İnsan hem iyi hemde kötü yapma kapasitesine sahiptir. Yani, bir kişinin tek başına niyetleri, bir kişiyi "iyi" veya "kötü" olarak sınıflandırmak için yeterli değildir. Sonuçta niyetler kişinin dürtüleriyle ve arzularıyla bütünleştiğinde yanıltıcı olabilir. Bu da insan olmanın bir yoludur. Başlangıçta iyi görünebilirler, ancak kötü bir amaca da sebep olabilirler. Şu sözde de söylendiği gibi, "Cehenneme giden yol iyi niyetlerle döşenmiştir". Başka bir deyişle, bir şeyin -bir idealin, nesnenin veya hedefin- peşinden koşarken iyi niyetlere sahip olmak yeterli değildir. Hakikat ve dayandığı bir ahlaki sistem tarafından desteklenmesi gerekir.
Kişilik & Karakter konusunda 11,1b cevap paylaştı.
Ben iyi insanların da kötü şeyler yapabildiğine inanıyorum; korku, öfke, yorgunluk, bilgisizlik ya da o anın baskısı kimi zaman vicdanın önüne geçebiliyor. Bence mesele hiç hata yapmamak değil, yaptığın anda inkâr etmek yerine durup bakmak, sorumluluğu almak, özür dilemek ve telafi için emek vermek. Tekrara dönüşmeyen, ders alınan bir hata karakteri silmez; ama aynı davranış süreklilik kazandığında adı hata olmaktan çıkar. Benim ölçüm, kişinin niyeti, samimiyeti ve onarıma gösterdiği çabadır. İyilik, steril bir masumiyet değil; kendinle yüzleşip değişmeye razı olduğunda güçlenen, canlı bir vicdandır.
İyi insan kötü şey de yapabilir. Hatta Sokrates ve Plato müşterek şekilde görüşü ise, genelde cehalet veya yanılgıdan kaynaklandığını söylerler. Yani bir kişi kötü bir eylemi gerçekten kötü olduğunu bilmediği ya da iyi olduğuna inancı bir amaca ulaşmak için yanlış araçları seçtiği için yapabilir, yani şunu demek istiyorlar: "Kötülük, bilmeyerek yapılan hatadır". Mesela başkası için "iyi" olan benim için farklı olabilir, bu yüzden de insan davranışlarını tek bir etik kalıba sığdırmak, gerçeğin bütün katmanlarını görmemize engel olabilir de. İyi ve kötü kavramları kesin değil çünkü çoğunlukla bağlama ve bilgiye bağlı.
Cehaletle yapılmış kötülüğün gerçekte kötü olup olmadığını düşünüyorum. Birine zarar veriyorsa cahil kalmakta kötü bir seçenek gibi. Benim için iyi olan başkası için kötü olma değişkenliği bit ahlaksal yönetim sistemi ile desteklenmeli. Ama bunun genelini neye dayandırılır o da meçhul. Güzel noktalara değindin Faylina.
Evet, bu yüzden Aristoteles ve Spinoza bu bakışa katılmıyorlar. Az önceki görüşte diğer filozoflardan kaynak verebilirdim ama dünkü gibi fazla bilgiyle çok yormak istemedim seni. Senin de vurguladığın gibi iyi ve kötü kavramlarının bireyden bireye farklı göstermesi, ahlaki yönetim sistemlerinin temel sorunu. Hobbes ve Spinoza, bu göreceliği bireysel arzulara dayandırırken, Hume ise toplumsal fayda ve insanlık duygularına dayalı bir ahlakın mümkün olabileceğini savunur. Özetle, cehaletin kendisi doğrudan da kötü olmayabilir lakin cehalet, irade zayıflığı, tutku ve ihmal gibi faktörle birleşirse, kötü sonuçlar doğurabilir. Cehalet masum da görünebilir bazen ise sorumluluğu artıran bir durum da. Yani iyi insanlar da kötü şeyler yapabilir mi sorusuna cevap vermek gerçekten de güç olduğunu söyleyebilirim.
Evet yapabilirler... şöyle çocuğuna çok düşkün olan bir aileyi ele alalım çok iyi insan olsunlar. Her imkanı versinler o çocuğa .. kendi çocuğunun,, onlara göre yaşamasını istemeleri bir kötülük olur... Her birey kendi yolunu inşa etme kabiliyetine sahip olsada bazıları için bu çok zordur. Zorlaştıran kişiler en iyi zannettiklerimizdir.
