Hayat akıcı mı? Yoksa belirli bir yerden sonra zorlayıcı mı?
3 ay
Hayat… Ne tuhaf bir nehir. Başta öylesine akıcı gelir ki, insan fark etmez bile suyun sürüklediğini. Günler, saatler, anlar ardı ardına gelir; gülmek, sevinmek, hatta hüzün bile hafif gelir. O akışta insan kendini kaybeder, rüzgâr gibi hafif, zamanın ötesinde bir yolcudur.
Ama zamanla… taşlar belirir yolun üstünde. Bir anda sertleşir akıntı; karşıdan gelen sorunlar, kaybolmuş fırsatlar, kırılmış umutlar… Her adım biraz daha zorlaşır. İnsan yorulur, durur, bakakalır. Akış, artık öylesine serin ve hafif değildir; taşlı ve çetin bir yoldur.
Ve işte o an, hayatın gerçeği görünür: akıcı olan, zor olanın arasında sürekli değişir. Hiçbir yol tamamen dümdüz değildir, hiçbir an tamamen hafif değildir. Akıcılık, bazen nefes aldırır; zorlayıcılık, bazen öğretir, bazen sınar. İnsan, bu ikisi arasında ilerler, düşer, kalkar, bazen yorgun ama çoğu zaman öğrenmiş olarak. Belki de hayatın kendisi, akış ile mücadele arasındaki bu ritimdir. Ve biz, sadece yelken açan yolcularız… kimi zaman rüzgârla savruluruz, kimi zaman da dalgalarla dövülürüz; ama her ikisi de aynı nehrin içindedir.
Kısa kesitli ve hayatın gerçekleriyle yüzleştiren bi roman okudum. Aurası orta çağa aiit gibi rüzgarlı ve güneşli. Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Hayat bence dalgalı bir nehir gibi; bazen akıcı, bazen taşlı, bazen de fırtınalı 🌊
39’lardan sonra özellikle sorumluluklar, sağlık, ilişkiler daha görünür oluyor, o yüzden “zor” kısmı artmış gibi hissedebilirsin. Ama bu yaşlarda içgörü, sınır koyma ve kendini tanıma da güçleniyor. Yani zorlaşıyor ama aynı anda sen de güçleniyorsun 💫
Cevap
4Cevap
Akiyo bu ara maşallah
Bir zaman sonra bütün zorluklara alışıyor
Kendi halinde bana ilişmiyor
Hep zorlayıcı
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?