"Hayattan çalmak" diyorlar ya. Ben pek anlam veremiyorum buna. Rica etsem, bana açıklayabilir misiniz, örneklerle?
Evet, bekliyorum...
Evet, bekliyorum...
Bazen hayattan zaman çalmak iyidir
Sizde benim gibi, yağmurlu sonbahar günlerinde evde oturup kahvesini yudumlamayı ve camdan bakmayı sevenlerdenmisiniz ? Her ne kadar hepimizin yapacak işleri olsada, okulu veya işi astığımız bir gün evde böyle kaygısızca, yağmuru sadece camdan izleyerek oturmak ne büyük zevktir.
Bazen hayattan zaman çalmalıyız, yoksa onun bize kendiliğinden vereceği yok. O denli kaptırıyoruz ki kendimizi işlere, neyi neden yaptığımızı unutuyoruz. Bazı zamanlar öyle bir an olmalı ki; günlük yapmamız gereken herşeyi, tüm yükümlülüklerimizi 10 dakikalığınada olsa bir köşeye koyup, ruhumuzu özgür bırakmalıyız. Ama bu dinlenmek amacıyla televizyon izlemek veya uyumak olmamalı. Hiçbirşey yapmadan bir dakika durun, bu dünyada olmanın, nefes alabilmenin, duyularımızla birşeyleri hissedebilmenin keyfine varın.Aslında bazen bu kadar mucizeyi nasıl es geçtiğimizi düşünüyorum. İnsanın kendini şımartması, önce kendini mutlu etmesi, önce kendini düşünmesi gerek gibi geliyor bana.(Bunu bende yapmıyorum tam anlamıyla ama) Bu kendini düşünmek,halk arasında bilinen bencillik seviyesine ulaşıp, farklı bir boyut almamalı tabi. Benim kastettiğim, kendine faydası olmayan insanın kimseye faydası olmaz. Öncelikle kendini sevmeyen bir insanın başka insanları sevmesi nasıl beklenebilir?
Kendimizi sevmeyi, mutlu etmeyi, kendimize özel zamanlar yaratmayı öğrenmek zorundayız. Ondan sonra başka insanları da mutlu edebiliriz ancak. Sevgilinizi, eşinizi, çocuğunuzu mutlu etmek onlar için birşeyler yapmak için savaşmayın kendinizle, sizi sevenlerin tek istediği sizin mutluluğunuzdur. Diğer şeyler, bunun üstüne inşa edilebilir. Kendiniz iyi olmadan başkalarından iyilik bekleyemezsiniz, kendiniz dostluğu hissetmeden başkalarının dostluğunu bekleyemezsiniz, sevmeden sevilemezsiniz...
Neden onca yıl okuduk okullarda? Neden çalışmak zorundayız? Tamam, daha iyi yaşamak geçinmek için, ama herşeyin bir sınırı var. Ne yaparsak yapalım herşey önce rahatlık huzur ve mutluluğa bağlanıyor.
Aynı şekilde sıkıntınında insanı nasıl sağlığından ettiğini hepimiz az çok biliyoruz. Şimdi bir dakikada olsa rahatlayalım ve bu dünyanın gerçekte zevk alınacak bir yer olduğunu hatırlayalım. Hepimiz bazen kendimize zindan ediyoruz dünyayı, üzülüyoruz, kırılıyoruz... Duygularımızı olduğu gibi yaşamayı öğrenmedikçe de,ruhumuz bedenimizde hapis kalmaya devam edecek. Ağlamak istediğimizde ağlasak mesela, biliyorsunuzdur iyice ağladıktan sonra insan nasıl bir anda rahatlıyor. Sonra bir yerde okumuştum,gülmek ayrıca mutlu ediyormuş insanı.
Duygularımızı yaşamak için, kendimizi daha iyi anlamak için vakit ayırmalıyız kendimize.
Son olarak; Hayat size istediklerinizi vermez; siz hayattan çalmayı bilmediğiniz sürece.
güzel yazmışsın genelde olduğu gibi, teşekkürler
Hayattan neyi çaldığına bağlı bence. Ben hayattan yavaş ve mutlu geçen dakikalar çalmaya bayılırım mesela. Şu mutluyken çabuk üzgünken yavaş geçer zaman saçmalığına katılmıyorum çünkü psikolojik bir olay olduğu aşikar. Mutluyken, sevdiklerimleyken hayattan çok güzel dakikalar çalıyorum mesela. Hayattan çalmak eğer bir başkası tarafından yapılıyorsa (bizim hayatımızdan çalınıyorsa) kötü bence, ama kontrolümüzdeyse harika. Hayatımızdan güzel şeyler çalıp gelecek hayatımıza güzel anılar ya da yine güzel dakikalar katabiliriz. :)
relativity o, doğrudur yani. einstein amcam bile ne de miş güzel bir hatunla bir dakika öpüşmek bir saat gibi, kızgın bir ocağa bir dakika oturmak bir saat gibi gelir sşkdfşslkdşfskdf
hahahha adam haklı :D
Her daim istediğimiz değil yaşamakla mükellef olduğumuz hayatı yaşıyoruz.
Yani hangimiz istediği işi, istediği yerde ve koşullarda yapıyor olabilir ki?
Toplumda kabul gören kuralların bazılarına uymama durumu olsa da evrensel ölçekte kabul gören kurallara genel olarak uyarız, uymazsak zaten ağır bedeller ödeyeceğimizden korku ile uyarız.
