Bir insan yaşadığı travmayı atlatamadan gerçekten yeni bir hayat kurabilir mi?

Herkes diyo kızım slk mısın İtalya’da yaşıyorsun artık aklın hala Allah’ın maraşlısında. Ben artık o adamı istemiyorum, hatta nefret ediyorum. Hayatıma dönsün diye beklemiyorum, ama yaşadıklarım bir türlü peşimi bırakmıyor.

2 yıldır beraberdik. Ben modern bir ailede büyümüş, üniversite sınavına hazırlanan bir kızdım. Ailem tamamen karşıydı ne yaptıysam sevdirememiştim. Bebeğim olacağını öğrendim. Çok korktum, ne yapacağımı bilemedim. O ise aldırmaman için günah olduğunu, bunun vebalini taşıyamayacağımı söyleyerek beni ikna etmeye çalıştı. Bir de ailesinin beni imam nikâhı olmadan kabul etmeyeceğini söylüyordu. Sonunda beni ailesinin yanına götürdü. Ailesi hiç tahmin etmediğim şekilde çıktı annesi ablaları çarşaflı muhafazakâr olduklarını biliyordum ama bu kadarını tahmin dahi etmezdim. Korktum öyle bi hayata girmekten aşırı korktum ailemin yanına döndüm ama bu kez de onlar aldırmam için baskı yapmaya başladı. Yapamadım aldıramadım vicdanım izin vermedi. Anne olmak ne kadar korkunç gelse de onu aldıramadım. Geri döndüm. Onların hayatına uyum sağlamaya çalıştım, çarşaf giydim. Kendimden, alıştığım hayattan vazgeçtim. Belki her şey düzelir, belki bir aile oluruz diye düşündüm. Sadece karnımdaki cana tutundum ondan güç aldım ama kısa bi süre sonra onu da kaybettim düşük yaptım

Olanlara katlanmam için ortada bi sebep kalmamıştı ben de ayrıldım ailemin yanına döndüm. Ama hâlâ seviyordum onu. Bana yaşattıklarına rağmen hâlâ seviyordum. O dönemde kendimi toparlayamadım, çok kötüydüm. İçki içtiğim, kendimi düşünmediğim, sadece yaşadıklarımı unutmak istediğim zamanlar oldu. Bir gece yine içki içtiğim bir yerde karşıma çıktı. Bu sefer değiştiğine inanmak istedim inandırdı da kendine. Ne tahmin edersiniz değişen hiçbir şey yoktu aynı boktu. Sonra ayrıldım tamamen bitti her şey çok zordu alt üst oldum terapi almaya başladım ama sonra yavaş yavaş kendimi toparladım, derslerime geri döndüm ve IMAT’a hazırlanmaya başladım. Kazandım ve İtalya’ya geldim. Bunca şeyden sonra hayatımı yeniden kurmaya başlamıştım. Buraya geleli daha bir buçuk ay oldu. Gerçekten artık her şeyi geride bıraktığımı sanıyordum.

Nişanlanacakmış… kendi söyledi bir de mesaj atmış başkasından duymana içim elvermedi bunu istemeyerek yaptığımı bil ailem istediği için mecbur kaldım demiş Allah’ın belası. Öğrendiğimden beri kendime çok kızıyorum. Ben bu adamı istemiyorum ki. Onunla yeniden bir hayat kurmak, bana dönmesini beklemek gibi bir derdim yok. Ama nişanlanacağını öğrenmek, sanki o dönemde yaşadığım her şeyi yeniden hatırlattı. Bebeğimi, kendimden vazgeçtiğim günleri, yaşadığım çaresizliği… Hepsi bir anda aklıma geldi. Bazen düşünüp sinirden ağlıyorum. Sonra kendime daha çok kızıyorum, çünkü bunca şeyden sonra hâlâ neden bu kadar etkilendiğimi anlamıyorum.

En çok da kendime kızıyorum. Nasıl bu kadar kendimden vazgeçtim, nasıl tekrar tekrar geri döndüm diye. Ama sonra o zamanki hâlimi düşünüyorum. Ben de korkmuş, ne yapacağını bilemeyen, sevdiği insana ve bebeğine tutunmaya çalışan biriydim. Kendime kızıyorum ama bir yandan da o hâlime üzülüyorum. Bunu kimseye tam anlatamıyorum.

Arkadaşlarım dışarıdan bakınca hayatıma devam ettiğimi görüyor. İtalya’dayım, sınavımı kazanmışım, önümde yeni bir hayat var. Onlara göre artık bunları düşünmemem gerekiyor. Ben de keşke düşünmesem diyorum zaten. Ama ben onu özlemiyorum. Onun nişanlanacak olmasına değil, bütün bunları yaşamış olmama üzülüyorum. Bir zamanlar kendimden nasıl vazgeçtiğime, kaybettiklerime ve bunların hâlâ içimde bir yerlerde durmasına üzülüyorum.

İnsan bir gün gerçekten bunları hatırladığında canı yanmadan devam edebiliyor mu? Çünkü ben artık onu hayatımda istemiyorum. Sadece yaşadıklarımın hâlâ beni bu kadar etkilemesini istemiyorum. Bunca şeyin içinden çıktım ama bazen sanki bir parçam hâlâ o günlerde kalmış gibi hissediyorum. Gerçekten bunların hepsi geçebilecek mi?

Bir insan yaşadığı travmayı atlatamadan gerçekten yeni bir hayat kurabilir mi?
Cevapla