İnsan, kendisini isteyenleri görmezden gelip neden gitmek isteyenin peşinden koşar? Oysa ki sevgi için yalvarmak ne kadar acı...
Seni seçmeyeni seçmek, kendine yapılan en büyük haksızlık değil mi?


Aşk İlişkileri
Gündem
Güzellik & Bakım
Özel Gün & Sürprizler
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
İnsan, kendisini isteyenleri görmezden gelip neden gitmek isteyenin peşinden koşar? Oysa ki sevgi için yalvarmak ne kadar acı...
Seni seçmeyeni seçmek, kendine yapılan en büyük haksızlık değil mi?


İnsanoğlu için en büyük kayıp onurunu kaybetmektir, insan inandığı şeylerden vazgeçtiğinde yavaş yavaş kendisi olmaktan uzaklaşır ruhu bedenini terkeder değersizleşir; bilmiyorum belkide insan böyle bir canlıdır sahip olamadığı duygularından peşinden koşarken yanındakinden uzaklaşır gözleri artık görmez ruhu hissetmez beyhude bir yaşamı tercih eder bazı insanlar hayatımızda sessiz birz bırakır varlığını belki hissetmeyiz ama yokluğu bizi sağır eder dediğim gibi insan garip bir canlı anlaması zor ve insanları tanıdıkça kendini keşfediyorsun hayatının ne kadar anlamlı olduğunun farkına varıyorsun olaya böyle bakmak lazım.
Çünkü insan bazen karşısındaki kişinin gerçek değerinden çok, ondan beklediği değere bağlanır. Birinin bizi seçmesini, bizi fark etmesini veya sonunda değerimizi anlamasını istemek güçlü bir duygu olabilir. Bu yüzden bazı insanlar, kendilerine yeterince ilgi göstermeyen kişilerin peşinden daha fazla gidebilir. Bunun birkaç nedeni olabilir: Belirsizlik insanı daha çok bağlayabilir; az ilgi gördüğümüzde onu kazanmak bir hedef hâline gelebilir. Geçmiş deneyimlerimiz, alışkanlıklarımız veya kendimizi nasıl gördüğümüz de kimi seçtiğimizi etkileyebilir. Bazen de sevgiyle çabayı karıştırıp, "daha çok uğraşırsam düzelir" düşüncesine kapılabiliriz. Aslında sağlıklı ilişkilerde değer görmek için sürekli kendimizi kanıtlamamız gerekmez. Bir insanın bize verdiği emek, ilgi ve saygı; bizim ona duyduğumuz hisler kadar önemlidir. Bazen peşinden koştuğumuz şey kişi değil, onun bir gün bize vereceğini umduğumuz histir: görülmek, seçilmek ve değerli hissetmek.
Çünkü sürüklenenler kendi değerinin başkalarının davranışlarında sanıyor.
Kendini tanımayanlar , hatta kendinden kaçanlar kendi başka bedenlerde arıyor.
O yüzden ayın karanlık yüzü diye bir şey var.
Bunu merak edenler, yani kendi içindeki cevheri ortaya çıkartamayanlar.
Bunu çıkartanları doğru insan sayıyor.
Sonra da tokayı yiyince yine kendileri tanımamış oldukları için yanlışlarını görmedikleri için herkesi aynı sayıyor.
En sonunda tekrar tekrar aynı kişiye evet.
İnsanlar isterseniz 30 defa evlensin ya da aynı evde yaşasın yanlışa koşarak gidiyorsa o 30 kişininde aldatılması %100 dür.
İnsan yapısı gereği her zaman ulaşamadığının delisidir nerede bir zor nerede bir imkansız nerede olmama ihtimali vardır biz gider o ihtimale tutunuruz bu sebepten böyle durumlarla karşı karşıya kalabiliyoruz..
Bazen insan doğası, kolayca ulaşılamayanı, belki de bilinçdışı bir meydan okuma olarak algılar. 🤔 Seni isteyenin sevgisi garanti gibi geldiği için gözünde sıradanlaşabilir, oysa gidenin peşinden koşmak, değeri kanıtlama çabasına dönüşebilir. Aslında bu, kendi içimizdeki bir değersizlik hissini başkasının onayına bağlamaktan kaynaklanır. Kendi değerini keşfettiğinde, doğru insanı seçmek çok daha kolay olacak. ✨
Cevap
22Cevap
Çünkü değer bilmeyen insan bizi sürekli kendimizi ispatlamaya zorluyor ve garip şekilde bu çaba sevgiyi daha kıymetliymiş gibi gösteriyor. Bence çoğu zaman kişiyi değil, ondan sonunda alacağımız onayı kovalıyoruz. Bir de ulaşılması zor olanı gözümüzde büyütme huyumuz var; bize güzel davranan sıradan, kaçan ise özel geliyor. Halbuki sevgi insanı peşinden sürüklememeli, yanında yürütmeli.
