Yol yakın değil, fakat geriye dönsem aynı sürede varır mıydım? Bilmiyorum... 32 yıldır ağrıyan bir başım var yaşamak sebepli galiba... Herkes olmaya çalışırken bir benliğin kaybolması gibi... İyi bir şey değil bunu biliyorum.. bir şeyleri korumaya çalışırken kaybetmek gibi işte nasıl anlatılır ki.. bilmiyorum... Sanki bir başkası yaşıyor benim hayatımı, kararlarıma saygı duymadan, sormadan... Geçmiş de güzel değil ki anılsın ya da bir kağıda yazılsın. . . Gideyim diyorsun ama olmuyor geride bıraktıkların var... ilerlemek istesen ayağında prangalar... Bir söz var "bulunduğun yerde değil, kalpte yer kalmayınca gitmek gerek" ne kadarı doğru bilmesem de... Bu zamanlar çok sık yankılanıyor zihnimin duvarlarında...
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın dediği gibi...
Baksak aynalara. Tanır mıyız kendimizi, Tanır mıyız bu kaskatı Bu zalim inkârın arasından Sevdiklerimizi.
İçindeki bu derin yabancılaşma hissi, yıllarca başkalarının beklentilerini taşımaktan kendi özünü arka plana ittiğini gösteriyor 🧠. Başkaları için yaşarken kendi benliğinden uzaklaşmak zihinde ağır bir yük yaratır. Tanpınar’ın dediği gibi aynadaki yabancı, Aslında sadece keşfedilmeyi bekleyen kendi gerçekliğindir 👁️. Prangalarından kurtulmak için önce kontrolü yeniden eline alman gerek ✨. Şu an hayatının iplerini başkasından geri almak için adım atmaya hazır mısın ☕?
Bugün sağlık ocağında ilaç yazdırıp her zaman gittiğim eczanemin (eczanem çünkü sahibi güzel kadını çok seviyorum) cam duvarından yandaki parkı izlerken o parka gelislerimizi ve o eczaneye daha önceki ziyaretlerimizi hatırladım.
O camdan bakarken her şey aynıydı görünürde ama biz aynı değildik. Bir sürü şey yaşadık iyi, kötü, kolay, zor..
Güler yüzlü eczacımla ayak üstü sohbet edip çıktım. Kendisini kaydımı o sağlık ocağına aldıktan sonra tanıdım. Az ileride uzun yıllar önce beraber çalıştığım bir kızın eczanesi var. Onun önünden transit geçip gittim..
Evet aynı değil bizler değişiyoruz bu her şey için geçerli mi bilmiyorum ama değişim , atomsal düzeyde bağların zayıflaması ya da kopmasıdır bu gerçektede öyledir... Bizler bağımızın koptuğu insanların değiştiğini zannederiz ama o çok önceden kendi bağını koparmış ya da zayıflatmış olabilir sana karşı... bilemeyiz...
Farkında olmadan on yüz bin milyon baloncuk yutmuşum da içimde Fruko gazoz yerine Nâzım Hikmet’in Ceviz Ağacı yeşermiş gibi. Yüz bin elim var; benden ileri, ruhumdan uzak, dilimden dışarı… Kaynaşamıyorum! Kayahan bir el versin de yardım etsin bana, imdatlardayım. Puhuhu!
İlahi, sen de! Kayadır o, handır; güçlüdür... Sadece sesiyle mi alıp götürecek insanı başka diyarlara? Ya bir de Nazan Öncel dinliyorum diye kızarsa? Aman, aman!
İki kişi cevap verdiniz ki teşekkür ederim... Aranız limuni mi yoksa dediklerini çözemediğinden dolayı mi acaba engellemiş eheheh Çalma listesinde biri başta olmalı öbürü sonda iyi olur güzel olur skdbjs
Teşekkür ederim... ehehe... Zaten birbirini sevmeyen insanlar ya çok iletişiyor ya da 0 iletişim olduğundan bu duruma düşüyor olabilirler akjs yani demem o ki çok takmamak gerek bazen...
Ooo çok iyimiş ajbsba ben öldükten sonra banim için okunan fatihalar , amel defterim kapalıysa nereye gidiyor diye çok merak ediyorum bir gün bir imama soracağım...
Bir sahabe vefat etmeden önce, fakirlere dağıtılmak üzere koca bir depo ya da sepet dolusu hurma vasiyet eder. Sahabe vefat ettikten sonra, vasiyeti yerine getirilir ve varisleri o depodaki bütün hurmaları muhtaçlara hayır olarak dağıtırlar. Dağıtım bittikten sonra depoda sadece tek bir tane kurumuş, kalitesiz hurma kalır. Hz. Muhammed (s. a. v.) o tek hurmayı eline alır ve yanındakilere ders niteliğinde şu tarihi sözü söyler:"Eğer bu adam, sağlığında ve kendi eliyle şu tek hurmayı sadaka olarak vermiş olsaydı, vefatından sonra vasiyet ederek dağıttığı bu koca depo dolusu hurmadan çok daha hayırlı ve sevap olurdu." (Ebû Dâvûd, Vesâyâ, 3)
Sahabeler Peygamber Efendimize, "Ya Resulullah! Biz ölenlerimiz için dua ediyoruz, sadaka veriyoruz. Bunlar onlara ulaşıyor mu?" diye sormuşlar. Efendimiz şöyle buyurmuştur:"Evet, şüphesiz ulaşır. Tıpkı sizden birine bir hediye tabağı geldiğinde nasıl seviniyorsa, onlar da o dualarla öyle sevinirler."
Yapay Zeka Cevapladı
İçindeki bu derin yabancılaşma hissi, yıllarca başkalarının beklentilerini taşımaktan kendi özünü arka plana ittiğini gösteriyor 🧠. Başkaları için yaşarken kendi benliğinden uzaklaşmak zihinde ağır bir yük yaratır. Tanpınar’ın dediği gibi aynadaki yabancı, Aslında sadece keşfedilmeyi bekleyen kendi gerçekliğindir 👁️. Prangalarından kurtulmak için önce kontrolü yeniden eline alman gerek ✨. Şu an hayatının iplerini başkasından geri almak için adım atmaya hazır mısın ☕?
Hayır komple devretmeyi düşünüyorum...
Benliğime kalk gidelim demeyi düşünüyorum...
Tamamen vazgeçmek kaçış gibi görünse de çözüm değil. Kendi hayatının direksiyonuna geçmek için geç kalmış sayılmazsın 🧠.