Ama bazen teneffüs yaparak zorunda olduklarımızı değil yapmak istediklerimizi yaparız.
İşte bu istediklerimiz esasen bizim hayatımızda olmasını istediklerimiz ama olmayanlardır bu nedenle hayattan çalıyoruz ve zincirleri kırıyoruz.
En azından benim çizgisiz a4 kağıdım da böyle yazıyor.
Bir söz ile bağlamak gerekirse şöyle bir söz dizayn edebilirim.
İstediğimizi değil kendi istediğini bize dayatan hayattan kendi istediklerimizi çalıyoruz.
Hıck.
çok güzel açıklama her daim. yeni rakı logolu a4 kağıdına zeval gelmesin bro :D
yapması gereken ile yapmak istediği arasında kaldığı zamanlarda, sırt üstü yatıp da tavana bakarak, amaaan koy dötüne demesidir.
ahaha bu da epey farklı oldu. çok farklı cevaplar geliyor herkesin anladığı farklı bundan. ne güzel :D
Cevap
6Cevap
Her gün binilmek zorunda olunan toplu taşıma araçları,
İnsancıklar,
Sınıfta kalmak,
Mutlu olamamak,
Hayır diyememek,
KS,
Facebook,
Twitter.
..ha bir de, "kararsızlık" denilen nalet,kahpe varlık..
çok çelişkili cevaplar geliyor. demek herkesin anladığı farklı bundan.
en kötü karar, "kararsızlık" denilen senin deyiminle kahpe varlıktan evladır. hep öyle davranmışımdır ya da çalışmışımdır davranmaya diyelim
hayret miyim ? aahaha
bilmiyorum şımarık büyümüş ve sabırsız biriyim. kararsızlık bana yabancı.
ahaha niye ya çok mu belli oluyor :DDD
niye insan rol de yapabilir, buna haiz yaratıklarız biz. demekki içim dışım bir işte. ahaha
kötü yaşanılan hersey ıcın hayat suçlanır yada kadere bağlanır. İşte sen hayatı ve kaderı dusman belleyıp sozde ona kazık atıyorsun. Yanı senı mutlu eden seylerı yapıp hayattan gunu calıyorsun?
evet bu da benim anladığıma yakın yani anlam veremiyorum ama anladığıma yakın diyeyim
Neye anlam veremıyorsun? Bence ılk cumlemle alakalı tüm mesele.
yok senin açıklamana değil, bu yaklaşıma dünya. hemen atarlanma ahaha :DDD
:) Anlamsız cunku. Hayatı yasayan sensın, insan kaderıne kendı de yon verır sonucta akıl denen bırseye sahıbız. Ulaşacagın nokta bellı ama ona ulaşmak ıcın bın turlu yol var. Hayatın kıymetını bılıp keyıf alsan o zaman bu cumleyı kullanmazsın:)
eee yani işte. aynen :D
zamanında midyeci kılıklı bir herifin ağzından böyle saçma bir kelime öbeği çıktı diye öfffff devamını uyduramadım. ama güzel başladım kabul et <3
ahaha heyecanla bekliyordum incili midye falan çıkacak sandım ama
işte olmuyor bazen be ırıspı. kelimeler bir yumruk oluyor göhsünde :(
parçaladın beni
kendine vakit ayırmanın biraz dramatize edilmiş halii...
benim anladığım da bu idi. diğer cevaplar pek anladığıma yakın değildi. ama örnek mesela
mesela evli çocuklu kadınalr bigün çocukları bi yerlere bırakıp bekarmış gibi takılınca hayattan çaldık diyolar. onlara gezmeyin diyen yokki.. onlar imkansızı basarmış bi egoyla söyylüyolar bunu :D
hmmm iyi örnek bence
Saçma bir laf. Benim bildiğim kadarıyla çok sıkışık ve sıkıcı bir hayatta keyifli bir gün geçirmek. Mesela sürekli aynı rutinde çalışırsın zevksiz sıkıcı ve sikko bir hayatın vardır. Bir gun arkadaşlarınla toplanip bişeler içer eğlenirsin. 1 gun olsun o sıkkoluğu atarsın hayatından. Kısacası hemen hemen felekten bir gece çalmanın eş anlamlısı
kendini mutlu eden şeyleri yapmakmış cevaplara bakınca bana göre saçma bi ifade insan hayattan bişey çalamaz çalsa çalsa kendinden çalar.
hayatın getirdiği kedere acıya strese vs. rağmen hala dik durup gülebiliyorsan ve yaşantından zevk alabiliyorsan bence hayattan çalıyorsundur hala biraz ve bu güzel bir hırsızlıktır.
değmeyeceke insanlar için harcadığımız boşa geçen zaman kastedilerek söylenir genelde
hayatımdan 4 dakika çaldı, umarım anlamışsındır :)
iş güç arasında zaman bulup tatile çıkmak ..saat onbirde olman gereken yere saat onbiri beş geçe gitmek gibi
az uyuyan insanların daha uzun yaşadıkları gerçeği , hayattan çalmalarından kellidir :)
insanın yanlış düşünce fikirlere iterek harcanan zaman yaşam için söylenir
biri bana da açıklasın:/
takipte kal cevizli, sana bilahare açıklayacağım buradan çıkanlara göre sunum yapacağım sana
iki arkadaş açıklamış güzelce zaten
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar