İntikamını görkemli bir şekilde alanlardan mı, yoksa Tanrıya bırakanlardan mısın?

Zaman… bazen en acımasız cellat, bazen de en adil hâkimdir. Beklemek, sabretmek, dişini sıkmak… Tüm bunlar, içten içe yanan bir ateşin külle maskelenmesidir. Ama o ateş, sönmez. Soğur sadece. Ve bazı sofralar vardır ki, öncesinde gözyaşı, içinde sabır, sonunda ise sessiz bir intikam saklar.

O, canını yakanlara karşı bağırmadı. Ne bir haykırış duyuldu dudaklarından, ne de intikam sözü döküldü gözlerinden. Ama içi… işte içi sessizce haykırıyordu. Her gecenin sonunda yastığa baş koyarken değil, sabah gözlerini açtığında hatırlıyordu ihaneti. Bir zamanlar "yakınım" dediği ellerin ne kadar da uzaklaşabildiğini.

İntikamını görkemli bir şekilde alanlardan mı, yoksa Tanrıya bırakanlardan mısın?
Güncellemeler
10 ay
Kültür sanat ne alaka be kardeşim
İntikamını görkemli bir şekilde alanlardan mı, yoksa Tanrıya bırakanlardan mısın?
Cevapla