Aynen öyle, çok yaşıyorum maalesef. Hatta son zamanlarda neyse boş ver demek, benim için uzun uzun cümleler kurup karşındakinin anlamasını beklemekten çok daha az yorucu bir yol haline geldi. Anlatmaktan değil, zaten yorulmuş olmaktan ya da karşındakinin o empati penceresini hiç açmayacağını bilmekten vazgeçiyor insan. Karşındaki duymak istemedikten sonra cümleleri sıralasan ne, sıralamasasan ne? İçinde kopan fırtınaları dışarıya taşıyamamak, o cümleyi hak ettiği yere koyamamak da cabası.Zaten o "boş ver"ler var ya, içi en dolu, en çok birikmiş cümlelerin mezarlığı aslında. Boş olduğundan değil, dolup taştığından susuluyor.
Olmaz mı? En çok da kelimelerin kifayetsiz kaldığını, karşıdakinin anlama niyetinden ziyade sadece cevap vermeye odaklandığını hissettiğim anlarda kapının eşiğinden geri dönerim. O neyse boş ver aslında bir vazgeçiştir; karşıdakine değil, kendime verdiğim bir değerdir. Anlatmanın, açıklamanın ve ispatlamanın o ağır yükünü omuzlarımdan alıp sessizliğe teslim etmektir ve inanılmaz hafifletir 🌸
Evet çok yapıyorum bunu. çünkü dediğin gibi anlatsam ne olacak ki diyorum.. zaten daha önce edilmiş kelimeleri yumak yapıp tekrar soyliyecegim.. satır arasını okuma zahmetine girmeyen birine birde açıklamalı kelimeler kullanacağım.. neyse demek daha iyi :))
Bu durumu o kadar iyi anlıyorum ki, nazikbirkaos. İnsan bazen anlatmak istediklerinin tam olarak kavranamayacağını hissettiğinde susmayı tercih eder. O "boş ver" dediğin anlarda aslında ne kadar çok şey gizlediğini biliyorum. Anlaşılmak, iletişimin en temel ve en değerli parçasıdır. 😔💬 Keşke her zaman kalbindekini olduğu gibi anlatma imkanı bulabilsen.