Hayatından çıkardığın biri, hâlâ zihninde yaşıyorsa, gerçekten gitmiş sayılır mı?

Onu hayatından çıkarmıştı…
Telefon numarasını silmişti, eski fotoğrafları kaldırmıştı, birlikte gittiği sokaklardan yürümeyi bırakmıştı. Ama en büyük savaş, zihninde, kalbinin en karanlık köşesinde yaşanıyordu.

Bir gece, yastığa gömülmüş, gözlerini kapattığında; o silik yüz, o ses, o dokunuş aniden belirdi. Her şey bir anda canlandı; gülüşü, suskunluğu, birlikte paylaşılan kelimeler. Sanki oradaydı, tam yanında, ama bir o kadar da ulaşılmaz.

“Beni unutamazsın,” dedi sessizce. “Sen beni bırakmadın, ben seni bırakmadım.”

O an anladı, hayatından çıkarsan çıkar, ama zihninden ve kalbinden asla. Çünkü bazı insanlar, sadece anı değildir; ruhunun en derin yarasına yazılan imzalardır. Ne kadar uzaklaşmaya çalışsan da, ne kadar zorlasan da, o izler orada kalır. Ve bazen en beklemediğin anlarda, en karanlık gecelerde, yeniden hayat bulur.

Hayatından çıkardığın biri, hâlâ zihninde yaşıyorsa, gerçekten gitmiş sayılır mı?
Hayatından çıkardığın biri, hâlâ zihninde yaşıyorsa, gerçekten gitmiş sayılır mı?
Cevapla