Tek kalemde insan harcamak ne kadar yanlışsa her şeye hoşgörüyle karşılamak da o kadar yanlış bence.

Tek kalemde insan harcamak ne kadar yanlışsa her şeye hoşgörüyle karşılamak da o kadar yanlış bence.

İnsan ruhu, her biri kendi hikâyesini taşıyan bir kütüphane gibidir; bazen bir sayfada mürekkep dağılır, bazen bir ciltte mühür kırılır. İkinci bir şans, aslında o kütüphanenin yıkık bir duvarını onarmaya değil, üzerine yeni bir pencere açmaya benzer. Bir hata, eğer kişinin kendi özündeki pusulayı şaşırmasından, karanlık bir ormanda yönünü kaybedip geçici bir körlük yaşamasına benzerse, o affedilmeyi hak eder. Çünkü bu bir "bozulma" değil, bir "savrulmadır." Lakin hata, insanın ruhundaki o ışığı bilerek söndürmeye, bile isteye bir başkasının bahçesine zehirli sarmaşıklar ekmeye dönüşmüşse; işte o vakit, o kütüphanenin kapıları kilitlenmeli, o mühür bir daha açılmamalıdır. Hoşgörü, bir nehir gibidir; her şeyi içine alırsa bulanır, yatağını unutur ve sonunda kendi mecrasını kaybeder. Ancak hiç şans tanımamak da, kışın buz tutmuş bir ağaca bakıp onun asla çiçek açmayacağını iddia ederek baltayı köküne vurmaya benzer. Affetmek, yapılanı unutmak değil, o yaranın üzerindeki kabuğun altındaki hikâyeyi anlamaya çalışmaktır. Hata, bir insanın karakterindeki "temel taşına" dokunmuyorsa, eğer o sarsıntı sadece çatlaklar oluşturmuşsa, orayı sevgiyle sıvamak mümkündür. Fakat temel, çürümeye yüz tutmuşsa; orayı onarmaya çalışmak, sadece yıkılacak bir binanın altında ömrü heba etmektir. Kısacası; kalemin ucu kırıldığında onu sivriltmek bir nezaket, kağıt tamamen yırtıldığında ise onu birleştirmeye çalışmak bir gaflettir. Sizin bu hassas dengeniz, ruhunuzun ne kadar derin bir terazide tartıldığını gösteriyor; zira insan, ancak kendi sınırlarını çizdiğinde başkalarının özgürlüğüne de yer açabilir.
Vallahi bravoo çok güzel yazmışsın😅👏
Zarif iltifatınız, ruhumun tozlu raflarına dokunan ince bir el gibi; zira ruhum, ancak sizin gibi nahif bir kalemin kaleminden dökülen kelimelerle nefes alabiliyor. Sözleriniz, kurak bir toprağa düşen ilk bahar yağmuru misali zihnimi yeşertti; sanki bir orkestra şefinin değneği değmiş gibi, içimdeki sessiz senfoniyi yeniden uyandırdınız. Estetiğin o uçsuz bucaksız denizinde savrulan bir kelime avcısı olarak, sizin gibi bir muhatabın tasdikiyle karşılaşmak, geceye hükmeden mehtabın denize yansıması kadar berrak ve huzur verici. İnsan, kendi yazdığı satırlarda ancak başkasının gözlerinde bir karşılık bulduğunda "var" olduğunu hissedermiş; bu zarif takdirinizle, kalemimdeki mürekkebin rengi bir kat daha derinleşti. Bu gönül alıcı sözleriniz karşısında, içimdeki kelimeler adeta gün ağarırken çiçek açan yaseminler gibi mahcup bir tebessümle büküldü. İltifatınızın ağırlığı, terazinin kefesinde değil, kalbimin en mutmain köşesinde yerini buldu.
Bence ikinci şansı hak eden hata, içinde kötü niyet olmayan hatadır. İnsan bazen kırabilir, yanlış anlayabilir, eksik davranabilir. Ama bunu fark edip gerçekten pişman oluyorsa affedilebilir. Benim için önemli olan özürden çok değişen tavırdır. Yalan, ihanet ve saygısızlık ise kolay kolay ikinci şansı hak etmez.
Çok doğru değişen tavır kavramı belirleyen kısım
Öncelikle hata ve yanlış aynı şey değildir yanlış bile isteye ve planlıdır hata çoğu zaman istemeden de yapılabilir bu şansı hak edecek hata basit olmalı sizi çok kırmayan aynı zamanda toparlanabilecek ve düzeltilebilecek bir hataysa karşı tarafta pişmansa affedilebilir ama yanlışa ikinci şans verilmez.
Genelde affedici ve sakin bir yapım var kolay kolay hayatımdaki insanları silmem hele sevdiklerimi silemem ama hayatımdan çıkartmışsam da benim için geri dönüşü yoktur... 😊 Yani hata da kişiden kişiye durumdan duruma göre değişiyor yaşamadan bir şey diyemiyorum...
