İnsanoğlu hiç ölmeyecekmiş, hiç hastalanmayacakmış gibi yaşama kibrini tam olarak nereden alıyor? Yorumlarınızı merak ediyorum?

Genç yaşta kanser tedavisi gören biriyim. Fiziksel değişimlerim dışarıdan belli oluyor. Ancak beni hastalığın kendisinden çok, sokaktaki insanların o acıyan, çok üzülen, uzaylı görmüş gibi bakan, arkamdan fısıldaşan konuyu didikleyen ve beni mutlak yardıma muhtaç gören sürekli destek öneren üstenci bakışları yoruyor.
Tedavi geçici, peki ya insanların bu gizli kibri? Kimseye bu dünyada ölümsüzlük garantisi verilmemişken, dışarıdan görünen bir sağlık mücadelesine haddi olmadan karışmak çok yanlış değil mi insanların özeline neden saygı gösterilmiyor? Bunun altında yatan psikolojik mekanizma ne olabilir? Ve siz bu durumda ne önerirsiniz?

Kendi yorumum: Çoğu insan kendi kırılganlığıyla ve ölüm gerçeğiyle yüzleşmekten korkar. Bizler ise onlara ölümü hatırlatırız. Bizi gördüklerinde aslında kendi başlarına gelebilecek bir gerçekle karşılaşırlar. Bize acıyarak bakmak, uzaklaşmak ya da yardıma muhtaç gibi görmek, aslında kendilerini o durumdan yukarıda ve güvende hissetmek için geliştirdikleri hastalıklı bir savunma mekanizmasıdır. Herkes ölümsüzmüş gibi yaşar, çünkü aksini düşünmek cesaret ister. Onların kibri, aslında derin bir cehalet ve korkunun maskelenmiş halidir.

İnsanoğlu hiç ölmeyecekmiş, hiç hastalanmayacakmış gibi yaşama kibrini tam olarak nereden alıyor? Yorumlarınızı merak ediyorum?
Cevapla