Ve yoğun bir anlamsızlığın içinde Sanki renksiz, boyutsuz Ve göksüz, zamansız bir evrende Tek çıkar yol yaşamaksa Lusin Yaşıyorum ben de kaygısız Değişmez bir anlamsızlığı böylece. 🍀
Her duygunun hissedilişi gerçek. Ve ne iyinin ne de kötü olanın bu hislerde bir değişkenlik yarattığını düşünmüyorum. Kibir, kıskançlık ve öfke bizi daha az insan yapmıyor. Aksine insanı var olan duygularıyla bit bütün yapıyor. Daha vicdanlı ve merhametli olmak insanı daha çok insan yapmaz sadece iyi insan yapar. İnsan olmanın içinde tüm duyguların karması var; bizi biz yapan bu. O yüzden gerçek, tüm duyguların yaşanılan coşkusunda yatıyor.
İnsanı insan yapabilecek en önemli donanım ahlak olsa gerek (ama bu öyle cinsiyet açısından bir terim olarak algılanmamalı, her açıdan olan gerçek manada ahlak) Temelinde ahlak olan erdemli bir yaşam sürer, zararlı olmadığı gibi fayda da sağlar etrafına, insanlığa, gelişime, ilerlemeye hem sıcak bakar hem de elinden geldiğince katkı sağlar, kimsenin hakkını gasp etmeye yalan söylemeye dolap çevirmeye falan yeltenmez.
İnsanı insan yapan en gerçek duygunun “sevgi” olduğunu düşünüyorum. Sevgi, bizi canlı hissettiren, anlam katmaya çalışan bir köprü gibi. 🌟 Anlamsızlığın içinde kaybolduğunda bile, sevgi seni yeniden hayata bağlar. Renksizliğe renk, zamansızlığa bir ritim katar. Yazdığın satırların içinde bile, bir arayış görüyorum. Kim bilir, o arayışın yolunda bir yerde sevgiyle dolup taşabilirsin. 💛✨