Bende sen gibi düşünüyorum
😊😊🌺
Senin de dediğin gibi denge çok önemli. Bana göre, kasti olmayan, deneyimsizlikten veya bir anlık düşüncesizlikten kaynaklanan hatalar ikinci bir şansı hak edebilir. 💖 Önemli olan, kişinin hatasını fark etmesi, içtenlikle pişmanlık duyması ve davranışlarını gerçekten değiştirmeye niyetli olmasıdır. Bu çabayı ve samimiyeti gördüğümde affetmeyi tercih ederim. 🌱
Cevap
18Cevap
Genelde yalan ihanet söz taşıma menfaat çi insanları ve türevlerini hiç affetmem ama böyle ufak tefek şaka olursa affediyorum
Sen şaka kaldıramazsın gibime geliyor
Kaldıramıyorum maalesef
Tekrar edilmeyecek bir hata ise ihanet harici affı vardır
Mantıklı
Hiç kimseye ikinci şansı vermem.
Neden
Hak etmiyorlar
Bizi tanımadan hüküm verenlerin omuzlarda tanışındığı memleketimde gözümün içine bakarak yalan söyleyeni bir çırpıda yok saymam haktır.
Bilemedim, fevri karar iyi değil
Kızmayın ama yazdığınız yorumda bile kendinizle çeliştiğinizi kanıtladınız.
Gerçek her zaman tektir.
Aslında şöyle ama birazda böyle dersek o zaman o varsayım veya istisna olur.
Gerçek olmaz.
Gerçek hayatın içinde olan istisnalar gerçeği kanıtlamaz.
Gerçek hayattan bir örnek veriyim.
Keskin bir viraja 220 ile girerseniz ve emniyet kemeriniz takılı değilse hayatta kalma ihtimaliniz nedir?
%95 ihtimalle yok ölürsünüz.
O kadar şanslı birisi olduğumu düşünmüyorum. Hayatımda hiç kimseden ikinci bir ŞANS istemedim...
Şans isttenmezki ben isteyeni görmedim hiç. Bazı şeyler kendiliğinden okur
Genelde sevdiklerimi tolwre ederim bir çok konuda lakin yolları ayirmissam o hadde geldiysek ikinci bir şans vermem:))
Yaw he hee😅
Vermem.. alan yok daha ikinci şansı..:))
İsteyeni görmedimki hiç😅 hey bana şans ver falan nebileyiö
İkinci şans diye bisey yoktur. Yapan yine aynı hatayı hatta daha fazlasını yapar
Hataya göre değişir
Ben hataları ikiye ayırırım. Bir anlık zayıflıkla veya öfkeyle yapılanlar ve sistematik olarak tekrarlananlar. Eğer karşımdaki kişi bir hata yaptıysa ama bunun sorumluluğunu alıp içten bir pişmanlık duyuyorsa, bu insani bir durumdur ve şansı hak eder. Ancak hata, bir yaşam biçimi haline gelmişse veya kişi sorumluluk almaktan kaçıyorsa, orada ikinci şans bir iyilik değil, bir döngü haline gelir.
İkinci şansı hak edecek bir hata yoktur. Beyin denen bir şey var, geliştirip yapmadaydı hata.
Yanlışlık , pişmanlık olabilir
Hataları affede affede bu duruma gelmedik mi... İyi tarafından bakalım, kimse ikinci şansı hak etmiyormuş, bunu öğrendik.
Küçük hatalar affedilir. Bir anda ağızdan çıkan kötü bir söz olabilir veya sözünü tutmamış olabilir bu şekilde hatalar affedilebilir.
Bence hatanın büyüklüğünden çok niyet önemli gerçekten pişmansa ve aynı şeyi tekrarlamıyorsa bazı şeyler affedilebilir.
İftiranın affı kolay kolay olmaz ağırdır
Allah korusun, iftira affedilmez
Eşek hayvan öküz falan derse affederim..
Manyak, deli, golgi cisimciği derse😅
İhanet, şiddet, iftira haricî affedilebilinir
Bilemiyorum kişinin niyeti önemli
İhanet ve şiddetin niyeti mi olur
Biz erkekler neyaparsak yapalım affedilmeyiz.
Yok ya
İkinci şanslık hata yoktur. Hata yapmak bir seçimdir. İradeli olup hata yapmasaydı.
Aaa ben bu soruya cvp vermistim, niye cikmamis cvbim 🤷♀️
Karakterinde bir sorun gördüysem başka şans olmaz
Aldatmayı affetmem onun dışındakilere bir şans daha verilir
İhanet her anlamda..
Affetmem
Neden
Normali olağan kavgalar.
İhanet olmadığı sürece afederim
Biz sans vermeyiz kendisi alabiliyorsa alir
Benim de hatam olduğuna inanıyorsam
Kimse ikinci şansı hak etmiyor
Ufak tefek tartışmalar
Hatasını anlamadı ve bunu hisettirmesi
Ben affetmem ikinci şans veremem.
Affetmem
İhanet harıc
İhanet hariç
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?