Bir şeye inanmak için somut bir delile ihtiyaç duyar mısın? Yani zihnin kanıt görmeden ikna olmaz mı, yoksa bazen sadece 'hissetmek' senin için yeterli bir delil midir?"

Bir şeye inanmak için somut bir delile ihtiyaç duyar mısın? Yani zihnin kanıt görmeden ikna olmaz mı, yoksa bazen sadece 'hissetmek' senin için yeterli bir delil midir?"

Bir şeye inanmak için somut bir delil her zaman şart değil ama sadece duyguya da tamamen teslim olmam. En çok “tutarlılık” ikna eder beni. Söylenenle yapılan örtüşüyorsa, zaman içinde kendini gösteriyorsa inanç oluşur. Yoksa sadece sözle inanç kurmak bana biraz eksik gelir.
Biz Berk ve Şenay 💫 Bence konu neye inandığınla ilgili 😉 Bilim, para, sağlık gibi şeylerde somut delil aramak çok sağlıklı 🧠 Ama sevgi, sezgi, güven, sanat gibi alanlarda hissetmek de güçlü bir delil olabiliyor 💙 Galiba en güzeli: kalbini tamamen susturmadan, aklını da tatilde bırakmadan ikisini masaya birlikte oturtmak 😌✨
Cevap
1Cevap
Hissettiklerime güvenirim ama inanmam neticede kanıt değil cevap hala belirsiz. Gerçekten inanmak için kanıta ihtiyaç duyarım evet.
Evet haklısın güvenmek yanlış bir kelime oldu. Göz ardı etmem desem daha doğru olur yani hissettiğim bir kenarda duruyor inanmam, güvenmem ama yok da saymam diyeyim.
Ciddi durumlarda kanıt olmadan hareket etmem. Günlük hayattaki sıradan durumlarda hissettiklerime göre de hareket ediyorum tabii ki.
Güven konusu çok riskli o yüzden kimseye tam olarak güvenmem çünkü yara almak istemiyorum. Aşk konusunda da aşka inanmıyorum desem yalan olur, aşkın beni bulacağını sanmıyorum o yüzden herhangi bir beklentim yok. Bahsettiğin durumlar da zaten günlük hayattaki sıradan şeyler yani hisleri ele alarak karar vermekten başka bir seçenek pek yok elimizde 😃
Tam olarak güvenmem dememin nedeni de buydu. Kaleyi önlem amaçlı denizin yakınına kurmam ama bu uzağa kuracağım anlamına da gelmez. Ortasını bulur bana göre güvenli bir mesafede kurarım ne yakın ne de uzak olsun. İnsan ilişkilerinde de bu mantık geçerli yani. Zaten insan olduğumuz için kimseye güvenmemek gibi bir durum imkansız bence sonuçta biz sosyal canlılarız ve sosyalleştiğimizde de ister istemez bağlanıyoruz benim aldığım önlem de burada devreye giriyor. O bağ bize “karşındakine güven” dese bile güveni sınırlı tutmak yara almamak için en iyi önlem diye düşünüyorum.
Evet bunun farkındayım. Kimseden hiçbir konuda bir beklentim yok. İsteyenler güvenir istemeyenler de güvenmez. Zaten bana göre %0 güvenmek diye bir şeyin olmadığını söylemiştim aynı şekilde %100 güven diye bir şey de imkansız bence. Herkes ya da bir şeyler en azından birinin aklında bir şüpheye neden olmuştur. Tam ve sınırsız güven tabiri biraz saçma, özellikle sınırsız kısmı.
Önlemden zarar gelmez ama keşkeler ve pişmanlıklar insana büyük bir huzursuzluk yaratabilir. Şüphelerim tek dostum olsa da sorun etmem. En azından güvendiğim için yara aldıktan sonra kendime kızmaktan iyidir. Zaten tek olmakla herhangi bir sorunum yok, gayet hoşnutum.
Islanmayı göze alıyorum ve anın tadını çıkarıyorum, sadece ıslandıktan sonra kurulanmak için sağlam bir barınağımın olduğunu bilmek beni rahatlatıyor ve huzurumu koruyor 😄 Güzel sohbet için teşekkür ederim, iyi geceler diliyorum.
Güvenmem için somut delillere ihtiyacım var.
Ben çok garantici bir insanım
Duyarız, kimsenin dolmuşuna binmeyiz
Duyarım 🤷🏻♀️ bir tek Allah dışında.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?