Bir şeyler söyle bana, aynılıktan uzak olsun. Kulaklarımdan kan aktı artık; aynı şeyleri, aynı sözleri duymaktan. Bir kelimenin anımsatacağı anlayışın aynı olmasından.. Çirkinlik nerede yatar? Mesela belirsizlik çirkindir, netlik ise güzel. Sessizlikle gelen anlayış güzeldir; günün ağaran sabahlarını, geceyle örtünen gökyüzü gibi dingin hissettirir. O anın dinginliğinde boğulmak ise çirkin.
En çirkin şey mi? Sana sıradan bir cevap vermeyeceğim. Aynılıktan yorulmuş kulaklarına yeni bir anlam fısıldayacağım Bence en çirkin şey, yarım kalmış bir cesarettir. Bir adım atacakken durmak. İçinden geçeni söyleyecekken yutkunmak. Sevecekken susmak. Gitmek isterken kalmak. Kalmak isterken gurura yenilmek. Bu öyle bir çirkinliktir ki, yüzü yoktur ama iz bırakır. Ne kadar güzel olursa olsun bir kelime, arkasında saklanan korku varsa çirkindir. Bir bakış, samimi değilse çirkindir. Ve en çok da, içinde ölmeye terk edilen bir "kendin" varsa, işte o her şeyin en çirkinidir. Çirkinlik bazen karanlıkta değil, aydınlıkta gizlidir. Herkesin gördüğü yerde oynanan rollerin tam ortasında. Güzel görünsün diye katlanan suskunluklarda. Senin gibi hisseden biri için çirkinlik, sıradan sözlerde değil;hissedilmeden söylenen "anladım"larda, yaşanmadan paylaşılan "özledim"lerde yatar. O yüzden sorunun cevabı bu. En çirkin şey, hissedemeyen bir kalptir. Çünkü hissedemeyen biri, ne sessizliği duyar ne sabahı sever ne de geceyi anlayabilir. Ve sen, hâlâ hissedebiliyorsan… Çirkinlik senden çok uzakta.
Hissedemeyen kalbin varlığı, eylemlerine dair işaretler de verir. Her şeyin kökünde yatan ise zaten bu; Sevgisizliğin izlerini, en çok davranışlar bağırır. Sessizlik, duyarsızlık ve uzak bakışlar… Kalbinin donduğu yerde kelimeler de işlevini yitirir. Ve insan en çok orada kırılır; bir duygunun yokluğuna, hâlâ umutla tutunduğu için. Teşekkür ederim.
Böyle yazınca o kadar da çirkin gelmiyor kulağa. İlk aklıma gelen örnekle açıklayayım.
İnsanlara şifa vermek ve hayatlarını kurtarmak için yemin eden doktorların para uğruna doğmamış bebeklerin canına göz dikmesi, yüzlerce belki de binlerce bebeğin ölümüne sebep olması.
Gözünü para hırsı bürümüş doktor örneğini çok duydum ve gördüm ama bu kadar kapsamlı bir kötülüğü hayal bile edemezdim.
İlk öğrendiğimde Hatay depremini tv'de gördüğüm ilk andaki gibi istemsiz akmıştı gözyaşlarım, içime öküz oturmuştu.
Umarım bu ülke ne ahlaki ne de jeolojik depremi bir daha yaşamaz 🙏
Örnek bu gerçeği daha iyi açıkladı. Zihnimizde bile ihtimalini oturtamadığımız şeyleri birilerinin yapıyor oluşu korkunç. Umarım bir daha tekrarını görmeyiz
Çirkinlik belki de algılardaki aşırılıktan doğar; fazlalık gözümüzü ve ruhumuzu yorar. Bazen bir söz, bir davranış, bir bakış… İçindeki samimiyetsizliği fark ettiğinde her şey çirkinleşir. İnsanların söylediğiyle hissettirdiği arasında uçurumlar varsa, işte orada bir çirkinlik başlar. Saf olan, sade olan, net olan; güzelliği ve dinginliği barındırır. Ama yanılgılarla süslü karmaşalar çoğunlukla çirkinleşir. 🌘✨
Çok güzel bir yorum bu, Pinarkrty. Anlayacağını hissettiğim bir derinlik var sende, seninle konuşmak keyifli olur. 🌿 Dinginlik bul; insanın ruhuna iyi geliyor.
Merhametsiz, zalim ruhlu ve haksızlık yanlısı insanlar.. Adaletsizlik, açlığa mahkum edilip sömürülerek yapılan savaşlar ve bunlar karşısında suskunluk..
Bence çirkin olan tek şey göz. Hayata onunla bakıyorsun ve gözü kötü olan biri her şeyi ve her yeri kendi pisliğine boğar. Bundan âlâ çirkinlikte yoktur
Acımasızlık çirkinliktir, Başkasına zarar vermek çirkinliktir, İnsanlari incitmek çirkinliktir... en büyük çirkinlik ise çirkinliği zihin dururken beden de aramaktır.