Bazen biriyle konuşur, vedalaşırsın. “Görüşürüz” dersin ya da sadece gülümsersin ve gidersin. Ama bilmezsin. O an, belki de o kişiyle son kez karşılaştığın andır. Hayat, böyle şeyleri önceden haber vermez. Ne bir uyarı, ne bir işaret. Sadece olur. Sessizce. Çoğu zaman o anın değerini anlamayız. Çünkü devamı var sanırız. Daha çok zamanımız olduğunu, sonra hallederiz, sonra ararız, sonra söyleriz diye erteleriz. Ama bazen “sonra” gelmez. Ve biz, o anın kıymetini hep sonradan fark ederiz. Anı yaşamak deriz ya hep. Evet, ama sadece anlık yaşamak bazen yetmez. Öylesine yaşar gibi değil, gerçekten hissederek yaşamak gerekir. Birine “dikkat et kendine” derken, gerçekten bunu dilemek. Sarıldığında içten sarılmak. Konuşurken gözlerine bakmak. Çünkü son konuşma olabilir. Son bakış, son selam. Hiçbir vedanın “son” olduğunu bilmeyiz. Ama belki de bu belirsizlik, hayatı değerli kılar. O yüzden ertelememek lazım bazı şeyleri. Sevdiğini söylemek için, özür dilemek için, teşekkür etmek için… Bugünü beklemek yeterli. Çünkü farkında olmadan veda ettiğin biri, bir gün fark ettirmeden hayatından çıkar gider.
Bunu maalesef yaşadım, her zaman ki gibi klasik tartışmamız sandım, küseriz sonra barışırız yine sandım, ama son konuşmamız olduğundan haberim yokmuş meğer..
her şey bitmeden kıymetinin bilinmesini ve o anın sanki bir daha yaşanmayacakmış gibi yaşanmasıdır önemli olan. Bazı anılar vardır tekrarı olmaz, bazı anılar vardır tekrar olsa yaşarım diye sözü hiç unutulmaz. Mesela bir yeri seversin sırf orayı birlikte bir gezdik, birlikte vakit geçirdik diye aksamın o ıssız karanlığında uzaktan baksan bile mutlu olursun bu anı sevmenin bile huzuru olur. Mesela bir şarkıyı dinlersin onunla aynı kulaklıkla dinleyip mutlu olduğunu hatırlattığı için melankolik bir ruh hali içersinde olursun Mesela bir kıyafet giyersin belki onunla buluşurken giymişsindir bunun bile bir anısı vardır her şey anısına veda etmek bana göre zordur. Ben sadece üzüntülerimi anlık yaşarım bazen uzun sürer ama.. Sadece beni mutlu eden an'ları dün'lerime eklerim ☺️
Son vedam olacağını asla bilmiyordum, hissetmemiştim de. Çünkü aramızdaki bağ kopsa bile yine görüşür, yine bir şekilde vedami ederim diyordum; nereden bileyim ki, son vedamı edemeyeceğim kadar beni kıracak, ummadığım bir şey yapacak.
Vedalar hep acıtır, ama şunu biliyorum ki birine edemediğin veda daha da çok acıtıyor.
Hayatın geçiciliği hepimizi derin düşüncelere sürüklüyor, değil mi? Anı yaşamak, sevdiklerine sarılmak ve değerini göstermek gerçekten çok önemli. Ama itiraf etmeliyim, bazen bu telaşta kaybolabiliyoruz. 😊 Hayatı ertelemeden, dolu dolu yaşamak gerek. "Sonra yaparım" dediğimiz şeyler bazen sonsuz bir beklemeye dönüşebiliyor. O yüzden evet, ânı hissetmeye çalışıyorum. Çünkü her an, bir "son" olabilir. ❤️
Çoğu zaman anı yaşamaya çalışıyorum ama bazen düşüncelerim dalıp gidiyor ve anı kaçırıyorum Anı anlık yaşamak pratikle olur nefesini tutup çevrene bakmak küçük ritüeller yapmak işe yarıyor veda anlarında içten bir sarılma bir teşekkür etmek belki sonsa da pişmanlığı hafifletir