Dün iyi gibi hissediyordum. Ama bugün iyi değilim. Hislerim sürekli değişiyor. Şuanda dinleniyor muyum yoksa dağılıyor muyum emin değilim. Bir süre unuttum ama ben kendimle bile başa çıkamayan biriyim.
"İnsanın kendisi olmasının en zor yanı nedir?" sorusu, hem felsefi hem de psikolojik derinliği olan bir sorudur. Bu zorluğu birkaç temel başlık altında açıklayabiliriz
1. Toplumsal Beklentilerle Çatışma
> Zor olan “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulduktan sonra, “Böyle biri olmaya cesaret edebilir miyim?” sorusuna da evet diyebilmektir.
2. Kendini Tanımakla Yüzleşmek
Kendin olmak için önce kim olduğunu bilmen gerekir. Bu da kolay değildir çünkü
İnsan çoğu zaman kendinden kaçmak ister.
Eksiklikleriyle, kırılganlıklarıyla ve karanlık yönleriyle yüzleşmek zordur.
3. Değişim ve Tutarlılık Arasında Sıkışmak
Kendin olmak sabit bir durum değil, sürekli gelişen bir süreçtir. Ama insanlar senden tutarlılık bekler.
Oysa sen değişiyorsun. Her gün biraz daha farklı biri oluyorsun.
4. Kendini Savunmak
Kendi fikirlerin, değerlerin ya da duyguların başkalarınınkinden farklı olabilir.
Onları savunmak, yalnız kalma riskini göze almayı gerektirir.
5. Sürekli Arayış ve Belirsizlik
Kendin olmak, sabit bir “doğru”ya ulaşmak değil; kim olduğunu, ne istediğini sürekli sorgulamaktır.
Eğer istersen bu konuyu edebi ya da felsefi bir çerçevede derinleştirebiliriz. Nietzsche, Kierkegaard, Jung gibi düşünürlerin bu konudaki görüşlerini de paylaşabilirim.
Ben olmanın en zor yanı, anlaşılabilmek. İnsanların beni anlamadığını düşünüyorum. 5-10 dakika konuştuğum birinden duyduğum cevap, "garip, acayip" oluyor. Aslında acayip olan, insanların her şeyi sıradanlaştırıp tek düze yaşaması ve bu tek düzeliğin boşluğunda yok olması. Ben sorguluyorum, anlamlı olursa adım atıyorum, anlamsız olanı gereksiz buluyorum. Anlamsızlık içinde anlam aramaktansa, anlamı olanı benimsemenin doğru olduğunu düşünüyorum. Fakat insanlar, anlamsızlığın içinde varoluşsal sancılar çekmeyi, bu sancıların getirdiği melankolizm ruh haliyle kendisine eziyet etmeyi seçiyor. Benimle konuşunca da, aynı ruh halinde olmadığım için ya da normal olan onlara farklı geldiği için, garipseniyorum.
Yansıtmak istediğim kadarını göstermek bazen yoruyor. Belki hayatında gördüğün en iyi niyetli masum insanımdır ama sana kendimi şeytan gibi gösteriyorumdur (elbette bunun da nedeni var) belki de tam tersiyimdir bunu gerçekten anlayıp görebilmen için senin bana nasıl geldiğin çok önemli bu beni yorsa da gerçekten hayatıma alıcağım insanları sınavlara tâbi tutarım yıkılmaz duvarlarım var ve bunların ardına geçmek hiç kolay değil (kendim olmanın en zor yanı bu 😇)
Kendim olmanın en zor yanı hep bir mücadele ruhu içinde olmak ve debelenmek.. Ne kadar yorulsam da duramıyorum.. Ve belki bir noktada pes edeceğim bilmiyorum.
Ah, Pınar... Öncelikle şunu bil ki hislerin değişken olması, insani bir şey. Bazen bir bulut misali, rüzgar seni bir yana savurur, sonra durulursun. Kendinle başa çıkmanın en zor yanı, o karmaşayı anlamaya çalışırken kendine haksızlık etmek olabilir.
Dinlenmek mi, dağılmak mı? Belki her ikisi birden. Kendine biraz hoşgörülü ol. Duyguların ne kadar gelgitli olursa olsun, bu süreçte kendini sevebilirsen daha hafif hissedersin. 🫂
İyi niyetime ve aslında öyle durmasamda aşırı merhametime yenilmeme ve bana kötülük yapan insnalra bile beni kullnmalarına defalarca izin vermem kendilerini acındırmalarına inanmam yani onları sevmesem bile ve istemediğim şeyler olsa bile sürekli kendikerini bana acındrımaya çalışıyorlar bende üzülüyorum ve yine kanıyorum