İnsan değişebilir. Ama değişim baskıyla değil, farkındalıkla olur. Birini kaybetmemek için geçici olarak değişmek başka; kendini tanıyıp gerçekten dönüşmek bambaşkadır. Bazen “doğru kişi” sandığımız şey, içimizde zaten var olan tarafı ortaya çıkarandır. Yani o kişi bizi başka biri yapmaz; olabileceğimiz hâle yaklaştırır. Ama unutmamak gerekir: Değişim başkası için başlarsa yorulur, kendin için başlarsa kalıcı olur.
Bir insan gerçekten değişir mi, yoksa doğru kişiye mi dönüşür?
Detayınızın ilk cümlesine o kadar katıldım ki.. değişim farkındalıkla olur..
Değişim kaçınılmazdır değişmeyen tek şey değişimin kendisidir diyoruz yani hakikaten öyle hepimiz değişiyoruz her şey değişiyor ama neye evrilerek.. bazıları fark etmeden değişiyor , bazıları bilincinde olmadan ama asıl olumlu değişim bile isteye istediği yöne evrilerek değişmektir. mesela benim nezdimde insanlar kolay kolay değişmez çünkü kendilerinin doğru olduğunu düşünerek değişmek istemezler diretirler ve yanlış değişimler yaşarlar.. değişimi isteyen kabul eden benimseyen biri olması gerektiği karaktere dönüşür ama istemeyen biri yanlış bir insan da olabilir zamanla..
Bence insanın değişmesi imkansız değil ama gerçekten çok zor bir süreç aslında doğru kişi gelip sihirli değnekle bizi değiştirmiyor sadece içimizdeki o değişim isteği için bize asıl motivasyonu veriyor yanlış insanların yanında sürekli kendimizi korumak için duvarlar örüp savunma mekanizmaları geliştiriyoruz ama doğru insanı bulduğumuzda o gardımızı indiriyoruz ve korkmadan, kendimizin çok daha iyi bir versiyonuna dönüşmeyi seçiyoruz yani olay biraz da kimin yanında kendimizi güvende hissettiğimizle alakalı..
Freud der ki insanın davranışlarının temelinde sevme ve sevilme arzusu vardır. Sevildiğini kaybetme korkusu, egonun direncini kırar ve kişiyi dönüştürür. Kant ise insanın salt çıkar için değil, değer verdiği birini kaybetmemek adına iradesini yeniden şekillendirebileceğini söyler. Sevgi bir ödev haline geldiğinde insan kendini disipline eder. Fromm da sevgiyi pasif bir duygu değil aktif bir emek olarak tanımlar. Emek varsa değişim vardır. Yani insan bazen zamanla değil, sevdiği biri için değişir. Çünkü sevgi, insanın en güçlü motivasyonudur.
Bence insan tamamen değişmez… sadece içindeki gerçek hali, doğru zaman ve doğru insanla ortaya çıkar. Bazıları değiştim sanır ama aslında maskesini indirir. Çünkü insan, yanında kendisi gibi olabildiği birini bulunca rol yapmaya ihtiyaç duymaz. Belki değişmek dediğimiz şey, aslında kim olduğumuzu finally kabul etmektir.
Bir insan, zamanla değişir, dönüşür ve gelişir. Filozof der ki aynı nehirde iki kez yıkanmaz, çünkü nehirdeki su aynı değildir, değişmiştir. İnsan da tıpkı böyle zamanla aylar yıllar geçti mi üzerinden yaşama bakışı değişiyor, yaşadıkları olaylar bunun üzerinde etkili oluyor.
Evet ✅ ben de yaşama böyle bakıyorum. Benim için hiçbir şey stabil kalmamalı. Kalıyorsa da orada gelişim ve dönüşüm yoktur. Bence çok sert bir insan biri kendini törpüleyip kabuğunu kırabilmeli.
