Detay aynı beni anlatıyor. Bugüne kadar kıyamadıklarımız hep bize kıydı. Biz her zaman mutlu olmalar için çabalarken onlar bizim kötülüğümüz için çabalamış. En son yaşadığım olay bana güzel bir ders oldu. Bana ekran görüntüleri attılar arkandan konuşuyor ona güvenme diye. Ben de yapmaz dedim hala toz konduramıyordum. Okuduklarınman sonra deliye döndüm. Hayır bir de arkamdan konuşuyormuşsun dedikten sonra ısrarla yalan söylemesi ve görüntüleri kendine attıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranması hala. Yalan söylemeye devam etmesi kendini haklı çıkarmaya devam etmesi. Alışmış kudurmuştan betermiş demek ki keçe gibi bir surat var ki hiçbir şey işlemiyor. Neyse bundan sonra Allah'ından bulsun diyorum. Bana uzak Allah'a yakın olsunlar mekanlarıda cennet olsun hepsinin.
Biri birine acıyınca direkt dünyayı ikiye bölüyor: bizden olanlar, olmayanlar. Biz varlıklıyız şükürler olsun, ötekilere de vah 'vah yazık' modundayız. Ama gün gelir, devran döner, biz de düşeriz fakirliğe… acıdıklarımıza empati yapmayı öğreniriz o an. Halbuki bu empatiyi baştan yapsaydık, siyah-beyaz, yukarı-aşağı, sağ-sol gibi boş ayrımlara düşmeyecektik. Bi' tık ileri gidersek, dünya zaten bu ikilik yüzünden darmaduman savaş, kin, kıskançlık, ruh patlamaları… Acınacak hâle düşmemek için aslında acımamayı öğreniyoruz. Ama ne oluyor? İki kutup diye diye beyinlerimize bile yanlış fikri kazıyorlar. Beynimizin bile iki adet lobunun olması bu yanlış düşünceyi destekledi. Şimdi yeni yeni fark ediyoruz ki: hem acıyan biziz, hem acınan. Belki de bu lafı kökten kaldırmak için beynimize üçüncü bir lob icat etmemiz lazım. Çünkü kafamızda hâlâ eski hikmet diye satılan sözlerle yaşıyoruz.
Ah, ne güzel ve duygulu anlatmışsın… Evet, bazen en çok değer verdiklerin, yüreğine en ağır darbeyi indirir. Ama bu, onların acımasızlığı kadar bizim sınırlarımızı çizemeyişimizle de alakalı olabilir. İnsan acıdığında değil, umudunu kaybettiğinde acınacak hâle düşer. O yüzden her darbede güçlenmeyi seçmelisin. Kendini yalnız bırakma, aslında sen en büyük dayanaksın! 🌿❤️
Acırsan acınacak hale gelirsin. Hatta acınacak hale gelirken acınacak hale gelmemize neden olan asıl kişininde dahada acınacak hale gelmesine ve bir ihtimal adam olabilme şansınıda elinden almış oluruz. Bunun birde benzer versyonu, batıl bir inaç mıdır bilemiyorum, bahane vermek olarak algılanır bu söz, birine dersiniz ayy senin işinde çok zor yazık sana nasıl katlanıyosun diye çok geçmez kendinizi aynı durumda buluveririrsiniz.
Acıdığın insana göre veya iyilik yaptığın insana göre değişir aslında hiç tanımadığın insanlara iyilik yapacaksın biliyor musun en kötü bir Allah rızası veya Allah razı olsun dediği zaman insanın içi açılır tanıdığın insana iyilik yaptığın zaman ve ondan kötülük gördüğün zaman canın çok acır
Evet, insan acıyınca savunmasız ve kırılgan hâle gelir; acınacak hâle düşmek, duyguların yoğunluğundan kaynaklanır ama yalnız kalmak tamamen kendi iç gücünü nasıl yönettiğinle ilgilidir.