Hiç bu zamanın insanı değilim galiba 50 60 yıl önce doğmalıydım. Eskilerde yaşamalıydım. Eskisi gibi sevdalar lazım bize , kız evine mektup gitmez deyip sevdiği kadına yazdığı şiirleri mektupları gazeteye veren ince düşünceli naif sevdalar..
Ne isterdim biliyo musun:)) Sevdiğim adamı düşünüp kaneviçe işliyen bir kız olmak.. Sevdiğim adamı uzaktan görüp dünyanın en mutlu kızı olmak.. Böylesine saf zamanlarıN cesur ve mutlu insanı olmak vardi beya.. Biz yanlış savaşlara doğmuşuz #kurtuluşsavaşındavatanımiçincanvermekvarkeN 🎈
Hep söylediğim şey 40- 50 sene önce yaşamalıydım. O zamanın temizliğiyle sevmeliydim sevilmeliydim. O zamanın samimiyeti olmalıydı insanlarla aramızda.
Bir yerde okumuştum bu yazı çok hoşuma gitmişti kaydetmiştim.
Eskiden: Çember çevrilir, su musluktan içilir, ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, silahlar tahtadan, resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur, saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, sokaklar karanlık, yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır, karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yaslanır, güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, evlerde soba yakılır, kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, aidat ödenmez, yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, sokaklar lambasız, mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, çizgi roman okunur, defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, arkası yarın gibiydi, kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı. Şimdi: Herkes yoğun, yorgun ve tek başına...
En İyi Cevaplar