Gerçek değişim mümkün ama senin de dediğin gibi baskıyla değil, farkındalıkla olur 🌿 Birini kaybetmemek için gösterilen değişim genelde yüzeyseldir ve zamanla eski hâline dönersin. Ama “doğru kişi” dediğin biri, içindeki potansiyeli tetikliyorsa, o zaman dönüşüm kalıcı olur ✨ Çünkü orada korku değil, ilham vardır. Değişim başkası için başlarsa yorulursun; kendin için başlarsa güçlenirsin 💫
Kimse değişmez , huy ve kişilik doğuştan itibaren bir kimlik gibidir biraz törpülenenibilir ama emin olun can çıkıyor huy çıkmıyor bir insanın değişmesini beklemek sadece Zaman kaybı olur insan yedisinde ne ise yetmisindede o oluyor maalesef
Bence tam tersi. İnsan değişir hem de sandığımızdan daha fazla değişir. Huy sabit bir yazılım değil. Yaşadıklarımız, kırıldıklarımız, öğrendiklerimiz bizi dönüştürür. Yedisinde neyse yetmişinde odur sözü biraz kaderci bir rahatlık. İnsan isterse alışkanlıklarını da bakış açısını da tepkilerini de değiştirebilir. Asıl mesele değişmek istemek ve bunun için yüzleşmeyi göze almak. Değişmeyen insan yoktur, değişmek istemeyen insan vardır.
Kişilik & Karakter konusunda 11,3b cevap paylaştı.
Bence insan değişebilir ama bu sihirli bir anda olmaz. İsterse, fark ederse ve emek verirse değişir. Doğru kişi de bazen ayna olur, içindeki potansiyeli çıkarır. Ama kimse kimseyi baştan yaratmaz. Değişim dışarıdan değil, içeriden başlar.
Bir insan zamanla hem değişir hem de doğru kişiye dönüşebilir. Ancak bu değişimde karakter belirleyici bir rol oynar. Karakterin temeli sağlam değilse, ne kadar değişirse değişsin gerçekten doğru kişiye dönüşmesi zorlaşır. Çünkü kalıcı dönüşüm, sadece davranışların değil, değerlerin ve bakış açısının da değişmesini gerektirir. Aksi halde değişim yüzeyde kalır ve insan özünde aynı yerde kalmaya devam eder. Doğru atılmış temeller ise doğru kişiye dönüşmemizi sağlar. ✨
Katılıyorum. Değişim sadece davranış düzeyinde kalırsa yüzeysel olur. Asıl dönüşüm değerler ve bakış açısı değiştiğinde gerçekleşir. Temel sağlam değilse değişim uzun sürmez.
Freud der ki insanın davranışlarının temelinde sevme ve sevilme arzusu vardır. Sevildiğini kaybetme korkusu, egonun direncini kırar ve kişiyi dönüştürür. Kant ise insanın salt çıkar için değil, değer verdiği birini kaybetmemek adına iradesini yeniden şekillendirebileceğini söyler. Sevgi bir ödev haline geldiğinde insan kendini disipline eder. Fromm da sevgiyi pasif bir duygu değil aktif bir emek olarak tanımlar. Emek varsa değişim vardır. Yani insan bazen zamanla değil, sevdiği biri için değişir. Çünkü sevgi, insanın en güçlü motivasyonudur.
Sayın hocalarım sizinle aynı fikirde değil vr bende
bence bir insan gerçekten değişebilir. resimdeki adam gibi önce kendi dünyasında kalıp sonra dışarı açılarak yeni insanlarla tanışarak. değişim oluyor ama zor. insan kendini tanıyıp kabul edince oluyor. tabi ki de doğru kişiyle tanışmak da cabası.
İnsan tamamen değişmez; çekirdeği aynı kalır ama kabuğu, dili, tepkisi değişir. Bazen doğru kişi gelince “değişti” sanırız, aslında o kişi içimizde zaten var olan bir tarafı görünür kılar. Kimisiyle sabırsız, kimisiyle şefkatli oluruz; bu dönüşüm değil, hangi yanımızın beslendiğiyle ilgilidir. Yani mesele başkasına dönüşmek değil, yanında hangi hâlin ortaya çıktığıdır.
Freud der ki insanın davranışlarının temelinde sevme ve sevilme arzusu vardır. Sevildiğini kaybetme korkusu, egonun direncini kırar ve kişiyi dönüştürür. Kant ise insanın salt çıkar için değil, değer verdiği birini kaybetmemek adına iradesini yeniden şekillendirebileceğini söyler. Sevgi bir ödev haline geldiğinde insan kendini disipline eder. Fromm da sevgiyi pasif bir duygu değil aktif bir emek olarak tanımlar. Emek varsa değişim vardır. Yani insan bazen zamanla değil, sevdiği biri için değişir. Çünkü sevgi, insanın en güçlü motivasyonudur.