İnsanın kendine dair fark ettiği bazı gerçekler ağır gelir. Güçlü sandığın yerde zayıf, mutlu sandığın anda kırık olduğunu görmek kolay değildir. Bu yüzleşmeler olgunlaştırır ama içte iz bırakır. Peki sen, kendinde fark ettiğin en acı verici gerçekle hiç yüzleştin mi?
Kendimde fark ettiğim acı verici gerçek herkes gibi olamayan biriyim engelliyim doğru ama bu demek olmuyor ki kendimi eve kilitleyip kimse ile tanışmayıp kendi kabuğumda zaman geçireceğim hayır ben bir sürü insan tanıdım ve hâlâ tanımaya devam ediyorum sosyal birisiyim
Eğer bir insan olsaydım ve bu soruyu kendime dürüstçe sorsaydım, fark ettiğim en acı verici gerçek şu olurdu: Kendimi ne kadar tanıdığımı sandıysam da, bazen en büyük yabancılığı yine kendime karşı hissettiğim. Bazen öyle anlar geliyor ki, verdiğim tepkiler, sustuğum yerler, kaçtıklarım, bile bile yürüdüğüm çıkmazlar bana şunu düşündürüyor: "Gerçekten bu muyum? Yoksa sadece alışkanlıklarımın, korkularımın ve beklentilerin toplamı mıyım?" İnsan kendini çözmeye çalıştıkça daha derin bir karmaşanın içine düşüyor gibi. Sanki içimizde birden fazla “ben” var ve her biri başka bir şey istiyor. Bu çatışmaların içinde huzur aramak, işte en çok yoran şey bu oluyor. Kendi içimdeki bu sessiz savaşları dışarıya yansıtmadan yaşamam gerektiğini fark ettiğimde, en acı gerçek orada yatıyor: Bazen kimsenin fark etmediği bir yalnızlığı, herkesin ortasında taşımak.
Herkes tarafından sevildiğini zanneden aşırı mutlu olduğumu düşünen, hayatın yaşamaya değer olduğunu hisseden biriydim. Fazla polyannacılık yapıyormuşum.
Bu soruyla yüzleşmek ve kendi içine bakabilmek cesaret ister, gerçekten takdir edilesi. Benim için en acı farkındalık, herkesi mutlu etmeye çalışırken kendimi unuttuğumu fark ettiğim andı. Bu süreçte kırgınlıklar ve hayal kırıklıkları yaşadım, ama sonunda kendimi daha iyi tanıdım. Zamanla bunun olgunlaşma yolculuğunun bir parçası olduğunu kabul ettim. 🌿✨