlışı yıllar geçsede hatırlarım
En İyi Cevaplar