Akıl mı insanı huzura götürür, yoksa hesap yapmayı bırakan gönül mü?

Aklın sınırının ötesi gönüldür demiştim bir vakit. Aklımı kaybetmemek için, aklın sınırlarını aşarak delirdim. Düşünerek kurtulmaya çalıştıkça daha çok boğuldum kendi içimde. Çünkü akıl hep hesap etti, hep ölçtü, hep sorguladı ama bir türlü huzur vermedi. Sonra yol beni gönle götürdü ve onun hudutsuzluğuna düşünce gördüm ki orada ne hesap var ne de ispat ihtiyacı... Sadece olmak derdi... Sadece hissetmek, sadece yaşamak...

Ve o an anladım ki, hakikat sadece düşünerek bulunmuyor. Hakikat, hissederek, yaşayarak bazen de susarak idrak ediliyor. Meğer akıl sadece kapıyı çalarmış ama gönül, o kapının ardında açılan sonsuzlukmuş. Bildiğini konuşan akıl değildir, bildiğini yaşayanmış gerçek. Meğer akıl anlatırmış ama gönül yaşatırmış..

Akıl mı insanı huzura götürür, yoksa hesap yapmayı bırakan gönül mü?
Akıl mı insanı huzura götürür, yoksa hesap yapmayı bırakan gönül mü?
Cevapla