Herkes yaz gelsin diye çıldırıyor. Plajlar, bikiniler, güneş kremleri, "yaz aşkı" romantizmi falan... Peki ben? Ben terden sırtımda göl oluştuğu anda yazdan nefret etmeye başlıyorum.
Sabah kalkıyorum, pencereyi açıyorum, sıcak hava suratımı tokatlıyor. Duşa giriyorum, çıkıyorum, yine terliyorum. Bu nasıl bir döngü? Klimam yok çünkü faturalar ağlıyor, vantilatör desen sadece sıcak havayı çevirip suratımda “hadi öl artık” diyor.
İnsanlar dışarı çıkmak istiyor. Nereye gidiyorsun abla 40 derece ya? Otobüs desen saunadan farkı yok. Herkesin koltuk altı burnumda yaşıyor artık. Hele o “hadi tatile gidelim” baskısı yok mu? Cebimdeki son 200 lirayla nereye gidiyoruz canım kardeşim, Mars’a mı?
Sivrisinekler... Yani yazın bana özel hazırladığı minik canavarlar. Uyuyamıyorum çünkü vücut sıvımın %30’unu içmeye ant içmişler. Onlar tok, ben uykusuz.
Kış gelsin, battaniyeye sarılıp hayata küsmek istiyorum. Yaz bana göre değil. Terden parlak suratlı fotoğraflarla dolu Instagram hikâyeleri görüp kendimden soğuyorum.
Özetle: Yazı sevenler bir tarafa, ben diğer tarafa. Terle barışamam, sıcakta romantizm yaşayamam. Bana kar, kış, yağmur verin; yazı da alın götürün, nereye götürüyorsanız!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer