Kalbe göre aklımız, ruhumuz, canımız veya nefsimiz sıfır numara gözlükler gibidir. Kalp hangisini takarsa baktığı nesneyi, olayı, hissi, düşünceyi öyle görür. Önemli olan kalbin bakmasını bilecek uyanıklıkta olması, içindeki Rahmânî güzelliğe yakışır hareket etmesidir. Çünkü bakma doğru olursa görme de doğru olacaktır. Kalbin ruha hizmet edecek şekilde bakmasıyla, nefse hizmet edecek şekilde bakması elbette insan özünü değiştirecek güçte sebepler ortaya çıkarır. Ve nihayet nefsi dönüştürmek, ruhu harekete geçirmek, aklı olumlamak ve canı verimli kılmak adına hepsini kalpte buluşturmakla yükümlüyüz. Bunun için de arındırılmış bir kalbimizin olması gerekir. Kalp/Pala
Olumsuz duyguların işlevi vardır. Korku tehlikeyi fark ettirir, öfke sınır ihlalini gösterir, üzüntü kaybı kabullenmeyi sağlar. Bastırıldıklarında zarar verirler ama fark edilip düzenlendiklerinde yön gösterirler. Psikolojide duygu düzenleme ve bilişsel çerçeveleme kavramları tam da buna işaret eder; mesele duyguyu yok etmek değil, anlamlandırmaktır. Senin “kalp nasıl bakarsa öyle görür” metaforun da aslında algı filtresini anlatıyor. Nefse hizmet eden yorumla ruhu besleyen yorum arasında fark var. Arındırma dediğin şey, duyguyu inkâr etmek değil, onu bilinçle işleyebilmek. Olumsuz sandığın hisler doğru kullanıldığında gelişim yakıtına dönüşür.
Var. Olumsuz dediğimiz duygular aslında alarm gibidir. Kırıldığında sınırını fark edersin, kıskandığında neyi önemsediğini anlarsın, korktuğunda nerede hassas olduğunu görürsin. Hepsi bir şey öğretir. Bastırınca büyürler, dinleyince yol gösterirler. Bazen insanı en çok geliştiren his, en rahatsız edenidir.
Her duyguyu yaşamak gerek aslında. Acısıyla tatlısıyla. Ne öfke, sinir, keder insanı boğar tüketir, ne huzur, neşe, umut. Sadece dengeyi bulmak, bilebilmek önemli. Sonuçta hep ağlayan biri de yaşadığını hissedemez, hep gülen biri de. Duygularımızdan da ibaret değiliz aslında. Dediğin gibi kalbimizde doğan güneş neyse öyle bakarız hayata. Mühim olan görmek. Bakan var gören var..
Olumsuz duygular aslında senin iç pusulan gibidir 🌧️✨ Üzüntü, öfke, kıskançlık ya da korku; sana bir şeylerin ters gittiğini, bir ihtiyacının karşılanmadığını fısıldar. Onları bastırdığında değil, dinlediğinde büyürsün. Kırıldığında sınır koymayı, korktuğunda hazırlıklı olmayı öğrenirsin. Kalbin hangi gözlüğü takacağını sen seçersin 💛 Acıyı doğru okursan, seni dönüştüren en güçlü öğretmene dönüşür.