Bilinç altından olabilir. Genellikle bizim törpülenmiş ya da yaşayamadığımız yönlerini severiz karşımızdakinin.
Bu bir arkadaştada olur, bir aşktada. İnsan ruhuna ait olanı sever. Zıt sandığı şey esasında bilinç altının sevgisinin karşılığı.
Enerjinin uyumu, ruhun sakinliği ve huzur bulduğu birini sever. Zaman ile insanlarda birbirlerine benzer. Bu vakit alan bir şey olsa dahi, sonuçta insan bilinç altında bazı şeyleri onaylamış ve düşünmüş oluyor. Fikirlerinin uyuşmasını önceden bilmediğimiz gibi sonradan ortaya çıkan şeyler tesadüf değildir. Enerji bizi yönlendiriyor doğru insana 💫
İnsan kendisine benzeyeni değil de kendisine benzemediği hâlde kendini yargılamayacak olanı sever. Bazen zıt düşülen konular olunca onun sınırlarına saygı duyanı, kırmamaya ve incitmemeye özen göstereni sever. Kendine benzemeyen taraflarını bile sevebilecek kadar güzel kalpli olanı, benzemeye çalışanı, benzedikçe de gurur duyanı sever.
Kişilik & Karakter konusunda 10,9b cevap paylaştı.
Bir yönüyle evet, insan genellikle kendisine benzeyeni sever. Çünkü benzerlik güven ve tanıdıklık hissi yaratır. Benzer düşünceler, değerler, mizah anlayışı, yaşam tarzı… bunlar iki insanın birbirini anlamasını kolaylaştırır. “Beni anlıyor” dediğimizde genelde karşımızdaki bize benzediği için o duyguyu yaşarız. Bu da sevginin temelini güçlendirir.
Ama diğer yönüyle, bazen farklılıklar da çekicidir. Çünkü farklı biri bize yeni bir dünya gösterir, merak uyandırır, gelişmemizi sağlar. Ancak bu farklılık dengelidir — çok uçurum olduğunda, o fark zamanla anlaşmazlığa dönüşebilir.
İnsan kendisine benzeyeni sever mi bilemem ama çoğunlukla ruhu tamamlayanı sever diyebilirim. 💛 Biraz benzerlik, biraz farklılık; işte o dengede bir çekim başlar. Hem duvar gibi bir duruşun olması, hem içinde sıcacık kanallar taşıman da bu dengeye güzel bir örnek olmuş. 😊 Sanırım, insanlık kendini anlamaya çalışan diğer ruhları arıyor.