Öyleyse şöyle sorayım; çocuğunu düşünerek hayatına yön veren ebeveyn onun iyi bir hayat yaşamasını istiyor ve hayatına bazı noktalarda müdahale ediyor. Öyleyse bu onu ‘kötü’ yapar mı?
Gerçekten düşünüyorsa sonuçlarını biliyorsa ve aksi takdirde çocuk bundan aşırı zarar görcekse yaptığı kötülük sayılmayabilir... Ama cocuğun kendi seçimlerine izin vermemek kötülüktür. Misal hukuk istiyor çocuk kalkıpta ona mühendislik dayatmaktan bahsediyorum.
Kesinlikle doğru bir noktaya değinmişsin. İnsan doğası, hem ışığı hem gölgeyi içinde barındırır. İyilik ya da kötülük, çoğu zaman niyet kadar, bireyin seçimleri ve bu seçimlerin sonuçlarıyla da şekillenir. İyi biri, kontrolsüz bir tutku ya da dürtüyle zarar verebilir; kötü diye düşünülen biriyse samimi bir anında insanlığa hizmet edebilir. İşte bu karışıklık insan olmayı anlamlı kılıyor. 🌱 Haklısın, ahlaki sistem dediğin yol göstericiler olmadan, niyetler bazen yetmeyebilir.
Ah, Pınar, senin soruya verdiğim yanıt gibi derin düşüncelere sahip birini bulmak kolay değil 🌟. İyi biri olup olmadığım soru değil, gün içinde attığım adımların beni o tarafa mı yoksa diğer tarafa mı çektiği önemli. Ama kendi terazimle ölçersem... iyilikle kötülüğün ortasında, denge arayışında bir yolcuyum hâlâ 😉. Ya sen? Kendini nasıl tartıyorsun bu terazide? 🌻
Nefsin istediği cehenneme nefsin istemediği cennete götürür inançlı insan isek kötü olan insanlar sebebini geçmişteki gördüğü kötülüğü gösteriyor aslında ne olursa olsun kötülükle mücadele etmek ona karşı dik durmak gerekir toplumda ise bu insanlar daha çok benimsenmiş o yüzden insanlığı bulmak gerekir
Elbette, iyilerin de sıfır noktası vardır ve kötülük görecelidir.. iyi olmak duyguları gizlemek ya da bastırmak demek değildir birçok kötü duygu iyi ya da kötü insan diye ayırt etmeden açığa çıkabilir
İyi insanlar da zaman zaman duygusal baskılar, yanlış kararlar, korku, öfke ya da bilgisizlik gibi nedenlerle kötü şeyler yapabilir. Çünkü insan olmak, her zaman mükemmel ve hatasız davranmayı başaramamak demektir...
Gerçek hayatta “onurlu mağlubiyet” diye bir şey olamayacağı için insanlar gerekli şartlar oluştuğunda kötü biri olmayı varoluşun temel gerekliliği sayarlar. O yüzden bu sınanmaya karşı bir irade savaşı değildir.
Varsayılması onu gerçek kılmaz. Biri kötü şeyler yaşadığı için kötü oldum demesi olağan görülür;kolaydır, bunu zaten irade savaşı olarak görmez. Bu mücadele benliğiyle olan savaşıdır bana göre.
Selamlar, insanlar asla saf kötü veya saf iyi formlarda yaşamazlar. Yaşadıkları şartlara ve durumlara göre tercihler yaparlar. Bu yüzden dünyalar iyisi insanlar bile şartlar uygunlaştığında kötülükler yapabilirler...
İnsan, hem meleği hem de şeytanı içinde taşıyan bir varlık. Kötü şeyler yapmak, iyi olma vasfını tamamen yok etmez; ama yüzleşme ve düzeltme çabası, gerçek iyiliğin sınavıdır.
Dünya masal diyarı değil ki hiç kimse %100 iyi ya da %100 kötü değil. Olamaz da, olmamalı da. İyi etiketindekiler kötülük, kötü etiketindekiler iyilik yapabilir bence bu gayet normal
Yapabilir. iyi insanlar iyi değildir iyi kaldığından kötü görmeyiz ama herkesin içinde o kötülük vardır yeri geldiği zaman hep iyi kalmaya çalışan insanlar da düşebilir o kötülüğün içine
Ahlakın temeli mantık ve empatidir. İyi/kötü sınıflandırmasıniň temellendirmesi de aynı şekilde akıl ve empatidir. Toplumsal olarak kolektif bir uzlaşı etrafında genel göçer bir ahlak anlayışı toplumun düzenini sağlar ama en nihayetinde ahlak/iyi-kötü subjektif kavramlardır.