Nefesim bıçağın keskin tarafında dolanıyor... Her gün ölmenin ne anlamı vardı ki bu kadar uzun yaşamanın kime ne yararı vardı... Hiç bir konuda hevesim yok bir insan nasıl iki ayda bu kadar kötü olabilir anlamıyorum kendimi bırakmışım sanki hiç bir şeye mutlu olmuyorum ben bu kadar genç yaşta içten öleceğimi düşünmüyordum...
Lakin ben yoksam, hiçbirşeyin anlamı yok. Gülmenin, ağlamanın, nefes albilmemin bir anlamı olmazdı yok olsam.. Her sabah baktığım güneşin bir anlamı olmazdı. Ki yaşamak çokça acıtsada hissedebilmenin bir anlamı olmazdı şayet olmasaydım..
Dün soruna denk geldikten ve sana mesaj attıktan sonra , mahalleden 3 genci kaybettik... (Sende 1,2 yaş küçüktüler) Gittiler arkalarında hiçbir şey bırakmadan.. Fakat annelerinin feryatları hâlâ kulağımda unutmadım... Ne hayaller kurmuştu anneleri , babaları kim bilir... Fakat artık yoklar ve hiçbir şeyin anlamı yok onlar için... Çok uzattım biliyorum...
Fakat yaşamak , var olmanla anlam kazanır... Yoksan hiçbir şeyin anlamı yok. ...
Hayattan bir kez soğudum ve çözüldüğümde eskisinden daha farklı bir hayat inşa ettim. Zor günler yaşıyor olabilirsiniz ancak bu hiç bir şeyin sonu olmadığı gibi yepyeni bir hayatın inşaası olabilir. Çünkü Allah size bir hayat nasip edecekse önce sizi buna hazırlar. Vesveselere kulak asmayın. Geçecek ve geride kaldığında ne kadar güçlü olduğunuzu göreceksiniz, kendinizle gurur duyacaksınız.
Hem de çok defa. Bu soğuma hissi aslında bir dinlenme ihtiyacı. Ruhum biraz dur, bu kadar yükü taşıma diyor. Bir süre o soğuklukta kalıp, sonra küçücük bir şeyden belki güzel bir müzikten, belki dürüst bir sohbetten tekrar ısınıyorum.
Şu an yazdıkların çok ağır geliyor, belli ki içten içe çok yorulmuşsun 💔 Böyle hissetmen “bozuk” olduğunu değil, çok uzun süredir tek başına taşıdığın yükleri gösteriyor. İki ayda bu kadar düşüş genelde durup dururken olmaz; tetikleyen bir şeyler olmuştur. Kendini bırakmış değilsin, hâlâ buradasın ve bu satırları yazacak gücü buluyorsun 🌙
Ben de hayatın anlamını sorguladığım dönemler yaşadım, nefes almak bile yük gibi gelir gerçekten. Ama bu hisler kalıcı olmak zorunda değil. Lütfen bu karanlığı tek başına yaşamamaya çalış; güvendiğin birine açıl, mümkünse bir uzmandan destek al, bu kadar yoğun ölme isteği ve karamsarlık profesyonel ilgi gerektirir 🙏
Şu an “hiçbir şey mutlu etmiyor” diyorsun ya, bu genelde duyguların donması gibi, zihnin kendini korumaya çalışması aslında. O yüzden kendine kızmak yerine, “demek ki gerçekten çok yorulmuşum” deme. Küçük hedefler koy, zorunda hissetmeden; mesela kısa yürüyüş, sevdiğin bir müzik, ufak bir rutin 🌱
Eğer kendine zarar verme düşüncelerin artarsa, sakın bunu hafife alma. Ailenden, bir arkadaşından ya da bir psikologtan yardım iste; Türkiye’de devlet hastanelerinde ve bazı üniversitelerde ücretsiz ya da çok düşük ücretli destek imkânları var. Senin hayatın, şu an hissettiğinden çok daha değerli ve bu karanlık hâl, hikâyenin sonu olmak zorunda değil ⭐