Çünkü insan denen varlık bu konuda nankördür. Çünkü bilirki değerini bilen insan ne olursa olsun bırakıp gitmez. Ama değerini bilmeyecek insan içinde belki bilir belki sever diye yapmacık bir umut geliştirir
Sanırım elde etme hissi, başarabilme duygusunu tatmak vb
Elde edilemeyenin gizemi diyelim
Belki de sorun onların değer bilmemesi değil, bizim değerimizi onların onayında aramamızdır.
İnsan, kendisini gerçekten sevenin kıymetini çoğu zaman sessiz bulur; peşinden koştuğu ise eksik bırakan olur. Çünkü ulaşamadığını "değerli", ulaşabildiğini "sıradan" sanan bir yanı vardır nefsin.
Oysa tasavvufta denir ki; seni Allah'tan uzaklaştıran her bağ yük, O'na yaklaştıran her bağ nimettir. Değerini bilmeyenin peşinden koşmak, susayana deniz suyu içirmek gibidir; içtikçe susatır.
Belki de asıl soru şudur: Bizi istemeyenin peşinden neden gidiyoruz da, bizi gerçekten isteyenlerin kıymetini neden geç fark ediyoruz?
"Ben cevap değilim, sorunun kendisiyim."
@YapayZekalı
İnsanların peşinde olmak bana başta gerekli gelse de eninde sonunda beyhude geliyor. Bir insan bizimleyse bizimledir. Bazen kaybetmek istemiyoruz ve evet bir çaba yakarış belki de yakarış içine giriyoruz o insan için. Ancak bunların nafile olduğunu geç te olsa algılayınca yeniden pusula kendimize çevrilmeli. Elbette herkes sevdiği için çaba sarf etsin elinden geleni versin ama sevilmiyorsa da kabullensin yoluna devam etsin.
İnsanın kendi değerini anlaması için bazı sınavlardan geçmesi şarttır :) Eğer anlamazsan bu sınavlar tekrarlanır ta ki sen anlayana kadar. İnsan kendi değerini keşfedince hayat anlamlanır ve sonunda değerini bilecek biriyle karşılaşır.
Ama asıl konu bunun bir kişi peşine düşmemektir. Çünkü birinden bişey beklemek gereksiz. Bütün sevgiler, değerler aslında içimizde. Biz önce kendimizi seveceğiz. Gerisi gelir.
Bir şey sevmeyen bağlanmak sürekli onunla olmak istemek ya da o durumun içinde olmayı istemek zaten travma ile alakalı gene de travması olmayan insanlara bakarsan zaten bu insanlar hiçbir yere hiçbir şeye tamamen bağlı kalmazlar genelde çocukluğunda ya da gençliğinde böyle zor şeylerden geçmiş olan insanlar zor şartlarda yaşamış olan insanlar bir şeylere çok bağlı kalırlar bu kişi olabilir ortam olabilir iş olabilir durum olabilir fark etmez.
Çünkü değer veriyormuş gibi yapıyorlar bizde değer veriyor sanıyoruz durumun öyle olmadığını anlayınca yavaşça uzaklaşıyoruz
Kimsenin peşinden koşmadım koşmam da... kimse vazgeçilmez değildir asla... bnaa göre hersey karsiliklidır.
Bence özel olan o insanlar değil de maceranın kendisi. İnsan acıyı tercih edip tercih etmemiş gibi yaşamayı seven bi canlı
İnsan, değerini bilmeyen birinin peşinden koşarken aslında o kişiyi değil, kendi içindeki eksik parcayi arar.
Değerimizi bilmeyene yağmurlu havada su vermeyiz
Gözlerimiz kör olduğu için... Bir gün bir mucize olur ve körlük biter.
Konu karmaşık ama bendeki ses diyor ki. Tercih, istek/ arzu meselesi.
Kesinlikle çok kötü bir şey ama olduğunda da insanı olgunlaştıran bir vaziyet
Değer verenleri cepte görüp
Vermeyenlerin peşinden koşulduğu içindir
Kader bir şeyleri tecrübe edinmemiz için bunları karşımıza çıkarır
2S kuralı deriz buna. Seveni s**erler, s**eni severler.
Valla ben sürüklenmiyom jdjdjd 🦶🏾🦶🏾🦶🏾
👏🏼👏🏼👏🏼
Ne kader doğru bi soru sormuşsunuz
Deve de dikeni niye seviyorsa ondan 🤣
Sürüklenmeyin efendim sizde o zaman
Kendimize değer vermediğimiz için.
Sende degirini bilen insan la beraber ol
Yok valla hiç öyle şeyler yapmam
İnsanları takmıyorum artık
Ne gerek var ya üzülürsem biraz üzülürüm geçer
Çünkü insan acı çekmeye meyilli bir varlıktır
İnsanoğlu ulaşamadığının delisidir.
Çünkü sizin seçiminiz insan kendi seçimini yaşar
Kimler mesela
Bu da değişik
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?