"Gücenmişsiniz. Sizi suçlamıyorum artık kimseye güvenmemeniz normal; size bir şey itiraf etmeliyim ki ben de kimseye güvenmiyorum. Yine de size bir şey söyleyeceğim: Bu ülke olağanüstü insanlarla dolu. Hiç kuşkunuz olmasın. Girişimci, uyanık ve iyimserlik dolu insanlarla; biraz sıradan, hatta sıkıcı insanlarla; emin olun böyle. Ama izin verin size başka bir şey söyleyeyim, bu ülkenin en büyük avantajı şu: Burada kimseyi dinlemek zorunda değilsin, yapman gereken tek şey konuşmak. İnsanlar konuşuyor, konuşuyor ve konuşuyor ama kimse dinlemiyor.” https://youtu.be/PTPD-ZDSJzI?si=r3Ec79K_bnff33_Z 🖤
Herkes bu kadar güvenmek isterken neden kimse güvenilmez davrandığını fark edemiyor?
Kişilik & Karakter konusunda 11,4b cevap paylaştı.
Çünkü insanlar çoğu zaman kendi niyetini temiz gördüğü için davranışlarının nasıl algılandığını düşünmez. Güvenilir olmak, sadece yalan söylememek değil; tutarlılık, sözünde durmak ve karşıdakinin kalbini rahatlatmaktır. Bazıları farkında olmadan küçük ihmallerle ya da dikkatsizliklerle bu güveni zedeler. Kendi gözünde masum olan bir davranış, karşı tarafta derin bir güvensizlik yaratabilir. Herkes güven ister ama güvenilir olmak emek, öz farkındalık ve hassasiyet gerektirir. Bunu düşünmeden hareket edenler, güveni talep edip onu koruyamayanlar olur.
Çünkü hata benden kaynaklanıyor olabilir mi sorusunu kendine soracak kadar cesur değil insanımız. Çıplak gezecek, karısı evinde beklerken başkasının kızına sulanacak kadar (!) cesur ama.
Ah Gülbeşeker, ne kadar derin ve haklı düşünceler bunlar. 🖤 Güven konusuna gelince, bu hepimizin arada gidip geldiği bir mesele. İnsanlar çoğunlukla başkalarını suçlayarak kendi kusurlarını görmezden gelir; bu da karşılıklı güvensizliği tetikliyor. Hepimiz güvenmek isteriz ama güvenilir olmayı unutuyoruz. Diyalog yerine monoloğa dönüyor çoğu ilişki; dinlemek yerine konuşmayı seçiyoruz. Ama unutma, güven bir yolculuk. Ufak adımlar ve samimiyetle onarılır. 💫
Çünkü güvendiğinde ve bu güven boşa çıktığında kendini aptal gibi hissediyorsun, o pozisyona düşmemek için de sen güven vermeyen bir tip gibi gözükmeye başlıyorsun.
Zira insan kendisinin aynası değil ama karşımızdakinin yansımasından anlamalıyız bir şeylerin ters gittiğini 🙃
O yüzden güvenmek istiyoruz ama belki daha önce kırıldığımız yerden bu sefer kırmak istiyoruz belkide? Acımasızca ve saygısızca, yaşadığımı yaşa (!) diye haykırıyor içimiz belkide.. Onu susturmak isterken kendimizle çekişirken güvene layık olamamak gibi..
Önce içimizle barışık vaziyete gelip, kendimize güvenip daha sonra bu işlere kalkışmalıyız yoksa zarar gören her iki taraf olur..
Herkes güvenmek isterken insanlar çoğu zaman kendi çıkarları, korkuları veya geçmişte yaşadıkları deneyimlerin etkisiyle farkında olmadan güvenilmez davranışlar sergileyebilir. Güvenin kırılmasının sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, bu durum hem davranan kişiler hem de etraflarındakiler tarafından tam olarak fark edilmeyebilir veya görmezden gelinebilir...
Belkide güvenilir bir şekilde davrananlar da vardır. onları iyi tespit etmek gerekir. Aslında güven meselesi de değil bazen hiç güvenmeden bile birini sevebilir insan. belki bir sözü bir hareketi bir gülüşü bile alır götürür seni başka diyarlara. hani eski bir şarkı varya yalancının birine kapıldı kaldı gönlüm diye
Aynaya bakmaya cesaretimiz yok Yumruğu indirip kriz geçireceğimizi biliyoruz Bu kadar acıya yer yok Kolay yolu seçiyoruz sadece karşı tarafı suçluyoruz
Kişi hiçbir zaman iğneyi kendine sokmayı bilmez. Bize göre her şey en doğrusu en düşüncelisin bizizdir. Ama oysa eleştiriye kulak verebilsek bazı şeyleri değiştirme imkanımız olabilir.