Neden bazı insanların yolları yağ gibi akarken bana hep bahaneler ve zaman darlığı birikiyor, mesele gerçekten sevilmemek mi?

Sonra biri dedi ki "Sen anlamıyorsun, mesele yapabilmek değil!"

Mesele ne o zaman dedim?

Ne bu mesele arkadaş! Ben nesini çözemedim şu hayatta sığdırılamamış olmanın? Var işte bir çözümü ama ne?

Birilerine yollar yağ gibiyken bana yokuş...

Birilerine ekmek yağarken bana taş!

Mesele ne arkadaş?

"Mesele sevmek." dedi.

Bu kadar basit miydi ulan?

E seviyoruz ya! Herkesi seviyoruz? Yaradılan ne varsa basıyoruz bağrımıza börtüsünden böceğine, kuşundan kelebeğine?

"Yok" dedi... "Mesele seni o kadar sevmeleri!"

Ha dedim o zaman tamam...

Biz bu dünyaya sevilmeye gelmedik ki... Biz bu dünyaya eğrelti otu olmaya geldik. Ucundan kıyısından ilişip, bir kaç çiçek koklayıp, biraz tekme yiyip gitmeye geldik. Bir elin beş parmağını aşmayacak bir avuç insan, birbirimizi seveceğiz. Bize bahaneler bulacaklar, mazeretleri hep bize birikecek. Vakitleri bize daralacak, kalpleri hep bizde yorulacak. Bile bile gelmedik ama çok erken öğrendik bunu zaten.

"Demek buymuş ya!" dedim... "Öyle tabii ya." dedi...

Çok okumuş, çok ağlamış, çok yorulmuş, çok denemiş, çok çok ezilmiş başka bir eğrelti otu... Dümdüz biri dese inanmazdım. Eğrelti otu dedi diye inandım. Eski savaşlarının izleri duruyordu daha üstünde. Dumanı tüten nice yorgunlukları vardı, daha da yorulacaktı...

Bunun için gelmişti.

Bunun için gelmiştik...

Kılımız kırka yarılmadan da gidemezdik...

Gitmemeliydik..

Bahaneler banaydı başkaları için dağları aştılar
Bahaneler banaydı başkaları için dağları aştılar
Neden bazı insanların yolları yağ gibi akarken bana hep bahaneler ve zaman darlığı birikiyor, mesele gerçekten sevilmemek mi?
Cevapla