Normalde insan, değer verdiği kişileri tüm samimiyetinle, iyi niyetinle uyarma yoluna girer. Ama bazen bu normal karşılanmaz. Kötü olduğunu söylediğiniz kişiyle arkadaşınız inadına konuşmaya devam eder. Bu tiplere karşı insan bazen sinirleniyor ve hakaret etmek zorunda kalabiliyorsunuz. Halbuki uyarılan konu belli, o kişinin yaptığı belli. Nasıl bir kafalıyorsa bu arkadaşınızı hiç bir şekilde geri adım atmayıp, papağan gibi tekrarladığı ""ama sen bana hakaret ettin"" lafını bırakmıyor. İyi sanıp, uyardığınız bu arkadaşınız belki de onun kafasında olduğu için diyaloğu ya da irtibatı kesmiyor. Onu da bir kalıba oturtmak zorunda kalıyorsunuz.
Bu tip durumlarla karşılaştınız mı? Karşılaştığınızda neler yapıyorsunuz?
Sevdiğiniz bir arkadaşınızı, yanlış kişilerle arkadaşlık yaptığını düşündüğünüzde uyarır mısınız?
Hakaret etmeyi yaşam felsefesi haline getirenlerden misin? Önemli olan sinirliyken öfkeyi kontrol edip ağızdan çıkanlara dikkat etmektir. Keskin sirke küpüne zarar bilirsin.
Hayat bu şekilde olmayı öğretse de her zaman kontrol edemiyorum. Özellikle karşımdaki şerefsizce konuşmalarına, iki yüzlü konuşmalarına, sahtekarca konuşmalarına devam ettiği sürece.
Bana ters gelen şey O nun dogrusudur belki. Bu sebeple uyarmam "Arkadaşlık yaoma" deme hakkına sahip oldugumu dusunmem asla. Kendisi görür zamanla kör dedilse...
Özgür bırakmak taraftarıyım her zaman, uygun bir dil ile söylerim. İnsanlar hayatı yaşayarak tecrübe edince anlıyor. Tabi karşıdaki kişi karşılıklı olarak değer veriyorsak denge vardır ve bu gibi uyarılara gerek yoktur gibime geliyor ; tabi öyle biri varsa böyle bir denge mümkünse...
En İyi Cevaplar