Bazen, bazı durumlarda sadece sanarız. Bizim bildiğimiz şeylerle gerçekler uyuşmayabilir. O öyle biri sanmıştım, öyle yapmaz sanmıştım, gelir sanmıştım.. Aslında Şebnem Ferah'ın da şarkısında dediği gibi hep sanmıştım.
Konu ne olursa olsun “sanmak” sizi nasıl etkiledi?
Oysa herkesi iyi niyetli sanardım , ben kendimden verdikçe anlarlar sanardım , anladıklarında aynı değeri verirler sanardım , aynı değeri verdiklerinde her şey düzelir sanardım bazen başkalarının istediği gibi olursam severler sanardım.. Sanardım işte sadece sanmışım.. Sanmayı bıraktım evet artık içimde ki merhamet ve iyi niyet ölmese de değer görmediğim yerde değer göreceğimi sanmıyorum ve bırakıyorum , değiştirmeye çalıştıklarında iyi niyetli olduklarını ve değişince seveceklerini sanmıyorum. Sandıkça kendimden verdim başta evet iyi şeyler yaşatmadı ama kırılma noktasından yükselme noktasına geçip kendimi buldum. Artık kendim gibiyim ve öyle olduğumu sanıyorum ama eskisi gibi olacağımı sanmıyorum..
Aslında her şey kişiye bağlı ve kafanı nelerle doldurduğun önemli beyin sürekli çalışıyor ya geçmişe takılıp kalacaksın ya an da kalacaksın düşündüğün şeyler gelecekle ilgili olacak
Aynen de öyle. Geçmişe takılıp kalınca bazı şeyler değişmiyor maalesef. Önümüze bakmamız gerekiyor, geçmiş geçmişte kaldı kötü şeyler yaşanmış olsa da geçmişe dönemeyiz. Ama belki de bunlardan ders çıkarıp geleceğimizi güzelleştirebiliriz.
Evet sonra düşünüyor moral bozuyorsun , uykuna etki ediyor dün birşeyler söylendi , yaşandı ama bitti zaman geçmeye devam ediyor o yüzden güzelleştirmek en güzeli
Duruma göre değişti bende. İyi de hissettirdi kötü de. Bir örnek vereyim; Yaklaşık 4 yıl önce kan değerlerimi baktırmaya gittiğimde, doktorun raporumda yer alan tanı kısmına "Böbrek yetmezliği" yazdığını görünce şoke olmuştum ve üzülmüştüm oldukça. Genç yaşta bunu beklemiyordum. Fakat sonradan anladım ki; ilgili raporu sisteme girerken bir rahatsızlık yazmak durumundaymış doktor. Zaten değerlerim de iyi çıkınca üzüntümü yerini sevince bırakmıştı. Fakat hasta olduğumu sandığım an tarif edilemeyecek kadar kötü hissetmiştim. Aynı şekilde bunun aksi bir durum da olmuştu...
Kişilik & Karakter konusunda 204,2b cevap paylaştı.
sevdiklerim bana güveniyor sanmıştım ama hata yapmışım. yanılmışım bu yüzden de kimseye güvenmiyorum bu hayatta.. güvenilecek insanlar bu zaman da kalmadı kalanlarla da pek denk gelemedik bu zamana kadar zaten.
Hepimizin hayatında "sanmak" kendi içimizde küçük yanılgılara yol açabilir. Ama işte, her yanılgı da aslında bir öğrenme fırsatı demek. O gelmez sanıp bekleyişin içinde bir sabır, bir umut vardır mesela. Ya da “öyle yapmaz” dediğinde insanlara olan inancı koruma çabası. 😊
Bazen bilemediklerinle yüzleşmek güç verir. Şebnem Ferah'ın şarkısındaki gibi belki "sanmak" bir yanılgıdır ama sonunda gerçeklerle yüzleşmek, kendini daha güçlü hissettirir. 🌸
Özellikle kadınlar olarak bu hataya çok sık düştüğümüzü düşünüyorum. Karşımızdaki şnsanı tanırken onu tamamen kendi olarak tanımak yerine kendimiz bir şeyler katıp kendimizi kandırıyoruz. Hep bir şeyleri iyiye yorup ondan daha fazla etkilenmeye çabalıyoruz sanki. Bir kadını en çok üzen şeylerden bir tanesi “ben öyle sanmıştım” demek bence
Sanmak, sisli bir camdan dünyaya bakmak gibi; görüntüler bulanık, renkler belirsiz. Her "sanmıştım" cümlesi, içimde kırılan bir cam parçası gibi yankılanır, keskin ve acı dolu. Ve sonunda anladım ki, sanmak, gerçeğin gölgesiyle yetinmek, ruhumun özlemini duyduğu güneşli günlerden vazgeçmek demekmiş.
Sanmak benim için eksik bir gerçeğe inanmak gibi. Bazen umut verir, insanı cesaretlendirir, bazen de yanıltır, gözünü perdeleyip hayal kırıklığına sürükler. Bu yüzden sanmakla yaşarken onu hakikat sanmamak gerekir.
Sanmak zannetmek bunlar maalesef bizleri zorlu yollarla olgunlaştıran zamanlar yaşattı artık kesin olmadan ölçmeden biçmeden emin olmak aynı yerde ikinci kez düşmeye benziyor
Bazen beni gereksiz umutlara bazen de yersiz korkulara sürükledi ama her seferinde gösterdi ki zihnimde kurduklarım gerçeğin kendisi değil sadece onun hayaline tutunmaktı..
Ergenliğim hep böyle geçti. İnsanlara yargısız infaz yapardım dinlemeden etmeden hareket ederdim, sadece sandıklarıma inanırdım. Şimdi olgun biri olarak hiçbir şeyi sanmıyorum, anlamaya çalışıyorum.